"Sizi gerçekten rahatsız ediyor olmalı. Merak etmeyin polis arkadaşlar sizinle kalacaklar."
Onlara Derya'nın evini tarif ettim. Çünkü Nehir telefonuma cevap vermiyordu. Emir'i aradım ama açmadı belki de uyuyordur.
"Hayatımı cehenneme çevirdi. Bundan birkaç gün önce hiçbir şey yoktu. Tam peşimi bıraktı zannettim, yine karşıma çıktı! Ne kadar aptalım!"
"Endişelenmeyin lütfen. Sizin suçunuz yok."
Derya'nın evine gelmiştik bile arabadan inip kapıyı çaldım. Polisler de burada olduğu için güvendeydim. Kapıyı tekrar çaldım. Biraz daha bekledim. Polisler evin etrafını gezinmeye başladılar. Bu evde de ışıklar yanıyordu.
Derya'nın başına bir şey gelmiş olabilirdi. Pencereyi kırıp içeri girdim. Ev aşırı pis kokuyordu. Vakit kaybetmeden gidip kapıyı açtım ve polislerle evi aramaya başladık. Her tarafı düzenliydi. Bu iyiye işaret diye düşündüm. Yatak odasına doğru gittim. Yerde kurumuş kan vardı. Damla gibi lekeleri takip ettim. Yerdeki kurumuş kan damlalarını takip etmek, beni bir korkunun eşiğine sürüklüyordu. Her damla, beni korkutucu bir sona doğru götürüyor gibiydi. Bu lekeler dolabın önünde son buluyordu. Dolabın önünde durduğumda derin bir nefes aldım. Kendi kendime, "Belki de burada sorularımın cevabı var." Fakat bir başka ses içimde yankılanıyordu: “Ya kötü bir şey bulursan?” Kapağı açıp açmama konusunda kararsız kaldım. Göreceğim manzaraya hazır değildim. Dolabın kapaklarına uzandığımda parmaklarım titriyordu. “Ya içindeki bir cesetse?” diye korku dolu bir düşünce aklımın köşesinde belirdi. Dokunmaktan vazgeçip içerideki polislere seslendim. Saniyeler içinde odaya doluşmuştu hepsi. Onlarda fark ettiler yerdeki kan izlerini. Polislerden biri eline eldiven takıp dolabın kapağını açtı. Gelen kokuyla burnunu tıkadı. Kusacak gibi oldu. Eldivenli eller dolabın içindeki eşyaları karıştırmaya başladı. Birden, üzeri kanla kaplı bir örtü dikkatleri çekti. O sırada, incelemeyi sürdüren diğer polis memurları, yerdeki kan izlerini takip ederek odanın diğer köşesine yöneldiler. Bir an gözlerimizi dolabın içine çevirdik.
Polis, örtüyü nazikçe kaldırdı ve altından çıkan şeye baktığında, derin bir nefes aldı. O, genç bir kadının vücudu, yerden birkaç santim yukarıda, görünürdeki tüm canlılığını yitirmişti. Gözleri açık, ama bakışları donuk ve ifade yoksunuydu. Kırmızı saçları, etrafa yayılmıştı ve kanlar, odanın duvarlarına kadar sıçramıştı.
Az sonra olay yeri incelemeden biri delilleri diğeri ise olayı fotoğraflıyordu. Biri ölmüştü ama kim?
Odanın içinde buz kesmiş sessizliği bozan bir sesle "Burada bir kadın cesedi var." dedi ekipten biri.
Evin etrafında bir güvenlik çemberi kurarak, mümkün olan her çıkış kapısını kapatmaya başladılar.
Ekip, kadının kimliğini bulmak için hemen harekete geçti. Olay yeri inceleme, herhangi bir parmak izi ve kan örneği toplarken, bir başka polis memuru not defterine önemli bilgiler not alıyordu.
Dolabın içindekinin Derya olmamasını diledim. Böyle bir şeye bakmaya cesaret edemezdim.
Ceset torbasına koyulan ölüye bakmamaya çalışıyordum. Ama içimdeki hisse engel olmadım ve Derya'nın yüzünü gördüm. Yüzü kararmış ve şişmişti. Korkudan geriye doğru bir iki adım gittim. Polis memurlarından biri yanıma geldi.
Odadan dışarı çıkarıldım. Sakinleşmem için beklediler, kalbim hızla çarpmaya başladı. Sinirden elim ayağım titriyordu. Nedim Bey gelince bana birkaç şey söyledi, ardından o acı haberi verdi.
Derya ölmüştü. Kendimi daha fazla tutamayarak hüngür hüngür ağlamaya başladım.
Derya düşünceli, sevecen, etrafına neşe saçan biriydi. Hâlâ şoktaydım. Bir daha onu görememek beni hüzünlendiriyordu. Onun değerini ölürken bildiğim için kendimi suçluyordum. Keşke yanımıza Derya'yı da alsaydık. O zaman katil onu öldürmemiş olurdu. Üzerimdeki olayın şokunu atlatamadım. Belki de onu peşimdeki katil öldürmüştü. Bunun başka bir açıklaması olamazdı.
Araştırmalar devam ederken Derya'nın sosyal medya hesapları incelendi. Onun son zamanlarda tanıştığı birinin ismi sıkça geçiyordu: Kaan.
Kaan, Derya'nın sıkça paylaştığı fotoğraflarda yer alıyor, birlikte vakit geçirdikleri anları olduğu fotoğraflar inceleniyordu. Ekip, bu kişinin ifadesini almak üzere hemen harekete geçti.
Akşam saatlerinde Kaan, polis merkezine çağrıldı. O gün Kaan denilen adamın yüzüne bakınca duyduğum güvensizlik, onun başka bir yüzü olabileceği düşüncesini tamamen içime yerleştirmişti.
...
Kaan acılı bir ifadeyle polislere bakıyordu ama öte yandan içindeki korkuyu gizleyemiyordu. Sorulan sorulara cevap olarak “Derya’yla birkaç gün önce buluştuk.” dedi heyecanla. “Aramızda hiçbir şey olmadı. Onu ben öldürmedim!”
Birkaç soru daha soruldu. Verdiği cevaplardan sonra polis gözetimi altında serbest bırakıldı.
Derya’nın hayatındaki son günlere dair daha fazla bilgi toplandıkça, Kaan’ın cinayetin olduğu gün evde olduğunu anlaşıldı.
Kaan’la ilgili derinlemesine bir araştırma yapılmasına karar verildi. Ekibin birkaç üyesi, Kaan’ın geçmişine dair kayıtları incelemek üzere harekete geçti. Derya'nın vefatının ardından Kaan'ın evini tek tek incelemeye başladıklarında, evin içinde daha önce gözden kaçan gerekli deliller bulmayı umut ediyorlardı.
Bir polis memuru, Kaan’ın bir arkadaşının ifadesini aldı: "Kaan'ı Derya'yla tanıştırdığımızda aralarında kötü bir şey yoktu. Hatta Kaan kızı sevmeye bile başlamıştı. Ama Derya onu yüz vermiyordu çünkü Derya Polat'a aşıktı. Kaan kötü biri değil komiserim."
"Derya öldürülmeden önce sizlerle görüşüyormuş. Ortak arkadaşlarınız varmış. Son zamanlarda Derya'nın davranışlarında bir şeyler dikkatini çekti mi?"
"Hayır komiserim Derya bize karşı soğuk, sessiz biriydi. Ama son zamanlarda Kaan biraz tuhaf davranıyordu."
"Tuhaf davranıyordu öyle mi? Ne yapıyordu?"
"Kaan'ın Derya'ya karşı takıntılı tavırları vardı."
“Peki, Kaan’ın tavırları tam olarak ne şekilde tuhaflaştı? Derya’ya karşı nasıl bir tutum sergiliyordu?”
Arkadaş, biraz düşünerek, “Son zamanlarda Derya’nın her hareketini takip ettiğini hissetmeye başlamıştık. Onunla görüşmeden sonra hangi etkinliklere katıldığı, kiminle zaman geçirdiği konusunda sürekli bize soru soruyordu. Zamanla bu durum, Derya’yı rahatsız etmeye başladı.” diye yanıtladı.
Bu ifade, Kaan’ın içindeki karanlık tarafı gözler önüne seriyordu. Kaan’ın davranışları ciddiyet kazanırken, aynı zamanda Derya’nın son zamanlarda ruh halinin bozulduğuna dair sinyaller veriyordu. Özellikle de, Derya’nın Kaan ile ilişkisini arkadaşlarına açmaması dikkat çekiciydi.
Araştırmalar devam ediyordu ve Kaan ile ilgili yeni bir bulgu ortaya çıktı. Kaan’ın telefonunda, Derya’nın izini sürdüğünü gösteren birçok mesaj ve arama kaydı bulundu. Kaan, Derya’nın sosyal medya hesaplarını gizlice takip ediyor, bazen de ona mesaj atarak görüşme talebinde bulunuyordu. Fakat Derya, sürekli olarak bu talepleri geçiştiriyor, ondan uzak durmaya çalışıyordu.
Bir diğer bulgu, Kaan’ın Derya’nın evine izinsiz girdiğine dair bazı delillerdi. Kaan’ın cep telefonundaki konum bilgileri, Derya’nın evinde bulunduğu yönündeydi. Bu durum, onun masum olmadığını kanıtlamak için yeterli bir kanıt olabilirdi.
Diğer yandan, Derya’nın komşularından gelen ifadeler de dikkat çekiciydi. Bir komşusu, Derya’nın sık sık yalnız başına dışarı çıktığını söylemişti.

