Sefa, Kerim ve Bekir'in hain planlarından habersizdi. Ancak Yavuz, içindeki bir kuşkuyla hareket ederek, ikilinin peşine düşmeye karar verdi. Sadakat ve ihanetin sınırlarının bulanıklaştığı bu dünyada, kimin dost kimin düşman olduğu belli değildi.
Bir gece, Yavuz, Kerim ve Bekir'in gizli buluşmalarını gözetlerken, ihanet planlarını duydu. İçinde büyük bir öfke ve hayal kırıklığı vardı. "Sefa Bey'e bunu yapamazlar," diye düşündü. Hemen Sefa'ya giderek durumu anlattı.
Sefa Bey, Kerim ve Bekir bize ihanet ediyor," dedi Yavuz, gözlerinde kararlılıkla. "Onları durdurmalıyız."
Sefa, Yavuz'un getirdiği haberle sarsıldı ama hemen toparlandı. "Sadakatle hareket etmeliyiz, Yavuz. Onları kendi oyunlarında alt edeceğiz."
Yavuz, başını sallayarak onayladı. "Onları yakından takip edeceğim ve en doğru zamanda harekete geçeceğim. Sefa Bey, bu şehri koruyacağız."