İçeriğe geç

Kar üstünde iki isim

Bölüm 4 · 1 dk okuma

Kar üstünde iki isim

Bölüm 4

Küçük anlar

O geceden sonra Raddy ve Durple arasında görünmez bir ip oluşmuştu. Kalabalığın içinde birbirlerine bakarken, ikisi de başkalarının anlamadığı bir sıcaklık hissediyordu. Acele etmiyorlardı. Çünkü ikisi de bir şeyin, ilk defa doğru bir şekilde büyümesine izin veriyordu. İlk zamanlar sadece basit şeylerdi aralarındaki. Raddy, sabahları Durple’ın defterine gizlice küçük notlar bırakmaya başladı. “Bugün hangi yıldızı anlatacaksın?” “Çiçeklerin sessizliği hakkında daha çok yazmalısın.” Durple da her notu saklıyordu. Bir defterin arasında, bir kitabın arasında, bazen de sadece kalbinin içinde. Bazen Durple, Raddy’yi kasabanın dışında, eski taş köprünün üzerine çağırıyordu. İkisi de köprüden akan dereye bakarken, sessizce hayal kuruyordu. “Biliyor musun,” derdi Durple bir gün, “su gibi olmak istiyorum. Akmak. Kimseyi yaralamadan, kimseye yapışmadan.” Raddy başını sallardı. O da artık öyle olmak istiyordu. Eskisi gibi ezerek değil, yıkmadan sevmek istiyordu. Bir başka gün, yağmur başladığında, Raddy ve Durple aynı çınar ağacının altında sığındı. Durple, ıslanmış saçlarını geriye attığında, Raddy onu ilk defa açıkça izledi. İçinde tanımlayamadığı bir şey büyüdü: Hayranlıkla karışık derin bir bağlılık. “Üşüyor musun?” diye sordu Raddy. Durple başını salladı. Raddy, hiç düşünmeden montunu çıkardı ve Durple’ın omzuna koydu. İkisi de bir şey demedi. Çünkü o küçük an, kelimelerin yapabileceğinden çok daha fazlasını söylemişti. Zamanla Raddy’nin zorba tarafı kayboldu. Kasaba halkı da şaşkınlıkla izliyordu onu. Eski Raddy yoktu artık. Yeni Raddy, sessizce, sabırla, Durple’ın dünyasına adım atıyordu. Ve Durple, ilk kez birine güvenmenin, yavaşça birini kalbine almanın ne demek olduğunu öğreniyordu. Aşkları acele etmedi. Aşkları bağırmadı. Aşkları yalnızca büyüdü… küçük küçük, sessiz küçük anlarla.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.