İçeriğe geç

Kan ve güller VAMPİR AŞKI

Bölüm 12 · 2 dk okuma

Kan ve güller VAMPİR AŞKI

Bölüm 12

günaydın

Yatakta uyanan Millie, gözlerini araladığında karşısında gördüğü ilk şey Hunter’ın kusursuz, porselen gibi pürüzsüz yüz hatları ve o uykulu halindeki vahşi çekiciliği oldu. Geceyi berjer koltukta geçirmiş olmalarına rağmen, ne zaman uykuya daldıklarını hatırlayamadığı bir anın sonunda yatakta, kollarının arasında bulmuştu kendini. Hunter, sırtını yatak başlığına yaslamış, bir kolunu Millie’nin beline dolamış, diğer eliyle de genç kızın uykuyla dağılmış saçlarını kulak arkasına iliştiriyordu.

"Günaydın," dedi Hunter, sesi sabahin bu erken saatinde daha da kadifemsi ve pürüzsuzdü.

Millie’nin yanakları hafifçe kızardı; önceki gece söylediği saçma sapan şeyler birer birer zihnine hücum ederken, adamın bakışlarındaki o derin şefkat tüm utancını silip süpürdü. Sabahın o serin ve tembel havasında aralarındaki gerilim, gecenin o karanlık korkularından çok uzakta, tamamen tutkulu ve saf bir çekime dönüştü. Hunter eğilip dudaklarını Millie’nin dudaklarıyla buluşturduğunda, öpücük yavaş ve sabırlı başladı ama kısa sürede ikisinin de nefesini kesen yoğun bir dalgaya, ateşli bir sabah sevişmesine dönüştü. Oda, sadece dışarıdaki kuş cıvıltılarıyla değil, ölümsüz bir avcı ile bir insanın birbirine duyduğu o tutkulu uyumla doldu taştı.

Aşağı kattaki mutfakta ise durum, romantizmden ziyade tam anlamıyla bir kaos ve kahkaha şöleniydi.

Benji, tezgahın üzerine oturmuş, elindeki bıçakla ekmeğe çikolata sürerken bir yandan da tavada yumurtaları çeviren Selena’yı izliyordu. Üzerinde hâlâ siyah eşofmanları ve dağınık saçlarıyla sabah mahmuru ama oldukça neşeli görünüyorlardı.

"Sevgilim," dedi Benji kurnaz bir sırıtışla, çikolatalı ekmekten bir ısırık alarak. "Yukarıdaki turtacılar sonunda uyanabildiğine göre, biz de kendi geçmişimizdeki o efsanevi felaketleri masaya yatırabiliriz demektir."

Selena tavayı hafifçe sallayarak kaşlarını kaldırdı. "Hangi felaketten bahsediyorsun Benji? 18. yüzyılda Londra'da senin yüzünden cadılar mahkemesinden kaçıp ahıra saklandığımız günden mi, yoksa 1920'lerde gangsterlere vampir olduğunu kanıtlamaya çalışıp tüm mahalleyi ayağa kaldırdığın o sefil geceden mi?"

Benji kahkaha atarak tezgahtan atladı ve Selena’nın arkasından sarılıp boynuna hafifçe öpücük kondurdu. "Hey, o gangsterler kaşınmıştı! Ayrıca 18. yüzyıldaki o ahır olayı tamamen senin yeşil iksirinin yanlışlıkla inekleri uçurmasıyla başladı, bana atma."

Selena gülmemeye çalışarak omuz silkti. "İneklerin uçması harika bir deneyimdi, en azından köylüler günlerce uzaylı istilası sandı."

Tam o sırada, merdivenlerden gelen hafif ayak sesleriyle ikisi de başını kapıya çevirdi. Üzerine Hunter’ın bol gömleğini giymiş olan Millie ile arkasından sinsi bir tebessümle gelen Hunter mutfağa giriş yaptı. Millie’nin boynundaki ve yüzündeki hafif kızarıklıklar, gecenin ve sabahın hak ettiği özeti açıkça veriyordu.

Benji elindeki çatalı havaya kaldırarak göz kırptı: "Oooo, bakın kimler teşrif etmiş! Gençler, kahvaltı soğuyor ama önce dün geceki sarhoşluk itiraflarını masaya yatıralım mı, ne dersiniz?"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.