Benim derdim belki kaderimdendir. Gülüşündendir. Varda bir yok,yokta biri var.
Dedublüman - sen bilemezsin
Konuşmaz bazı sabahlar, uyumaz bazı geceler. En zıt sever birbirini. Ateş barutsun yanmaz. Söz tutulmazsa, geçmez. Gözlerimiz bir sözdü. Bir bakış bir yemindi. Benim kaderimde o da vardı. Ben barutsam o da ateşti. Ben olmazsam yanamazdı.
"Komutanım-"
"Tuğrul sağolsun bana etrafı gösteriyordu. Umarım bir sorun yoktur." Diyerek tuğrulun lafını böldükten sonra konuştum. Bir kıvılcım bir yangına dönüştü. Gözlerimiz bir yangında kül oldu . Gözleri gözlerimden kopmadan konuştu.
"Gerisini ben hallerim Tuğrul. Sen gidebilirsin."
"Emredersiniz komutanım."
Tuğrul yanımızdan uzaklaştı. Kafasıyla ileri göstererek yanımda yürümeye başladı.
" Benim bildiğim Tuğrul pek konuşmaz. Ama bilemediğimiz de varmış galiba, sizi güldürmeyi başardığına göre." Sesindeki iğneleyici tavır gözle görülür şekilde belirgindi.
" Pekte tanımamışsınız o zaman. Tuğrul gayette konuşuyor. Demek ki konuşmak istediği siz değilmişsiniz." Bana baktığını hissediyordum. Ama önüme bakmaya devam ettim.
" Kimmiş peki konuşmak istediği kişi? " Ters bir ifade ile sormuştu. Sinirlenmişti,sanki. Yüzüne baktığımda herhangi bir ifade yoktu. Dümdüz önüne bakıyordu. Yavaş yavaş koridorda yürüyorduk. Yan yana sakince. Omuzlarının biraz aşağısında, kalbinin hizasındaydım.
" İnsan onu iyi dinleyenle değil, anlayanla konuşmak ister. Herkes dinleyebilir ama herkes anlamaz. Bu yüzden anlamayan biri dinlerse anlatmanın önemi kalmaz. İnsan baktığında görmeli. Bakmak sadece eylemdir. Görmek ise rühendir. İnsan sustuğun da dinlenmeli. Sessizliğinde fark edilmeli. Gözleriyle anlatmalı. Bazen yanlış sandıklarımız, bizi anlayanın doğruları olur. Sessizliğim, yüreğimin bir çığlığı olur. Hayat konuşur anılar susar. Yaşanmışlıklar kalır geriye. Bakan bilmez gören anlar her şeyi. Bir vazgeçişi bir son oluşu. Yaşam sandıklarımız bizi öldürür. Nefes olanlar bizi söndürür. Hayat kısadır geriye kalan bir kara toprak olur. Bu yüzden anlayanın sözleri yoktur, anlatmanın dili." Kelimeler bana yetmedi. Onunda gözleri. Durdum. Yemekhanenin önüne gelmiştik. Poyraz yüzbaşıyla buluştu, gözlerim. Sustum, sustu. Gözlerim gözlerinde mühürlü kaldı.
" Anlıyorum." Dedi. Dinliyorum demedi.
"Anla" dedim.
" Görüyorum." Dedi. Bakıyorum demedi.
"Gör" dedim.
" Vazgeçemiyorum" dedi. Vazgeç demedim.
" Gerimde bıraktıklarımdan vazgeçtim." Dedim. İnsan yaşamının ne olduğunu bilmez, ölmeden. İnsan açlığın ne olduğunu bilmez aç kalmadan. İnsan vazgeçmeyi bilmez, kaybetmeden. Hayat benden çaldıklarını vermeden, ben vazgeçtim herkesten.
Hello gençler bugün hayatımın en güzel akşamı idi onun şerefine bu kıyak. Artık sık sık bölüm yazmıyorum yazamıyorum bu yüzden, zamn buldukça yazar atarım.
