İçeriğe geç

Kankar Geceleri

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Kankar Geceleri

Bölüm 2

2.Bölüm

*Violet* ( şimdiki zaman)

Penceremden gelen güneş ışıkları yüzünden, uykudan uyandım. Yatağımdan kalktım, banyoda işlerımı hall edip, kiyafetlerimi giyinmeye başladım. Simsiyah, bedenime tam olan, uzunkollu bir gömlek ve pantalon giyindim. Saçımı rahat olsun diye at kuyruğu yaptım,kızıl saçlarım çok güzel gözüküyordu. Kahvaltımı yapmadan önce her zaman, antremana gidiyordum. Bu yüzden kahvaltıları her zaman kaçırırdım.

Sarayın uzun, pürüssüz merdivenlerinden hızlıca indim. Bahçeye çıktığımda Oliveri gördüm. Her zamanki gibi beni bekliyordu, elinds iki kılıç vardı, biri bana özeldi. Oliver her zamanki gibi çok hoştu, dalgalı kahve renkli saçları yüzüne dökülürken, iki yeşil çift göz bana bakıyordu. Beni gördüğünde kocaman bir gülümsemeyle yanıma geldi,kılıcın birini bana uzattığında "Günaydın prenses"diyerek bana baktı. "Sizede günaydın,şovalyem". Bir-birimize böyle hitap etmeyi seviyorduk, aramızdaki şaka gibi birşeydi sanırım ama, hoşuma gidiyordu.

Kılıç eğitimine başlamıştık. Kılıçı bana doğru savurduğunda, yana doğru eğilmiş vaziyyette ona doğru saldırıda bulundum. Kılıçlar sahte olduğu için rahat bir-birimize saldırıyorduk. Yakınlaşıp bana saldıracakken, sağa doğru takla attım, hızla arkasına doğru koştum ve kılıcı kalbi olan tarafa bastırdım. Oliver yaralanmış gibi yapıp yere uzandı "kalbimden vurdun prenses" dediğinde gülerek karlışık verdim.

Bir saatlik kılıç eğitiminden sonra, güzel bir kahvaltıya hayır diyemeyecek kadar açtım. İlk önce odama doğru merdivenlerden çıktım, odama girdiğimde, güneşin ışıkları kırmızı örtülü yatağımı dahada rengini canlı tutuyordu. Eğitim için olan kiyafetleri üzerimden çıkardım. Saçlarımı açtım ve kendimi banyoya attım. Küvetin dolmasını beklerken kiyafet seçiyordum. Uzun kollu, bilekten sonrası geniş olan kolları elbiseye güzellik katıyordu, dörtken yakası olan, açık sarı elbiseyi yatağıma bıraktım. Küvet dolmuştu artık musluğu kapayıp bir ayağımı küvete saldım ve diğer ayağımıda suya daldırdım. Tüm vücudumu suya saldıktan sonra, eğitimden sonra olan yorğunluğumu dindiriyordum.

Banyodan çıkmıştım,kurulandıktan sonra hizmetçi odama girdi" prensesim kahvaltınız hazır" bana bakmak yerine yere bakıyordu. "Tamam teşekkürler" gülümseyerek teşekkürümü bildirdim, hizmetçi gidecekken durdurdum "bu kiyafetlerimi giymemde yardım edermisin? Zaten birini çağıracaktım" . "Tabii prensesim, siz isteyin yeter"

Kiyafetlerimi giyinip, saçlarımı yaptıktan sonra kahvaltıya indim. Masada çeşiyli yiyecekler vardı, çok güzel gözüküyorlardı gözlerime. Merdivenlerden tam indiğimde kral Hery masada oturmuş, beni bekliyordu. Beni gördüğünde bardağı masaya bıraktı, odada olan hizmetçilere, soğuk bir şekilde gitmesini söyledi. Masaya oturduğumda kahvaltıya başlamıştım. Kral Hery konuşmaya başladı, "Violet bak, sen benim kızım gibisin Sophia da senin kız kardeşin gibi" cidden sonunu merak ettim açıkcası. Sophia hakkımda ne söyledi acaba?

"Violet neden Sophia ya zarar verdin?" Bir dakika ne? "Üzgünüm ama kılıç eğitimini sonlandırmanı istiyorum". Masadan hızlıca kalktım "kralım ben birşey yapmadım gerçekten, Sophia yalan söyledi, lütfen kılıç eğitimimi sonlandırmayın". Sözümü tam bitirmeden " kızım yalan söylemez! Bir ay sonra 18-ne giriyorsun müstakbel kocan olacak, ne yapacaksın kılıç eğitimini?". Bir şey söylemek için hazırlanıyordum ki "Konu kapanmıştır! Afiyet olsun." Diye söyleyip odadan çıktı.

kılıç eğitimim yasaklandı tamam ola bilir gizlice yaparım ama, müstakbel koca nedir tanrı aşkına. Bie şey bulup bu bir ay içerisinde her şeyi değiştirmem lazım yoksa, gelecekteki kocam denen adam, kral olacak ve aşağılanıcam. Neden kızların dedikleri önemsenilmiyor? Erkek işlerine karışmayın falan. Yok ya ! Daha neler!?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.