İçeriğe geç

KARA AĞA (MARDİN SERİSİ 1-2)TAMAMLANDI

Bölüm 52 · 7 dk okuma

KARA AĞA (MARDİN SERİSİ 1-2)TAMAMLANDI

Bölüm 52

50.Bölüm

Selam canlarım nasılsınız inşallah iyisinizdir inşallah.

Yorum sınırı 1 bin yorum

Gelecek bölüm final,ve sizi son kez şaşırtıp final yapıyorum ama buna çok sevineceksiniz öyle mi şaşırtma olacak

Final BÖLÜMÜ oldugu için biraz konuları toplayacağım bu yüzden sınır dolmadan yetiştirmeye çalışacağım olurda sınır dolar bölüm daha bitmezse lütfen yeni bölüm gelsin sınır doldu gelsin demeyin çünkü kafam karışıyor 😂😂😂

Keyifli okumalar ♥️♥️♥️♥️

Bir ay geçmişti o kavgadan sonra gitmişti Kara..

Ah bu bir ay boyunca geçmiş ile yüzleşmem miydi canımı yakan şey yoksa Kara'nın yanımda olmaması mıydı?..

Akan yaşları sinirli bir halde sildim.

Elimdeki fircam ile sayısını unuttuğum tabloyu bitirmeye odaklandım.

"Kızım gece gündüz bu meredin başındasın..Bir iyi dinlen?"

Hacer ablanın arkamdan gelen sesiyle elindeki fırçayı kenara koydum. Şişmiş gözlerim ile ona baktım. Ağlamaktan sesim bile gitmişti artık.

"Geldi mi?.."

Hacer ablanın başını yere eğmesi ile bende tekrar fircam ile tuvalime döndüm.

"O gelmeden bu odadan çıkmakta, uyumakta, yemek yemekte bana haram abla.."

"Deme öyle şey deli kız, yedi gündür ağzına su dışında bir sey sokmuyorsun..Ben arttık bu durumunu Nizo Hanımıma bildirdim. Bizi dinlemiyorsun. O gelsin senin hakkından artık."

Hacer ablanın odadan çıkması ile elimdeki fırçayı kenara koydum. Biten tuvali alıp onuda diğerlerinin yanına koymak için ayağa kalktım. Birden hafif baş dönmem ile gözlerimi kapatıp sandalyeden tutundum.Gecen baş dönmem ile duvardan tutnarak diğer odaya gittim.

Elimdeki tuvali digerlerinin yanına bıraktım.

(Beyazın yaptığı tuval)

Gözlerimin kapanmasi ile sert zemine çakılışımı hissettim en son.

*****

Gözlerimi açtığımda hastane odasında olduğumu anladım.

Kafamı etrafa çevirdiğimde kapanan kapıyı gördüm.

Kimdi giden?

"Uyandın çok şükür kızım. "

Nizo Annenin sesi ile pencere tarafına döndüm. Elimi ellerinin arasına aldı.

"Güzel gelinim sen kendini niye böyle üzüyorsun."

"Anne geldi mi?..."

"Geldi, sen uyurken Alp doktorun yanında."

Bu sözler göğüs kafesimdeki kuşları hür kıldı sanki.

Derin bir nefes aldım, hemen yataktan kalkıp gitmek isterken Nizo anne beni durdurdu.

Beyaz önlüklü hemşire odaya girdi.

"Lütfen sizi dışarı alayım hastayı hazırlamamız gerek."

"Ne için?"

Annemin hemşireye soru sorması üzerine hemşire durup elindeki serumları masaya koydu ve anneme döndü.

"Alp doktor böyle dedi."

*********

Alp doktor karşımda masasına oturmuş hâlde bana baktı.

"Hazır mısın?"

Kafamı evet anlamında salladım. Bir ay içinde öğrendiğim şeyler yüzünden bu kararı vermek zorundaydım.

"Tehlikeli bili.."

"Daha fazla bu konuyu konuşmayalım malum gene unutabilirim..Üç senedir kısır döngü gibi bunu yapmıyor muyum zaten."

"Beyaz sen güçlü bir kadınsın sana güveniyoruz bunun üstesindende geleceksin."

Gözlerimi boşluğa çevirdim, kendime güvenim sıfırken benim çıktığım yol ya hep ya hiç kumarıydı.

1 Ay önce

Geçmişe Yolculuk

Sabah uyandığım zaman yatakta tek başıma uyumuştum. Yataktan rsneyerek kalktım. Banyoya gidip işlerimi hallettim, Üstümü giyerek aşağı indim.

Mutfaktan gelen sesler ile odaya yürüdüm

"Günaydın ?"

Hacer abla, Fatma abla, Vildan abla bana bakıp tebessüm ederek onlarda aynı şeyi bana söyledi.

Hazırlanan kahvaltı ile masaya oturdum.

"Kara nerde?"

Hacer ablanın sorusuna ağzıma attığım ekmeği bitirip cevapladım.

"Akşam gitti."

"Neden gitti?"

"Bilmiyorum."

Hacer bana şüpheli gözler ile baktı.

"Valla bir şey yapmadım ben."

**********

Bir hafta geçmişti ama hâlâ Kara eve gelmemişti. Yatakta iki göz iki çeşme elimde ki peçete ile arada akan burnumu sildim.

Bu böyle olmayacaktı.

Bir hafta bana bir sene gibi geldi, odaya çıkıyorum Kara yok..

Yemek yiyorum Kara yok..

Film izliyorum Kara yok..

Nefes alıyorum Kara yok..

Şu bir haftada öğrendiğim tek şey; Kara benim yanımda olan tek ailemmiş. O gitti ailem gitti ben kimsesiz kaldım sanki.

Aşağı inip konağın kapısını açtım.

Cenk hemen bana doğru geldi.

"Buyur Yenge?"

"Kara nerde?"

Durdu düşündü konuştu.

"Dün geldi ya yenge, bugün şirkette işi var ondan bugün gelmeyecek bekleme."

Ne! Ne demek geldi!

"Bana yalan söylemeyi kes! Kara bir haftadır evde yok!"

Cenk bu söylediklerime şaşırarak baktı.

"Yenge? Sen hatırlıyorsun!"

Cenk cebinden telefonu çıkarıp birini aradı.

"Sana bir şey söyleyeceğim inanmıyacaksın?"

"..."

"Beyaz yengem bir haftadır Kara Ağamın evde olmadığını biliyor ve gelmiş bana hesap soruyor."

Ne saçmalıyor bu Cenk?

******

"Nasılsın Beyaz?"

Karşımda bu soruyu bana yönelten adma baktım.

"Sen kimsin be! Sanane nasılsam nasılım!Ama çok merak ediyorsan söyleyim. Bok gibiyim anladın mı!Kara yok!Bir haftadır eve gelmiyor! Bana bu soruyu sorana kadar git Kara'yı bul eve getir."

"Ah çok güzel şimdide benimi unuttun?"

Göz yaşlarımı silerek Cenke baktım.

"Cenk bu mal kim ya, götür bunu burdan."

*******

Vildan abla sessiz sessiz bizimkilere bir şey söylerken ses etmeden yaklaşıp dinledim.

"Bence alt bodrumdaki ,Kara Ağamın koyduğu şeyleri Beyaza verelim."

"Ağam onları izletti kaç senedir bir faydası oldumu yok."

"Fatma abla doğru der onları kaç kere izletti Beyaz'a bir faydası yok, biz izletince mi faydası olacak sanmam."

"Hapların artık ona faydası olmaya başlıyor."

"Alp doktoru hatırlamadı dün, nasıl faydası oluyor Vildan, yarın bir gün bizide unutacak."

"Ama bakın şurayı kaçırıyorsunuz, Kara Ağamın bir haftadır eve gelmediğini biliyor ,bunu unutmuyor?"

"Vildan üç senedir yaşadıklarımızı düşününce umudum kalmadı kızım. Bu kız ailesini kaybına bile yas tutamadı. Ama Beyaz hatırlar mı yok."

"Ama abla siz şunu unutuyorsunuz bu hastalık öyle bir gecede girmedi Beyaz'ın hayatına ki şimdi

Bir gecede bu hastalığın hayatından gitmesini beklememiz yanlış bu Beyaza haksızlık olmaz mı?"

Neydi böylesine içimden kopup gidenler..

Sanki..

Sanki ciğerlerim soluduğum havayı almıyordu, sanki beyninde milyonlarca karınca harekete geçmişti, kulaklarım şimdi görevini yerine getirmiyordu..

Tekrar salondakiler gözükmeden odama çıkmaya çalıştım.

*******

Akşam olmuş herkes odasına çekilirken ben göz yaşlarım ile taş merdivenin basamağında oturmuş yere damlayan göz yaşlarıma bakıyordum.

Neyeydi akan gözyaşlarım?

Kara için mı,Vefat etmiş ailem için mı, yoksa şu zavallı halime mi?

Hepsi içindi bugünkü gözyaşlarım kaybetmişligin resmiydi.

Saatin iyice gece yarısını geçtiğinden emin olduktan sonra yerimden kalktım.

Bodrum kata doğru derin bir nefes alarak yürüdüm.

Gecenin sessizliği, yüreğimdeki sızı gözümden akan yaşlar ile kapının önüne geldim. Elimi kapının kulpuna götürüp, kapının kulpunu aşağı indirdim.

Karanlık odayı duvardaki lamba tuşuna basarak aydınlattım.

Küçük odada kitapliklara konmuş cd 'leri bulmayı hiç düşünmemiştim.

Kenarda duran çekmeceleri açtım.

Hepsinin üstüne bir not yazılmış hâlde buraya konulmuştu.

Yıllara göre ayrılmıştı.

En eski yıla ait olan çekmeceyi açtım, üstündeki notu okudum.

Beyazın Hastalığı ilk bugün öğrendik.

Cd yi hemen elime aldım, sırası üzerine olan Cd leri yanıma alarak odaya çıktım.

Nefeslenerek derin derin nefes aldım. Gözlerimi açıp kapatınca etrafıma baktım.Bakışlarımı elimdeki ağırlıklara çevirdim.

Bunlar neydi?

Elimde ne işi vardı?

Film mi izleyecektim acaba..

Esneyerek yatağa geçtim, kenarda duran bilgisayarı önüme çektim.

"Ah Beyaz Cd izlemek nedir ya kızım, internetten izlemek varken, Alalh bilir kaç yılına aaittir ismi ne ki filmin?"

Bir tarafdan bilgisayarı açarken diğer elim ile Cd yi elime aldım, gözlerim ile ismine baktım sesli bir şekilde cd'nin üstündeki ismi okudum.

"Beyazın Hastalığını İlk Bugün öğrendik."

Gözlerimi tekrar reklamlar çıkan bilgisayara baktım, reklamları kapatırken durup tekrar Cd 'ye baktım.

"Bir dakika, uykulu uykulu galiba yanlış okudum."

Tekrar Cd yi dikkatlice okudum.

"Beyazın Hastalığını İlk Bugün öğrendik..."

Kenarda yazan yıla baktım.

"2019 Eylül."

Ama ben Karayla zaten 2019 Haziran ayında evlenmiştim..

Üç ay sonra bana ne olmuştu?

Hemen elimdeki Cd'yi laptopun kenarındaki tuşa basarak cd yatağını çıkardım.

Cd yi hemen hızlı bir şekilde başlattım.

Kara kameranın önünde gözüktü. Konuşmaya başladı. Sesi biraz daha açtım tekrar başa sardırdım. Susup onu dinledim

"Bugün 2019 Eylül ayının son günleri..Beyaz böyle olması çok yanlış, ben onu sevmedim benden gider diye sevmedim..Hani bir söz var ya ;Kimi allahtan çok seversen diye Allah o kişiyi senden alır onun yokluğu ile seni terbiye edermiş diye ben bu yüzden sevmekten korktum. Yanımdaki herkes benden nefret etsin ama gitmesin yanımdan diye.. Ama şimdi o gitmek istiyor."

Elini burun kemerinin oraya koyarak güldü bu gülüş normal bir gülüş değildi.

"Belki bugün iki şey için şükretmek gerek. Birincisi zehirlenip ölmedi ve beyninin lobundaki kisti. Kötü huylu olan kisti öğrendik. Alp doktor bir şeylerin ters olduğumu anladı İstanbukdaki hocalarına Beyaz'ın dosyasını yollamış. Diyor ki zamanla her şeyi unutarak yaşayacak dedi..

Bu saçmalık.."

Kararan ekran ile kaşlarımı çattım. Cd bitmişti, ekrandan klasör açıldı 2019 ile ilgili her şey yazan klasör tıklatım.

Şimdiki Zaman

Alp doktor benden aldığı onay ile ayağa kalktı. Hemşireyi kafasıyla onayladı.

"Sevk işlemlerini başlatın."

Alp doktorun odadan çıkmadan ona seslendim.

"Kara nerde?"

"Bilmiyorum."

"Ama Nizo Annem senin yanında olduğunu söyledi?.."

Söylediklerime şaşırdı.

Gelmemişti..

Beni üzmemek için annem yalan söylemişti.

Kafamı yere eğip iç çektim.

Keşke en azından bir veda etseydim ona..

Bir kez sarsılsam, bir dokunsaydım ona..

Belki bir daha bunları yapamayacaktım...

Alp doktorun birden yere düşmedi ile kafamıyerden kaldırıp karşımdaki tabloya baktım

Kara beni fark etmeden içeri girdi,kapıyı tüm kuvveti ile ittiği için Alp doktor kapının arkasında iken yere serilmişti. Kara bağırmaya, tehditler savurmaya başladı.

"Seni buraya gömerim Alp! Sen bana sormadan Amerikada ki ameliyatı nasıl onaylar! Nasıl sevk işlemlerini başlatılsın !!"

"Ağam ameliyatı ben onaylamadım."

"Kim onayladı lan söyle! Git salak salak sevk işleri başlatan Hemşirelere söyle iptal etsinler.

Bir ayın sonunda onu gördüğüm için çok mutluydum ama eski halinden eser kalmamış hâli içinde üzgündüm.

Gene benden habersiz akan göz yaşlarımı silip Kara'ya seslendim.

"Kara.."

Bana bakıp tekrar Alp doktora döndü.

"Bak Alp.."

Tekrar kafasını bana çevirdi.

.

.

.

.

Bölüm sonu

32 yorum