İçeriğe geç

Kar Kadar Beyaz

Bölüm 6 · 2 dk okuma

Kar Kadar Beyaz

Bölüm 6

🤍 6 🤍

Beni omuzumdan tutup çevirdi. Gözleri dolmuştu. Koşarak yanıma geldiği için nefes nefese kalmıştı.

"İlkkar... Beni terk ettiğini sandım... Her yerde seni aradım..." Dedi gözlerini gözlerimden ayırmayarak. Ona elimdeki kitabı gösterdim.







"Sabah gün doğumunu izleyip, ardından biraz kitap okumak için çıkmıştım... Seni endişelendirdiğim için üzgünüm" dedim kafamı eğerek. Derin bir nefes verdi. Cevabım onu rahatlatmış olmalıydı. Aniden elimden tutup yemek odasına götürdü. Şaşırmıştım. Bana ceza filan mı verecek diye düşünürken o beni sandalyeye oturttu ve karşıma geçti.







"Lütfen bana böyle şeyleri önceden söyle... Çok endişelendim."







"Üzgünüm Çınar... O zaman şimdiden söyleyeyim yarın da çıkacağım, haberin olsun" dedim gözlerine bakarak. Gülümsedi ve kafasıyla onayladı. Birkaç dakika içinde kahvaltılıklar masaya gelmeye başladı. Nuray'ı servis yapan hizmetçiler arasında fark etmiştim. Dikkatli bakışlarım Çınar tarafından fark edilmekten kaçınamadı.







"Hizmetçilere çok dikkatli bakıyorsun. Bir sorun mu var?" Dedi ciddiyetle.







"Şu yeşil gözlü hizmetçi, adı Nuray olan, onu benim baş hizmetçim yapar mısın?"







"Tabiki, sen nasıl istersen..." Dedi ve yemeğine döndü. Mutlu olmuştum. Meliha teyzeden sonra hiçbir hizmetçi bana yaklaşmamıştı. Nurayla tanışana kadar. Onunla arkadaş olmak istiyordum. Umarım bu ikimiz için de güzel bir fırsattır bu.







Yemek bittiğinde Çınar izin isteyerek yanımdan ayrıldı. Yine kendi başıma kalmıştım. Nuraya baş hizmetçim olduğu haberini vermediğim aklıma geldi. Mutlulukla mutfağa gittim. Orada Nurayı bulmayı beklerken kafama siyah bir kumaş geçirildi. Korkmuştum. Kalbim hızlandı, nefesim daraldı. Neler olduğunu kavrayamadan iki kişi kolumdan tutup beni sürükledi. Çırpınışlarım hiçbir işe yaramadı. Çok güçsüzdüm. Beni bir kapıdan içeri atıp kapıyı üstüme kilitlediler. 'Beyefendinin senin gibi bir ucubeye ihtiyacı yok!' dediler ve gittiler. Kafamdaki kumaşı çıkardım. Belki de onların yüzünü görmek için beni bıraktıkları anda açmalıydım. Geç kalmıştım. Etrafıma bakındım. Sebze-meyve doluydu oda. Demek ki hala evdeydim. Yemek deposu olarak kullanılan bir yer eve uzak olmazdı. Odanın üst kısmında küçük bir pencere vardı. İlk katta olma ihtimalim yüksekti. Bu yüzden biri beni duyar diye bütün gücümle bağırdım. Kapıyı yumruklamaya başladım.







"ÇINAR!!! YARDIM ET!!! KURTAR BENİ!!!" Dedim ciğerlerimdeki tüm havayı kullanarak. Bir kişi bile duyup gelse yeterdi. Ağlayarak bağırmaya devam ettim. Çınar bu sabah benim için endişelenmişti. Bulacaktı beni. Hatta şu an etrafı arıyor bile olabilirdi.







Yumruklarımdaki güç azalmaya başlamasına rağmen vurmaya devam ettim. Hayallerime yeni kavuşmuşken pes edemezdim. Ama gözlerimin kapanmasına engel olamıyordum. Bedenimi kontrol edemiyor gibiydim. Derin bir nefes aldım ve son bir kez daha tüm gücümle vurdum. Lütfen biri duymuş olsun...

Bölüm sonu

14 yorum