Selam canlarım nasılsınız inşallah iyisinizdir.
Bölüm gecikti çünkü dün yeni bölümü yayınlamam ile yorum sınırının dolması bir oldu.
Ben şok ben iptal:D
Yani bir tarafdan çok sevindim kitabımı sevmeniz falan hani şımardım ama bölüm bugüne kaldı işte:C
Yorum sınırı 2 bin yorum
Artık finale 2 bölüm diye düşünüyorum son yorum sınırları yazın yapabildiğiniz kadar.
Keyifli okumalar
"Neler oluyor?"
"Beyaz sabır et kızım ya."
Sedyede otururuken Kara'nın hep aynı şeyleri söylemesini yüzümü astım. Alp doktor elindeki tüpler ile yanıma geldi.
"Ağam ben kan alayım, diğer tahlilleri hemşireler alır."
Kara ellerini cebine koyup bana bakarak konuştu.
"Tamam."
Alp doktor kolumundan kan alırken kolumdaki izlere şaşkın bir hâlde baktım.
"Buralar niye mor?"
"Bir hafta içinde çok sık kan aldık vücut tepki verdi."
Bunlar ne saçmalıyordu!
"Ben neden hatırlamıyorum, sabah sabah benimle mi eğleniyorsunuz!"
"Gene başlama Beyaz."
"Neye!?"
Allah'ım çıldıracağım sen yardım et.
"Tamam kanı aldım Ağam MR (emarın)
Yerini biliyorsunuz hemşirede yardım eder. "
Alp doktorun elindeki kanlar ile odadan çıkması ile Kara'ya baktım.
"Ne oluyor Kara burda, ben bir şey anlamıyorum?"
"Gel şunları halledelim sonra anlatacağım sana."
Ben bir elim kan alınan yere pamuk tutarken Kara'nın bana uzattığı elini tutup sedyeden indim.
Burda neler dönüyordu, aklımdaki cevapsız sorular ile hastane koridorunda beraber asansöre indik.
"Beyaz."
"Hıh?"
"Annen ne zaman geldi hatırlıyor musun?"
"Nizo Annem iki gü.."
"Hayır kendi annen."
"Amacın ne senin ,söyle canımı yakmak mı?"
Bir senedir görmediğim annemi neden soruyordu bana, terk edip gitmişlerdi işte.
"Hatırlamıyorsun değil mi gene.."
"Gene?.. Nedemek gene benim neyim var ?"
"Beyninin her şeyi kaydettiği hafıza bölümünde bir kis bu.."
"Ne demek kis?..Ne zamandır var bu kis?"
"İki sene oldu."
"Ne iki sene mi!?"
Bu şakasına güldüm. Elimi kenarda tutunma demirinden tutup elimi alnıma koydum.
"Biz seninle bir senedir evliyiz. Bu.."
"Hayır biz seninle iki senelik evliyiz hatta üçüncü senemize gireceğiz."
Asansörün açılan kapısı ile ona baktım gülümsemem yüzümde dondu.
"Biz şuan hangi yıldayız?"
"2021 1 nisan."
"Saçmalamayı kes lütfen, şaka da yapma ,dün akşam her şeyi anlatacağım dedin..Şimdi saçmalamaktan başka bir şey yapmıyorsun!"
Asansörden çıkıp kafamı ellerimin arasına aldım. Sonlara doğru ona bağırdım, hemşireler, doktorlar durup bize baktı.
"Elagili en son ne zaman gördün?"
İ..istanbula gitmedenn önce?"
Korkarak kurduğum cümle ile Kara'ya baktım.
İnsan emin olduğu bir şeyi söylerken korkar mıydı?
Ben bugün bu cümleyi kurarken korkmuştum.
*********
KARA'DAN...
Beyaza baktım artık bu soruları ona sormaktan da aynı şeyleri tekrar tekrar yaşamaktan da yorulmuştum..
İçimden ona kadar saydım.
"1,2,3,4,5,6,7,8,9,10"
Hâlâ benden cevap bekleyen bakışlarına şaşırdım.
Şimdiye kadar tekrar başa dönmesi gerekiyordu.
Telefonumu cebimden çıkarıp Alp doktoru aradım.
Çaldı tam açtığı sıra Beyaz kaşlarını çatarak etrafina baktı.
"Kara niye geldik biz buraya."
Telefondan gelen Alp dokturun sesine kulak verdim.
"Alo Ağam?"
"Tamam Alp önemli bir şey yok..Biran bir şey oldu sandım tamam sen şu işleri hallet."
"Tamam Ağam."
Telefonu kapattım ceketimin iç cebine attım.
"Hadi karı yürü."
Beyaz yanımda sesizce yürüyerek MR odasına doğru yürürdük.
********
"Baba, Allah aşkına yav beni yorma yav şu Mardindeki adamların, aşiretin yormadığı kadar sen yoruyorsun beni."
"Kézé Kéré (Eşşek sıpası) ben senin iyiliğin için diyorum."
"Hadi baba size hayırlı geceler."
Babamgilin yanından kalkıp giderken babam konuştu.
"Bak kardeşlerin çoluk çocuk sahibi oldu sen hâlâ. Yav beni konuşturma gece gece git tedavini ol kısır mısın her ne zıkkımsan elbet tedavisi vardır. Burda duyulur diye korkuyorsan git İstanbul'da baktır tedavine. Bak Meriç çocuğunu kucağına alacak şurda kaç ay kaldı. Aşiret büyüklerinin gözü sende."
Masada bakışları ellerinde oturmuş kalkmayan Beyaz'a omuzlarımın üstünden tersce baktım.
"Beyaz hadi kalk."
Asi, Beyazın koluna dokundu.
"Yenge abim seni çağırıyor."
Beyaz kafasını kaldırmadan sandalyeden kalktı.
"Afiyet olsun, İyi geceler."
*****
"Aç mısın?"
"Hayır aç değilim."
"Tamam o zaman yatalım. Bugün benim için yorucu bir gün oldu. "
"Eee işin zor Ağam her gün birini öldürmek insanı yorar."
"Hıhı evet karı."
Gene Allah bilir hangi zamana gitmişti hafızası.
Odaya girince ceketimi çıkarıp koltuğa attım.
Beyaz da giyinme odasına gitti.
Aynanın önündeki ilaçlarına baktım. Vildan uyumadan koymuştu galiba.
"Beyaz?"
"Evet?"
"Buraya gel."
Üstünü değiştirmiş bir halde giyinme odasından çıktı.
"Ne oldu?"
Elime aldığım ilaçları ve suyu aldım, ona uzattım.
"Ne bunlar?"
"İlaçların."
"Ha tamam."
İlaçlarını içti bardağı kenara koymaya gitti.
Terasa çıkıp hava almak istedim. Dakikalar sonra Beyaz üstüne hırka almış yanımda dışarı seyretmeye başladı.
"Hastalanırsın içeri gir."
"Burda durmak istiyorum. Senin her dediğini yapmak zorunda mıyım?"
"Değilsin."
Ona baktım, tekrar bakışlarımı gökyüzüne çevirdim gökyüzünde bugün hiç yıldız yoktu. Derin bir nefes aldım, tekrar kalkıp içeri girdim.
Beyazda arkamdan içeri girdi.
"Sen benden mi kaçıyorsun?"
"Saçmalama istersen karı."
"Karı deme bana."
"Ahh ah şuan en çok sana ihtiyacım varken yok gibisin."
BEYAZ'DAN..
Kara'nın kendi haline söylenirken duyduğum cümleye sinirlendim.
Ona bakıp konuştum
"Ben mi yok gibiyim!?"
Derin bir nefes alarak konuştu
"Evet Beyaz sana ihtiyacım varken son zamanlarda hep diğerleri gibi oldun bana.."
"Ben hep yanında oldum senin."
"Ne zaman ben hatırlamıyorum?"
"Sen kısır olduğun hâlde ben çocuk istememe rağmen bunu bir gün yüzüne vurmadım. Ailen bu konuda sana baskı yaparken ben.."
"Sus Beyaz .Ben yeterince duyacağımı duydum."
Sinirle kapıyı çekip gitmesine baktım. Sinirle yatağa geçip oturdum.
*************
Bir ay geçmişti o kavgadan sonra gitmişti Kara..
Ah bu bir ay boyunca geçmiş ile yüzleşmem miydi canımı yakan şey yoksa Kara'nın yanımda olmaması mıydı?..
Akan yaşları sinirli bir halde sildim.
Elimdeki fircam ile sayısını unuttuğum tabloyu bitirmeye odaklandım.
"Kızım gece gündüz bu meredin başındasın..Bir iyi dinlen?"
Hacer ablanın arkamdan gelen sesiyle elindeki fırçayı kenara koydum. Şişmiş gözlerim ile ona baktım. Ağlamaktan sesim bile gitmişti artık.
"Geldi mi?.."
Hacer ablanın başını yere eğmesi ile bende tekrar firmam ile tuvalime döndüm.
"O gelmeden bu odadan çıkmakta, uyumakta, yemek yemekte bana haram abla.."
"Deme öyle şey deli kız, yedi gündür ağzına su dışında bir sey sokmuyorsun..Ben arttık bu durumunu Nizo Hanımıma bildirdim. Bizi dinlemiyorsun. O gelsin senin hakkından artık."
Hacer ablanın odadan çıkması ile elimdeki fırçayı kenara koydum. Biten tuvali alıp onuda diğerlerinin yanına koymak için ayağa kalktım. Birden hafif baş dönmem ile gözlerimi kapatıp sandalyeden tutundum. Gecen beş dönmem ile duvardan tutnarak diğer odaya gittim.
Elimdeki tuvali diğerlerinin yanına bıraktım.
(Beyazın yaptığı tuval)
Gözlerimin kapanmasi ile sert zemine çakılışımı hissettim en son.
Eğer seni kırdıysam
Darıl bana
Ama bir gün beni ararsan
Bak ruhuna
Birden gecem tutarsa
Güneşi çevir bana
Sevgilim bağışla
Biraz zor olsa da
Affet beni akşamüstü
Gölgem uzarken
Öğleden sonra affet
Ne zaman istersen
Affet beni gece vakti
Ay doğmuş süzülürken
Sabaha kalmadan affet
Tam ayrılık derken
Çünkü sen çölüme yağmur oldun
Sen geceme gündüz oldun
Sen canıma yoldaş oldun
Sen kışıma yorgan oldun
Eğer seni kırdıysam
Darıl bana
Ama bir gün beni ararsan
Bak ruhuna
Birden gecem tutarsa
Güneşi çevir bana
Sevgilim bağışla
Biraz zor olsa da
Affet beni akşamüstü
Gölgem uzarken...
*******
Canlar bölüm nasıldı?
Eğer kafanız şuan error veriyorsa normaldir çünkü benim kitabımda olduğunuzu unutmayın.
Her zaman bir ters köşe yaparım ben ;D
Ama size her bölümde elimden geldiğince kopya vermeye çalıştım bunu görenlere burda selamlar.
Yeni bölümde görüşmek üzere Allah'a emanet olun






