Bir süre sonra, düşüncelerimin arasında kaybolmuş bir hâlde odanın karanlığına gömüldüm. Eminim ki, bu durumdan çıkmanın bir yolu vardı. Derin bir nefes alarak kendime güvendim. O an, arkamda kapının sesi yankılanırken odadan dışarı çıktım. Koridor boyunca yürüyüp gelen sesin kaynağını bulamaya çalıştım. Hiç ses çıkmayınca vazgeçerek geri dönecektim ki o sırada gördüğüm manzarayla donakaldım. Kerim ile Nehir birbirlerine oldukça yakın bir mesafeden konuşuyorlardı.
Kerim, Nehir'in omuzlarına hafifçe dokunarak ona bir şeyler söylüyordu. İkisi de gülümsüyordu. O an, içimde garip bir his oluştu. Nehir'in söylediği gibi, belki de Kerim gerçekten arkadaşıma aşık olmuştu.
Emir'in az önceki söylerinden dolayı içimde bir burukluk hissi olsa da, onların mutlu olduğunu görmek beni sevindirdi. Onlara içtenlikle mutluluklar diledim ve otelden dışarı çıktım. Kendime bir bardak kahve alıp otelin bahçesinde oturacak bir yer aradım.
Bahçenin ortasında yükselen devasa ağaçlar, gökyüzüne doğru uzanan kollarıyla gölgeler oluşturmuştu. Bu gölgeler, sıcak yaz günlerinde serinlik verdiğinden gidip oraya oturdum.
Hayatın bazen sürprizlerle dolu olduğunu ve her şeyin en doğru zamanda gerçekleşeceğini düşündüm. Benim için daha iyi şeylerin olacağına inanmam gerekiyordu.
Hayatımın bundan sonraki kısmını kendi ellerimle şekillendirebileceğim. Yeni başlangıçlara ve mutlu sonlara inanmaya başlayacağım.
Bir müddet ortadaki havuzun etrafında gezmeye başladım. Herkes mutlu gözüküyor. Kendimi oyalacak şeyler arıyorum ama bulamıyordum. Burada beklemek boşunaydı. Tekrar otele geri döndüm. Emir aklımadan hiç çıkmıyor, istemesem de onu düşünüyordum.
Mantığımı devre dışı bıraktığım için kalbimin yönlendirmelerini takip ediyordum. Cesaretimi toplayıp Emir'in odasına doğru gitmeye karar verdim.
Kapıyı çaldım, bir süre ses gelmeyince içeri girdim. Odasında olmadığı belli oluyordu. Merakla odadan çıktım ve koridorda ilerlemeye başladım. İyi ki odasında değildi. Otelde kalma fikrini ilk başta çok beğensem bile şimdi pişmanlık duymaya başlıyordum. Güvenli olmadığı için evime de gidemezdim. O yüzden kendime kiralık bir ev aramalıyım diye düşündüm. Cebimdeki paranın yeterli olacağını düşündüm. Bütçemi aşmamam gerekiyordu. Nehir gelince bu fikrimi ona da söyleyecektim. Bu sefer beni kararımdan vazgeçirmesine müsaade etmeyecektim. Böyle misafir gibi otelde yaşamak çok zordu. Ormandaki evimi kiraya verip onun geliriyle şehirin içinde küçük bir ev tutabilirdim. Hava kararmaya başlamıştı. Aşağı inip Nehir'i aramaya gittim.
Ortalarda görünmüyordu büyük ihtimalle Kerim'in yanındadır. Yanlarına gidip rahatsız etmek istemediğim için adımlarımı odama yönelttim. İçeri girip biraz televizyon izlemeye karar verdim.
Televizyonu açtığımda, bir film başlamıştı. O an aklımda başka şeyler vardı; Emir’in bana söyledikleri ve Nehir ile Kerim’in kaynaşmaya başlaması... Filmden bir şey anlamıyordum, gözlerim ekrana odaklı olsa da boş bakıyordum. Çok geçmeden gözlerim kendiliğinden kapanmıştı.
Ertesi sabah Nehir'i otelde bulmak için erkenden kalktım. Odamdan ayrıldığımda, otel lobisinde Kerim'i gördüm. Selaşlaştıktan sonra ona Nehir'i sorduğumda, bugün birlikte dışarı çıkacaklarını ve yemeğe gideceklerini söyledi.
Koca otelde tek başımaymışım gibi yalnız ve savunmasız hissediyordum kendimi.
Nehir'le Kerim'i gelirken gördüm. Yanlarına gidip mevcut olan yalnızlığıma son verdim. Arkadaşıma beraber bir yerlere gitmeyi teklif ettim.
"Nehir, senin şu yeni açılan yere gidelim mi?"
"Olmaz, bugün Kerim'le yemeğe gidecektik bana sözü vardı."
Biraz hayal kırıklığına uğradım, yüz tavrımdan da anlamadı. Mecbur yine mutlu numarası yapacaktım: "Olsun canım yarın gideriz." Dedim.
Üzüldüğümü görünce anlayışla bana bakıp "Seninle de yarın gideriz."dedi ve göz kırptı. Çocuk kandırıyor sanki. Yarın da gidemeyeceğimizi biliyordum. Yine ikisi muhabbete dalmışlardı. Kendimi buraya aitmiş gibi hissetmediğim için oradan uzaklaştım. Gittiğimin farkına bile varmamışlardır kesin.
Bütün gün Nehir'in gelmesini bekledim. Kendimi boş işlere verip vakit geçirdim. Akşam yemeğini yemedim belki gelir diye. Nehir'in en sevdiği yemek şu an masamda duruyordu. İştahım olmamasına rağmen hepsini yedim. Yemekten sonra oteldeki bahçede biraz dolaştım. En son odama gittiğimi hatırlıyorum. Sanırım onu beklerken uyuyakalmıştım.
Sabah kalktığımda güneş ışıkları odanın içini dolduruyordu. Gözlerimi zorla da olsa açmayı başarmıştım. Etrafı olduğundan sessiz bulmuştum. Umursamayıp yataktan doğruldum ve banyoya gidip yüzümü yıkadım. Döndüğümde Nehir'in yatağını hiç bozulmamış olduğunu gördüm. Bunu niye şimdi fark ediyordum, o nereye gitmiş olabilir ki? Belki de benden erken kalkmış, Kerim'in yanına gitmişti ya da dün gece hiç odaya gelmedi.
Biraz bozulmuştum bu duruma en azından telefonla haber verseydi. Tüm gece onu beklemiştim. Saat erkendi. Sabah sabah gidebileceği bir yer vardıysa o da Kerim'in yanıydı. O yüzden umursamadım. Benimle vakit geçirmek istemiyorsa zorlamanın bir anlamı yok. Madem bugün de tektim, o zaman kahvaltıyı burada değil, dışarıda yapmaya kararlaştırdım. Üzerime bir şeyler giyip çantamı aldım ve çıktım. Otele yakın bir restorana gidiyordum. Nehir olsaydı kahvaltı ısmarlayacaktım ama şansını kaybetti. Tek yürümek bile istemiyordum. O kadar arkadaşım vardı biri bile şu an yanımda değildi.
Kübra'nın öldürüldüğü video gözlerimin önüne gelince suçluluk duygusuyla ağlamaya başlamıştım. Polat da ortalardan kaybolmuştu. Nehir, Kerim'le birlikte eğleniyordu.
Kaç gündür Emir de yoktu. Hadi bizimki Kerim'leydi peki Emir nereye gitmişti?
Yolda yürürken, aklım hala Nehir'in bana neden haber vermediği konusunda doluydu. Bir yandan da Emir'in de nerede olduğunu merak ediyordum. Belki de ikisi bir yerlere gitmişlerdi. Hissettiğim bu yalnızlık ve terk edilmişlik duygusu beni rahatsız ediyordu.
Kendimi oyalamak için bir kafeye girdim. Oturdum ve menüyü gözlemeye başladım. İçimde bir his vardı, belki de Nehir buraya gelir diye düşündüm. Ardından bu düşünceyi kafamdan silip attım. Kahvemi yudumlarken, yan masada konuşan iki kadını duydum. Konuşmaları Nehir ve Kerim hakkındaydı. Sessizce dinlemeye başladım. Kulak misafirliği de denebilirdi.
Kadınlardan biri, aralarında bir çiftin herkesin önünde kavga ettiğini söyleyince öteki kadın şaşırmıştı. Kadın tartışanlardan birinin polis olduğunu söyleyince bu çiftin Kerim ve Nehir Nehir'in olabileceğini düşündüm. Onlara belli etmeden dinlemeye devam ettim. Kadının adamla tartıştığını ve otelden ayrıldıklarını söylüyordu. Bu sözler beni telaşlandırdı. Ne olmuştu da Nehir ve Kerim tartışmışlardı?
Merakım artık dayanılmaz bir hâl almıştı. Hemen kalktım ve hesabı ödeyip oradan ayrıldım. Kerim'in nerede olduğunu bilmesem de, Nehir'i bulmak için onu her yerde aramam gerektiğini düşündüm. Belki de sadece biraz yalnız kalmak istemişti. Hemen kötü düşünmemeliydim.
Sokaklarda yürüyerek Nehir'i aramaya başladım. Kalabalık yerlerde, parklarda, kafelerde gözlerimi dikkatle açık tutmaya çalıştım. Her köşe başında onu görmek umuduyla yürüdüm.
Bir süre sonra yorulmuştum ve bir banka oturup dinlenmeye karar verdim. Nehir'in nerede olduğunu düşünürken, telefonum çaldı. Arayan Emir'di.
"Alo, Mira nasılsın? Ben de sana geliyordum."
"Öyle mi ben de senin peşindeydim. Nehir'i bulmak istiyorum. Bana yardım et lütfen sen şimdi neredesin?" diye sordum heyecanla.
"Oteldeyim hatta odana doğru geliyordum. Sen otelde değil misin?"
"Yok otelde değilim, sen şimdi bunları boş ver de, Emir Nehir ya da Kerim'i gördün mü? " dedim.
"Kerimi gördüm sadece. Nehir'le tartışmışlar biraz, endişelenme, kötü bir şey olmadı."
Emir'in sözleriyle oturduğum banktan ayağı fırladım. En azından Nehir'in nerede olduğunu öğrenince rahatladım. Biraz daha beklemeye karar verdim.
Yavaş yavaş gözlerimi kapatarak dinlenmeye başladım. Nehir'i bulamamış olsam da, en azından yanımda olduğunu bildiğim dostlarımın olduğunu hissetmek beni rahatlatıyordu. Telefonu kapalıydı. Ona hiçbir şekilde ulaşılamıyordu. Nehir, Kerim'le tartıştıysa bana karşı neden sinirliydi?
Yürürken boş bir yer bulup oturarak düşüncelere daldım. İçimdeki burukluk hissi hâlâ duruyordu, ancak artık hayatıma yeni bir yön vermeye kararlıydım. Kendime olan güvenimi toparladım. Her şey çok güzel olacaktı buna eminim. Aklıma kötü şeyleri getirmemeliydim.
Kendime bir kiralık ev bulma konusunda kararlıydım. İnternet üzerinden araştırmalar yapmaya başladım ve birkaç ilan buldum. İçlerinden birkaçını inceleyerek randevu alıp evleri görmeye karar verdim.
İki saat boyunca şehirde dolaşarak kiralık evlerin bulunduğu bölgelere gittim. Biraz yorulmuş olsam da, Emir' düşünmeye fırsatım olmadığın için mutluydum
Sonunda, beğendiğim bir evi buldum ve hemen kiralama işlemlerini hallettim. Ev sahibiyle anlaştık ve bana birkaç gün içinde taşınabileceğimi söyledi.
Yeni evim, şehir merkezine yakın, ferah bir daireydi. Bir süre boyunca orada kendime bir düzen kurmayı hayal ettim. Yavaş yavaş eşyalarımı toplamak için biraz paraya ihtiyacım olduğunu biliyordum. Bu yüzden hemen yeni bir iş arayışına girmek için harekete geçtim.
O akşam biraz yorgun ama mutlu bir şekilde geçti. Yemek hazırlayıp yedikten sonra, düşündüğüm her şeyi bir kenara koyup biraz dinlenmeye karar verdim.


