İçeriğe geç

Kar üstünde iki isim

Bölüm 5 · 1 dk okuma

Kar üstünde iki isim

Bölüm 5

Söylenemeyenlerin etrafında

Sonbaharın son günleriydi. Hava keskin bir serinlikle dolmuş, ağaçlar çıplak kalmaya başlamıştı. Kasaba yavaş yavaş kışa hazırlanıyordu. Raddy ve Durple, yine her zamanki gibi kasabanın dışındaki taş köprüde buluşmuştu. Bu kez ellerinde sıcak çikolatalar vardı. Raddy’nin önerisiydi bu — biraz utanarak sormuştu: “Şey… birlikte… bir sıcak çikolata içer miyiz, belki?” Durple gülümseyerek kabul etmişti. Sessizce oturuyorlardı. Üzerlerinden serin rüzgârlar geçiyor, uzaklarda yapraklar savruluyordu. Ne Raddy konuşabiliyordu, ne Durple. Aralarında her zamanki o yumuşak sessizlik vardı ama bu kez, havada bir şey daha vardı: ağır, gizli bir beklenti. Raddy çikolatasından bir yudum aldı, sonra göz ucuyla Durple’a baktı. “Durple…” dedi, sesi neredeyse fısıltı gibiydi. Durple başını çevirdi. “Efendim?” dedi kısık bir sesle. Raddy’nin kelimeleri boğazına düğümlendi. Parmakları kupanın kenarını sımsıkı kavradı. “Ben… şey…” dedi. “Yani… birlikte olmak güzel. Seninle olmak… daha doğru gibi.” Durple, hafifçe başını eğdi. Gözleri Raddy’yi sabırla bekliyordu. Onu aceleye getirmedi. Çünkü bazı şeylerin zamana ihtiyacı olduğunu ikisi de biliyordu. Raddy gözlerini kapadı, derin bir nefes aldı ve güç toplayarak devam etti: “Eskiden… her şeyi zorla almaya çalışırdım. Gücü, sevgiyi, saygıyı. Ama… senin yanında hiçbir şeyi zorlamama gerek kalmıyor.” Sesi iyice titriyordu şimdi. “Ben… seni… seviyor olabilirim,” dedi, neredeyse utanarak. Durple’ın kalbi bir an duracak gibi oldu. Sessizlik çöktü yine, ama bu sessizlik korkutucu değildi. Bu, yeni doğan bir şeyin sessizliğiydi. Durple hafifçe başını kaldırdı, gözleri parlıyordu. “Ben de,” dedi yumuşak bir sesle, “seni seviyor olabilirim, Raddy.” Raddy şaşırmış gibi baktı ona. Sonra ikisi de utangaçça güldü. Yüzlerinde bir rahatlama vardı, sanki yıllardır taşıdıkları yük bir anda erimişti. O an, ne sarıldılar ne de büyük bir söz verdiler. Sadece yan yana oturup soğuyan sıcak çikolatalarını yudumladılar. İkisi de biliyordu: Bazı duygular kelimelere ihtiyaç duymazdı. Ve böylece aşkları, bir söze sıkışmadan, iki kalbin birbirine usulca yaslanmasıyla mühürlendi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.