İçeriğe geç

Kan Emiciler

Bölüm 5 · 6 dk okuma

Kan Emiciler

Bölüm 5

4.Bölüm

4.Bölüm:İçimde ki kelebekler yaşamaya başladı sanki.

Yürürken nasıl olduğunu anlamadık ama buraya gelmek istediğimizi biliyordum bir hamburgerciye gelmiştik.

Çocuklar ne yemek istediğimizi sorduğunda Su bir şaşkınlıkla beraber "Herhalde hamburgercide çorba içmeyeceğiz." dediğinde Tuncay kendini yanlış ifade ettiğini anladı ve daha açıklayıcı bir şekilde cümleye başladı "Yani hangisinden tavuklu,etli, ... , hangisini tercih edersiniz?" Tuncay'ın bunları bu şekilde söylemesi daha önce böyle bir yere gelip gelmediğini düşündürüttü bana ve Su'ya da.

Artık hiç kimseye dokunmadan onların düşüncelerini okuyabiliyorumdum tabii ki Daren dışında herkesin aksine Daren daha kolay aklına görebileceğim biri olmalıydı bilmiyorum bunlar belki de benim düşüncelerim bile değildi, ve o esnada zihnimin içinde ruhumu sakinleştiren o ses duyuldu bu Daren'den başkası değildi ve olamazdı.

Daren:O zaman düşüncelerini sakla.

Neden bahsettiğini ilk bir kaç saniye anlamasam da sonrasında zihnimden geçirdiğim düşüncelerin cevabı olduğunu anladım, hiç gecikmeden bende konuşmaya başladım onun öncesinde bakışlarımı Daren'e çevirdim benden bir cevap beklediği çok açıktı ama sanki onun gözleri sadece konuşmamıza cevap değil de daha fazlasını bekliyordu ve ben bunu çok derinden hissediyordum.

Lalin: Sen benim düşüncelerimi okumayı ve değiştirmeyi bırakır mısın artık, hem bahsettiğin şey nasıl olacakmış.

Dediği şey dikkatimi çekmişti ve bunu o da anlamış olacak ki sesinden belli oluyordu

Daren: Hahaha.

Kahkahası öyle sıcak, öyle sevecendi ki bir an kendimi uçan bulutların içinde bulmuş gibi hissettim, kendimi özgürlüğün kalbinde ve onun yanında hissettim, o öyle bir güven barındırıyor ki, o öylesine içten ki kalbim bir sıcaklıkla doldu.

Daren: Cidden bu kadar merak mı ettin?

Heyecanlı bir ses eşliğinde sorusunu cevapladım

Lalin: Evet, söyleyecek misin?

Dediğim de biraz daha gülmeye başladı.

Lalin: Ne olduğunu söyle bende güleyim.

Daren: Tamam tamam söylerim ama bir şartla.

Sesinde ki alay yerine şartını kabul edip etmeyeceğimin merakı vardı üzerinde.

Lalin: Şartın ne şöyle bakalım.

Daren'in nefesini kulağımda hissettiğim de irkildim, o kulağıma dudaklarını yaklaştırdı her ne söyleyecekse bunu zihinden değilde normal söylemek istediği belliydi, kızlara döndüğümde çocuklarla konuşuyorlardı Daren konuşmaya başladı. (normal)

"Bu akşam ki baloya kızlarla beraber değilde benimle beraber geleceksin, evden seni ben alacağım ve seni ben dönüştüreceğim tüm şartları sadece bu." sözlerini bitirdikten sonra yüzünü bana çevirdi o zaman fark edebilmiştim, gözlerini ve yüzünü daha önce bu şekilde dikkatli bakmamıştım ona, gözleri anormal olarak kırmızıyıdı ama altın rengini de barındırıyordu, yüzünün kemikleri belli olsada aşırı değildi çok ama çok çekici durması

doğaldı yani.

Hemen kendime geldim ve sadece "Tamam, kabul." diyebilmiştim, gözlerimi ondan kaçırıp Araz'a bakmıştım "Az önce bir şeyler açıklayacaktın, ne oldu?" dedim, Tuncay, Araz'ı beklemedi ve söze atladı "Araz sizi oyalıyor, gerçekleri öğrenmenin zamanı." durup derin bir nefes aldı.

"Bu size biraz ağır gelebilir ama vampir olduktan sonra bir okula gideceksiniz ve o okulda sadece vampirler değil büyücüler ve cadılar da var bizde orada okuyoruz ama daha üst sınıflardayız bu sıkıntı yaratmaz birbirimizi sıklıkla görürüz, hemde sizde kendinizi ispat ederseniz bir üst sınıfa geçebilirsiniz."

Kızların gözleri fal taşı misali açıktı bende onlardan farksız değildim aslında Daren bizim yüzümüz de oluşan 'mutluluğu' görmüş olacak ki "Dersler çok basittir sınav dediğimiz şey ise sizinkinden farklı sadece bir kaç güç gösterisi." yüzümü yeniden Daren'e çevirdim "Cidden bunları şimdimi söylüyorsunuz?" cümlemi bitirmemle garsonun hamburgerlerimizi getirmesi bir olmuştu.

Yemeğimi yerken tek çıt bile çıkarmamıştım, Daren'in beni izlediğini hissediyordum en sonunda hamburgerimi bitirdim ve elimi kolama uzattığım da Daren şaşkın bir şekilde bana bakıyordu, bende neden bakıyorsun dercesine ona bakmaya başlamıştım.

Daren: Bu kadar acıktığını bilmiyordum istersen ikincisini sipariş edebilirim.

Dediğinde peçete yardımıyla nazik bir şekilde 'sanki biraz önce aç bir yamyam gibi yemek yememişim gibi' ağız kenarlarımı sildim ve bende onun gibi zihnimden konuşmaya başladım.

Lalin: Benimde dilimin olduğunu biliyorsundur umarım.

Tamam biraz sert çıkıştım ama anca sert konuşmadan anlıyordu diğer türlü alaya alıyordu dedikleri mi.

Sesi çıkmıyordu yoksa fazlamı üzerine gitmiştim daha fazla kendi kendime tartışma yaşamadan kızlara göz attım onlarda yemeklerini bitirmiş sohbet ediyorlardı " Kızlar gelsenize bir." diyerek ayaklandık kızlar ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı ki benim bir kaç adım arkamdan araların da konuşuyorlar dı.

Lavabonun kapısından geçerken kızlar durdular bende içeride bir şey mi var diye baktığımda üç kabinin karşısında ki duvarın yerden bir metre yükseklikte boydan boya ayna olduğunu gördüm, içerisi lavanta kokuyordu normalde ortak kullanım alanlarının kendine has kokuları vardır ama burası hem temiz hemde güzel kokuyordu benden tam puan almıştı.

Kızlara baktım ve içeriyi gösterdim hepimiz içeriye geçtiğimizde kızlar bana bakıyorlardı hepsini gözlerinde onlara ne anlatacağımı merak eden bir bakış vardı. Bende onları daha fazla meraklandırmadan konuşmaya başladım.

"Size anlatacaklarımı içeride anlatamazdım çünkü çocuklar zihninizin içindeler."

Ayşe fazlasıyla kendini kaptırmış olacak ki "Ben onu tanıyalıdan beri zihnimin içinden çıkaramıyorum ki." deyiverip tatlı bir tebessüm sundu bizler, Ebrar şen kahkahalarla güldükten bir kaç saniye sonra hepimiz gülmeye başladık, dışarıdan çok belli olsada yine de yazmak istiyorum Ayşe, Ahmet Can'a aşıktı hem de delicesine, Ahmet Can'da Ayşe'den hoşlanıyordu bence ama onun düşüncelerini okusam daha mantıklı olurdu.

Belki diyeceksiniz bir günde aşk mı olur? Bal gibi olur, bir insan başka birisini görmeden duymadan bile aşık olur o zaman düşünün hem görüp, hem duyup nasıl aşık olmasın?

Gülmemiz bittiğinde Ebrar asıl konuya dönmek istercesine bana keskin bakışlar atıyordu ki bende bu anı bekliyordum "Asıl konuya dönersek ben herhalde istemeden birisini üzdüm." dediğimde Ebrar omzuma vurdu ve "Nasıl biri? Küçük bir Daren tanesi olabilir mi? Beni yanlış anlamada her türlü belli oluyordu." off anlamışlardı tamam durumu toparlamalıydım, tam ağzımı açtım konuşacakken Su atlamıştı

"Şimdi bize ben onu arkadaşıyım o benim arkadaşım zırvalıklarından yapma her şey çok açık, tamam sevgili ol demiyoruz da şu hale bakınca en fazla çok ama çok yakın arkadaş diyebiliriz ama o da imkansız." Sözü Ayşe devralmıştı.

"Bak canım benim, seni böyle görmek çok hoş ama onunla bizle konuştuğun gibi konuşma çocuk yanlış anlayacak, öylesine şakalaşma amacı bile olsa nasıl biri olduğunu sen bile tam olarak bilmiyorsun." kendimi gözlerim dolmuş bir halde bulduğumda kızlar bana öyle sıkı sarılıyorlardı ki sanki bir kaç saniye bile olsa kendimi çok huzurlu bir sahil kıyısında hissettim ama yanımda o da vardı. Daren zihnime giriş ve düşüncelerimi değiştirmişti tam olarak o an da zihnimde ki huzurlu sesi tekrardan konuşmaya başlamıştı.

Daren: Seni üzmek istememiştim, alınacağını da düşünmemiştim, beni af eder misin?

Benim yüzümden kendini suçlu hissetmiş off kendimden nefret ediyorum, ben onu üzecek şeyler söylemiştim o beni değil.

Daren: Kendinden nefret etme sen çok iyi ve çok güzel birisin hem sen beni üzecek hiç birşey söylemedin aksine ben seni hiç düşünmeden konuştum. Lütfen beni af et.

Bu çocuk böyle konuşunca kendimi hem daha kötü hem de daha iyi hissetmiştim, ben böyle biriyle tanışabilecek kadar şanslı olduğumu da sanmıyorum, Daren'in içli bir nefes aldığını kulaklarımda duyduğumda ona bir cevap vermedigimi hatırladım ve tatlı bir telaş içerisinde ona cevap verdim

Lalin: Ben seni af ederim peki ya sen beni af eder misin?

İçime bir su serpilmişti ki kızlar artık bana sarılmasalar da ben onunla konuştukça hala o sahildeydim ama tek başıma değildim onunla, Daren ile birlikteydik.

Kızlar yüzümde ki gülümsemeyi görmüş olacaklar ki bana dikkatli bir şekilde bakmaya başlamışlardı o sırada Daren bir haberci edasıyla konuşmaya başladı

Daren: Çocuklar size bakmaya geliyorlar kızlarda heyecan yapmasınlar.

Onun mutluluk dolu kahkahasını duymuştum ama beni af edip etmediğini duymamıştım.

Daren düşüncelerimi tekrardan okumuş olacak ki cevapta gecikmedi.

Daren: Ben sana küsebilir miyim acaba, ama çıkın artık oradan yoksa akşama yetişemeyeceğiz.

O söylediğinde hatırlaya bilmiştim akşam ki baloyu saat 4'tü ne ara hazırlanacaktık off, kızlara bakmaya başlamıştım onlar benden bir cevap bekliyorlardı, sadece "Çocuklar bize bakmaya geliyorlar hadii çıkalım." demiştim devamını daha sonra anlatacaktım.

Kızlarla lavabodan çıkar çıkmaz karşımızda dikilen üç erkek vardı bunlar bizimkiler değillerdi ve lavabonun kapısını kapattığımız an kapı kaybolmuştu.

Merhaba ben geldim bu bölümü beğenirseniz sevinirim ve devamını merak ederseniz wattpad daha ilerdeyiz oradan da okuyabilirsiniz ve instagram dan beni takip ederseniz yeni bölümlerin geldiğini hemen öğrenebilirsiniz ben kaçar

İnstagram : a.book_llove

Wattpad: ZeynepSen423

BAY

Bölüm sonu

1 yorum