İçeriğe geç

KARA AĞA (MARDİN SERİSİ 1-2)TAMAMLANDI

Bölüm 14 · 12 dk okuma

KARA AĞA (MARDİN SERİSİ 1-2)TAMAMLANDI

Bölüm 14

12.Bölüm

BEYAZ'DAN..

"Bırak kolumu!" diyerek zorla beni tutan Cenk'e.

"Olmaz hanım ağam bırakamam." Dedi tekrar inatla. Sabrımı zorluyordu bu deli adam. Gelmiş bana Mardin'e dönmem gerektiğini söylüyordu, boşandığım halde halen kurtulamıyordum.

"O nedenmiş?" dedi ve kolumu elinden çekmeye çalıştım ama başarılı olmadım.

"Kara Ağam emretti ondan." dedi sakin ama mecbur bir sesle.

Derin bir soluk verdim yeter artık diye avazım çıktığı kadar bağırmak istedim. "Hay o Kara Ağanında ,senin de!! Bak bırak kolumu, bırak kolumu yoksa bağırırım!" dedim. Sabrımın sınırlarındaydım ve her han büyük bir şekilde patlayabilirim.

"Bağır yenge."

Cenk'in bu vurdum duymaz hâline daha çok sinirlenip ayağımı yere vurdum. "Allah'ım ya sen bana akıl, fikir birde en çok sabır ver!" dedim.

"Mardin'e gitmemiz gerek yenge." dedi tekrar. Papağan gibi geldiğinden beri aynı şeyi diyordu.

"Hayır ben istemiyorum!"

"Kara Ağam gelmeni istiyor ama?"

"Benim artık ne Kara Ağanla, nede Mardin'le bir işim olmaz!"

"Ama yenge"

"Sen ve o Ağa olacak bozuntu unuttu galiba biz boşandık onunla! Şimdi avukatım gelecek belgeleri alıp senin yüzüne zevkle çalarım, sende git Ağana aynen böyle söyle! "

"Şey yenge sen şu belgelerimi alacaktın avukat hanımdan?"

Beyaz ,Cenk'in elindeki belgelerle baktı.

"Ne işi var o belgelerin senin elinde!"

"Şey işte yenge o boşanma işi biraz öyle olmadı."

"Nasıl yani!!!"

"İşte yenge, tüm bu soruların cevabı Ağamda. Benimle Mardin'e gelir-"

"Asla. Git o Ağa bozuntusuna söyle bir şey demek istiyorsa gelip yüzüme desin, köpeklerini göndermesin. "

Sinirle kolumu Cenk'ten kurtardım. Cenk tekrar tutmak için hareket ettiğinde onu sinirli bir şekilde uyardım bu kez. "Eğer tekrar denersen, arkandaki polise bir sapık var diye bağırırım. " dedim. Yeter artık düşsün yakamdan istiyordum.

Cenk panikle arkasına baktı, yolun karşısında duran polisle göz göze geldi ve polisi görünce tekrara bana baktı. Yapacağımı biliyordum ve o yüzden "Tamam sakin ol yenge." dedi.

"Ben sakinim Cenk. Sende sakinsen o patilerini alıp sahibine git."

"Yenge ayıp oluyor bak, köpek, pati falan."

"Evet doğru diyorsun siz benim gözümde bir köpek kadar değeriniz yok. Onlar sizden daha çok insanlar. "

Beyaz ,Cenk'in yanından bir şimşek gibi geçip oteline geri döndü.

Yazardan...

Cenk ne yapacağını bilemez bir hâlde arabanın yanında durdu. Ağası birazdan arayacak ve ne cevap vereceğini kara kara düşünüyordu ki geçen zamanın ardından ortamda Cenk'in telefonunun zil sesi duyuldu.

Cenk ekranda gördüğü isim ile derince bir yutkundu sonra telefonu açıp kulağına dayadı.

"Neredesin?!" dedi hiç uzatmadan Kara

"Şeydeyim Ağam" konuya giremedi Beyaz'ı getiremedim diyemedi ve ağzından kelimeleri geveledi önce.

"Nerde?" dedi tekrar Kara

"Ağam, Hanım Ağam gelmek istemedi. Ağan bir şey demek istiyorsa yüzüme gelsin desin dedi.. " dedi ve korkuyla yutkundu Cenk. Telefondan konuşmasına rağmen çok korkuyordu Kara ağanın öfkesinden.

"Tamam sen Mardin'e geri dön. Beni soranlara Van da olduğumu söyleme. "

"Ağam sen Van da mısın?"

"Cenk ,ben karımı iyi tanıyorum."

Cenk yüzüne kapatılan telefonun sesiyle nefesini dışarı bıraktı. Arabasına binerek rotasını Mardin'e ayarlayıp yola düştü.

KARA'DAN..

Kara Ağa arabasının içinden giden Cenk'e baktı. Sonra gözlerini otele çevirdi. Cenk'e kurduğu cümlesini tekrarladı bu sefer yarım bırakmadan.

"Ben Karımı iyi tanıyorum...Onun aksine."

Kara bir an on ay önceki hallerini hatırladı.

Geçmişe bir yolculuk

"Rahatsız etmiyorum değil mi?"

Kara işlerden dolayı kafasını gömdüğü masadan, Beyaz'ın kapıdan ona seslenmesiyle Beyaza bakıp konuştu.

"Buyur gel."

"Şey ben sana kahve yaptım müsaitsen birlikte içelim mi?"

Kara ,elleri boş olan eşine baktı, kaşını kaldırıp sordu.

"Hayali kahveler yaptın galiba, Ben kahve falan göremiyorum Beyaz?"

"Aşk olsun.."

Kara sessizce ağzında geveledi.

"Sana olduğu kesin."

Beyaz , Kara'nın dediklerini duymadığı için konuşmasına devam etti.

"Ben niye hayali kahveler yapayım! Terasta içeriz diye düşündüm, kahveler orda."

"Haa sen kahveleri yaptın, birde terasa götürdün bana da gel kahve içelim diyorsun?"

"Evet aynen öyle diyorum Kara, unutma ben senin eşinim senin kuralların bana geçmez."

"Öylemi az önce kapımı tıklayarak girende anamdı herhalde?"

"Off Kara off gelme tamam mı! Yok sana kahve falan ya!"

" Hanım Ağam ne bu şiddet bu celal bir sakin olun."

Beyaz derin bir nefes alarak Kara'nın karşısına geçip konuştu.

"Neden böylesin.."

"Nasılmışım ?"

"Kötü, Vicdansız, Merhametsiz, Sevgisiz,

Saygısız, ve önemlisi anlayışsızsın!!" dedi Beyaz Hiç düşünmeden ama bu sözler Kara'yı incitmişti.

"Öylemi?" dedi düz bir sesle kırıldığını belli etmemeye çalışarak. Bu sözleri her zaman herkeste duyuyordu ama Beyazdan duymak kırmıştı onu.

"Öyle !"

"Belki beni sevmeyen beni anlamak istemiyorlardır ve bir gün bırakıp gidecekleri için böyleyimdir." dedi hiç düşünmeden içinden geleni direkt söylemişti Kara.

"Ben gitmem! Hatta sana söz vermiyorum. Ben seni bırakıp hiç bir yere gitmem anladın mı!"

Kara, Beyaz'ın bu cevabı karşısında şaşırmıştı. Ondan böyle bir cevap beklememişti hiç bir zaman. Yüzünü gizli bir tebessüm kondurdu odadan sinirle çıkan eşinin arkasından baktı.

Şimdiki Zaman

Kara geçmişin tozlu sayfalarından kurtulup arabadan indi. Otele giriş yaptı, Beyaz'ın odasına çıkacağı zaman resepsiyonda elinde bavuluyla Beyazı gördü. Adımlarını asansörden çekip Beyaz'a doğru yürüdü.

"Evet çıkışımı yapar mısınız?" dedi Beyaz resepsiyonda görevli olan adama.

Kara ise giden karısını bir süre izledi ve artık geldiğini belli etmek için konuştu "Bir yere mi gidiyorsun karıcığım?" dedi erkeksi sesiyle.

Beyaz tanıdık ses ile arkasını döndü. Özlemişti ilk aklına gelen kelime özlemek olduğu gibi kalbinin hızlı hızlı atmasını sağlayan şey de galiba bu özlemek duygusuydu... Önce bir şaşırdı onu gördüğüne ve bu kadar hızlı geleceğini düşünememişti.

Kara'nın gözlerine baktı..

Onu bir sene zarfında çok iyi tanımıştı artık onun bu şeytan tüyü olan hallerine kanmayacaktı, inanmayacaktı ona. Hele en son yaptığı boşanma işini iptal etmesinden sonra ASLA!

Derin bir nefes alıp tekrar önüne döndü . "Evet gidiyorum artık ,fazla bile kaldım Kara." dedi

Kendinden emin konuşan bu kadının ,bu tavırlarına Kara sadece küçük bir tebessüm etti.

"Kara'dansa Ağa bozuntusu tercih ederim. "

Beyaz panikle elindeki kalemi düşürdü ve Kara'ya bakmadı.. "Kim diyormuş be sana Ağa bozuntusu "

"Bilmem kulaklarım öyle şeyler duydu az önce ama kimin dediğini düşünüyüm bi." diyerek düşünüyormuş gibi yaptı Kara ama Beyaz çoktan anlamıştı. Cenk ile konuştuklarında onunda burada olduğunu ve her şeyi duyduğunu. Ondan bu kadar hızlı gelmişti buraya.

"Sen buradaydın değil mi? Ne aptalım ama tek Cihangiri salmayacağını bilmeliydim." dedi ve ona baktı Beyaz. İkisi de birbirine bakıyordu şimdi.

"Benim seni tanıdığım kadar sen beni tanımıyorsun Beyaz, bunun tartışmasını burada yapmayalım istersen. "

"Ben mi seni tanıyorum? Çok yanılıyorsun!"

"Peki. O zaman sana küçük bir test yapayım. Sen en çok istediğin bir şey olmadığında sinirlenirsin, yarı yolda terk edilmek seni öyle deliye çevirir ki bunları yapana asla affın yok. Söylesene ben en çok neye sinirlenirim?.."

Beyaz, Kara'nın ona söylediği doğru şeylerden dolayı şaşırdı gerçekten Kara onu iyi tanımıştı. Yüzünü Kara'ya döndü baktı, bu adam en çok neye sinirlenirdi?.. "Sen her şeye sinirlenirsin, gözünün üstünde neden kaş var diye bile birini döversin." dedi ve sanki verdiği cevap doğruymuş gibi kendinden emin bir şekilde söylemişti Beyaz.

"Dııt yanlış cevap...Beni tanımadığın gözlerinden belli. "

Beyaz yanlış cevap vermenin suçluluğuyla arkasını döndü. Bu adam en çok neye sinirlenirdi?... Doğru gerçekten bunu bir senelik eşi olmasına rağmen bilmiyordu.

Üzüldü..

Neden bilmiyordu.. Hâlbuki Kara nede iyi tanımıştı onu, onun aksine ve bu durum biraz canını sıkmıştı.. "Neyse ne seni artık tanımak ve hakkında bilgi sahibi olmak istemiyorum. Biriyle evlen ona hakkındaki her şeyi söyle oda sana söylesin böylelikle birbirinizi çok iyi tanımış olursunuz." dedi sanki umursamıyormuş gibi yapmaya çalıştı Beyaz ama bunu Kara pek yememişti.

"Tamam öyle yaparım. "

Beyaz üzülmüştü, demek evlenecekti.

Sinirle Kara'ya döndü ağzına gelenleri tam söyleyecekken Kara'nın arkasını dönüp gittiğini gördü. Havada kalan elini indirdi, sonra çatık kaşlarını çatmayı bıraktı içindeki anlam veremediği hüzünle..

"Eğer boşanma belgelerini istiyorsan. " dedi ve bir kaç adım gittikten sonra yeniden Beyaz'a bakarak konuştu Kara.

Beyaz olduğu yerden devam ederken ondan bir kaç adım öteye giden adama baktı ve "Evet istiyorum. " dedi.

Kara katran karası gözlerini kıstı ve "İşte öyle bir şey ben yaşadığım sürece o olmayacak Beyaz." dedi keskin bir sesle. O boşanmak falan hepsi silinmişti Kara asla Beyaz'dan boşanmayacaktı.

"Nedenmiş o?!" dedi. Boşanacaklarını söylemişti ve şimdi neden bunu söylüyor ki diye merak etmişti Beyaz.

"Bir sene önce ben sana git demiştim hatırladın mı?" dedi ve izledi Beyaz'ı, düşündüğünü ve hatta hatırladığını anlayınca başını usulca salladı. "Cevap vermediğine göre hatırlıyorsun, o zaman bu boşanma olmayacak. Beyaz, sana bunu yapma demiştim ama sen seçtin bu hayatı o zaman da boşanma olmayacağını çok iyi biliyordun." dedi geçmişi hatırlatarak, asıl gerçekleri ona hatırlattı tekrar.

"Ne demek istiyorsan açık konuş!" dedi halen anlam veremiyordu Beyaz, yada anlıyor anlamak istemiyordu ısrarla.

"Tatilin bitince Mardin'e geri dön, adamlar burada onlar seni getirir." dedi Kara

"Ya gelmezsem?"

"Böyle bir hakkın vardı ama çok geride kaldı o kapıyı sen kapattın, şimdi de bundan sonraki olacak olayların sorumluluğu tek bana yüklenmemeli .Bir seçim yaptın sorumluluklarının da farkında ol Hanım Ağam. " dedi iki ellerini yanlara açarak Kara. Yaşananların tek sorumlusu ben değilim diyordu.

"Gelmeyeceğim.." dedi Beyaz inatla.

"Cesaretli ol. Bir kez hayatında aldığın kararlarının arkasında durmayı öğren, kaçmayı değil." dedi Kara tam gözlerinin içine bakarak. Her seferinde kaçmasından Kara da yorulmuştu artık. Beyaz cevap veremeyince tekrara devam etti. "Mardin'e gel ve gerçeklerle yüzleş artık." dedi Kara ve tekrara arkasını dönerek ve hiç durmadan otelden çıktı.

Kara Ağa otelden çıkıp siyah park halindeki arabasına giderken, uzaktaki adamlarından birini yanına çağırdı.

"Buyur Ağam. "

"Eğer Hanım Ağanız gelmezse, gitmek isterse, onu durdurmayın. Bırakın gitmek isterse gitsin. Sizde geri Mardin'e çiftliğe dönün ben orda olacağım."

"Tamam Ağam sen nasıl dersen."

************

Van dan çıkış yapmış, Mardin'e doğru giderken asfalt yolda radyoyu açtı.

İlk çıkan müziğe kırgın bir tebessüm etti.

Şarkısın ezgisine sessizce eşlik etti.

Seni düşlemek dersimde bir güneş gibi

Seni düşlemek Mardin de bir gece gibi

Seni düşlemek geverde bir çoçuk gibi

Seni düşlemek, seni düşlemek

Seni düşlemek dersimde bir güneş gibi

Seni düşlemek mardinde bir gece gibi

Seni düşlemek geverde bir çoçuk gibi

Seni düşlemek, seni düşlemek

Seni düşlemek annemi koklamak gibi

Seni düşlemek sınırları aşmak gibi

Seni düşlemek özgürlüğe koşmak gibi

Seni düşlemek, seni düşlemek

Seni düşlemek annemi koklamak gibi

Seni düşlemek sınırları aşmak gibi

Seni düşlemek özgürlüğe koşmak gibi

Seni düşlemek, seni düşlemek

Ne can yazabildi gülüşünü

Nede yusuf anlatabildi gözlerini

Suyun rengine benzer aşkın tarihsizliği

Kaç şair geceyi sabah eyledi

Sırf seni anlatabilmek için

Ve kaç mürekkep tüketti sırf senin için

Ama unuttukları bir şey vardı

Çünkü seni sevmek başka bir şeydi

Seni sevmek neye benzer bilir misin?

Seni sevmek Dar ağacına gülümseyerek giden denize benzer..

Serhatın mızrabına..

Ve seni sevmek neye benzer bilir misin?

Seni sevmek özgürlüğü koşan

Evrime benzer, fiyama benzer, perçeme benzer..

İşte öyle seviyorum seni

İşte öyle seviyorum seni

Seni düşlemek annemi koklamak gibi

Seni düşlemek sınırları aşmak gibi

Seni düşlemek özgürlüğe koşmak gibi

Seni düşlemek, seni düşlemek.

Şarkı bitince uzanıp siyah düğmeye bastı. Radyoyu kapattı. Mardin'e varana kadar müzik dinlememek en iyisi diye geçirdi içinden.

**************

Konağa gelince arabasını dışardaki korumalardan birine verdi, konağa girdi. Ela yengesinin mutfaktan ağlayarak çıktığını gördü. Burçin'in de Ela yengesinden farkı yoktu. Odasına doğru yürüdü. Ama bu eylemi iki yengesi tarafından engellendi.

"Hoş geldin abi!"

Ela sinirle söylemişti bu cümleyi. Kara Ağa ondan aşağı kalır mı?

Çattı kara kaşlarını, karşısında duran yengelerine baktı. "Hiç hoş gelmedim yenge çekilin kenara." dedi. Önünün bu şekilde kesilmesi canını sıkmıştı.

"Neden Ağam, biri canımı sıktı! Sık kafasına yapmadığın iş değil nede olsa!!"

"Yenge git Cihangir'e sinirliysen, ondan çıkar hıncını." dedi bağırarak Kara. Canı yeterince sıkkındı ve kimseyi çekmek istemiyordu.

Avludan gelen sesler ile konaktaki herkes ,pencereye ve dışarıya çıktı. Burçin çekinerek konuştu. "Abi...Ben seni abim bildim senin bu yaptığın oldu mu?.."

"Abi bildin beni öyle mi?...Bunu karıma doğum kontrol hapları alıp veren kişi diyor.

Ne komik ama değil mi? Neyse ne yapmışım ben!?" Burçin hatasının yüzüne vurulmasıyla başını yere eğdi. Bütün konak bunu şimdi Kara Ağadan öğreniyordu.

Ela sinirle gülerek Kara'ya baktı. "Tabi Ağam siz şimdi o kadar yaptığınız kötülüğün içinde bize yaptığınız kötülüğü hatırlayamazsınız! İnsan hiç yeğenlerine böyle bir kötülüğü yapar mı?.." dedi öfkeyle ağlayarak.

Cihangir şirketten yeni gelmişti. Karısının konakta bağırma seslerini duyunca hemen kapıyı açıp içeri girdi ve hemen eşinin yanına vardı.

Bu demekti ki öğrenmişlerdi.. "Ooo Cihangir Ağamda gelmiş. Hoş geldin Ağam. " dedi acı içinde Ela.

"Ne oluyor burada, bu ses gürültü ne?"

Ela eşinin sorusuna yanıt verdi. "Abin daha beş yaşındaki oğlumuzu kardeşin Bora'nın bebeğiyle beşik kertmesi yapmış! Asla oğlumun böyle bir yanlış hayat yaşamasına izin vermeyeceğim!"

Cihangir derin bir nefes alarak ,eşini sakinleştirmeye çalıştı. "Tamam Ela sakin ol,. "

"Ne yani senin buna karşı tek tepkin sakin ol ela demek mi!? Bu mu yani Cihangir!?." İnanmıyordu Ela. Kocasının onların çocuklarına biçtikleri kadere verdiği tepkiye inanamıyordu.

"Tamam gel hadi odamıza çıkalım." dedi Ela'yı sakinleştirmek için.

"Sen...Sen biliyordun değil mi?...Ve Bunu benimle paylaşmadın öyle mi?..."

"Ela ben konuşacaktım seninle.."

Cihangir, Elaya bir adım atarak yaklaştı. Ela geri geri gidip, akan göz yaşlarını sildi öfkeyle.

Kırgındı, Kızgındı... Arkasını dönüp odasına doğru koşarak gitti. Burçin de Ela'nın peşinden yukarı çıktı.

Cihangir sinirle dönüp Kara'ya baktı.

Kara Cihangir'i ve tüm konak sakinlerini görmezden gelerek odasına çıktı. Yanına bir kaç eşya alarak tekrar aşağı indi. Konaktan tekrar çıkacağı zaman avluda oturan Nizo hanım oğluna seslendi. "Oğul nereye?"

"Çiftlik evine ana." dedi bezgin bir sesle.

"En iyisi bu oğul, kardeşlerin sana kırgınken burada olma.."

Kara Ağa kırgın bir tebessüm etti. "Sen öyle diyorsan öyle olsun Hanım Ağam. " herkes ona kırgındı ama kimse Kara'nın kırgınlığını hiç bir zaman görmüyordu.

********

Kara Ağa şehrin uzağındaki kendi arsalarına yaptırdıkları aile arasında herkesin ruhuna sığınak olan çiftliğe baktı. Dışardaki kurumuş ağacı görünce geçmişteki hatıraları canlandı gözünün önünde. Daha fazla arabada durmak istemeyince arabadan inip gizli sığınağa doğru adımladı.

3 gün sonra..

Şirketten çıkarak çiftliğe doğru arabasını sürdü. Yolda şarjı biten telefonunu yan koltuğa atarak yola odaklandı. Çiftliğe gelince dışarda gördüğü Van'daki korumaları görünce durdu düşündü.

Gelmemişti..

Arabadan indi ,ona bilgi vermeye gelen korumayı uzaktan eliyle durdurdu. Şuan ne kafası nede kalbi bu sözleri duymak istemiyordu..

Gitmişti artık tamamen..

Gizli sığınağın basamaklarını çıkarken ağır ağır kürtçe ezgiyi mırıldandı.

"Payîz hatiye vî dilêmin..

(Yüreğime son bahar gelmiş.)

Piştî te yarê..

(Senden sonra yarim.)

Pelê dara min weşiya..."

(Ağacının yaprakları döküldü.)

Ji hesreta canê..

(Canımın hasretinden.)

Kapıyı açıp içeri girdi. Ceketini çıkarıp salondaki kanepeye atacağı sıra karşısında Beyaz'ı görmeyi hiç beklemiyordu.

.

.

.

. Veee ben geldim 🙋‍♀️Selamun aleyküm canlarım.

Nasılsınız, iyisinizdir inşallah.

Nasıldı bölüm, beğendiniz mi?

Sondaki Beyaz sürprizini sevdiniz mi?

Neyse ben şimdi bölümü yayınlayım yorumlardan konuşuruz 😍

Instagramdan duyuru yapmıştım.Dört gözle bekleyen okurlar var hâlâ beni takip etmeyen canları bekliyorum hep burdan beni takibe alın hemde instagramdan

@onur_rr_71

Instagram hesabımız bekliyorum.

Allah'a emanet olun canlar❣🥰😘

Bölüm sonu

57 yorum