11.Bölüm: Karanlık benden korkmalı ben ondan değil.
Tam aklımdan bu gibi cümleler geçerken etraf beyaz ışıkla dolmuştu ya uyanıyordum ya da ölüyor.
Gözlerim karanlığa açılıyordu galiba ya da sonsuzluk için kapanıyordu. Bilmiyorum, ama tek bildiğim şey artık hayat benim için normal olmayacak.
Etraftan konuşma sesleri gelirken kulağımı kabarttım ama lanet gözlerim sanki kilit vurulmuş gibiydi, açılmıyorlardı.
Bunun yanı sıra hala ne konuşulduğunu anlayamadım. Biraz daha odaklanınca konuşanların Ayşe ve Su olduğunu fark ettim. Gözlerim artık benden bağımsız olarak açılmaya başladığında beyaz ve parlak ışık gözlerimi aldığından birkaç kere gözümü kırpıp biraz bekledim.
Bulanık olan görüş açıma iki silüet girdiğinde geri çekilmeye çalıştım fakat bir yatakta yatıyor oluşum hiç yardımcı olmuyordu.
"Lalin beni duyuyor musun? Ayşe şifacıyı çağır!"
Yanımdan çıkan rüzgardan Ayşe'nin sifacı mı? Nedir onu çağırmaya gittiğini anlayabiliyordum, bu seste Su'ya ait olduğundan yanımda ikisi olduğunu anlayabiliyorum.
Fakat bana ne olmuştu?
En son birisini hatırlıyorum ismi...Neydi tam olarak aklıma gelmiyor ama bana ablam olduğunu söylemişti. Ne garip.
Artık etrafımı biraz daha iyi görebiliyorken odaya birkaç kişi girdi içlerinde Ebrar, Daren ve tam hatırlayamadığım kendisini ablam olarak tanıtan kız vardı.
Onların dışında tanımadığım iki adam daha gelmişti birisi bana yaklaşırken diğeri odanın bir köşesinde acır gözlerle bana bakıyordu.
Adam bana biraz daha yaklaştığında Su elini uzatıp adama engel oldu.
"Ne yapacaksın?" Adam konuşacağı sırada adamın ağzından sözü alan beti benzi atmış sanki günlerdir uyumuyormuş gibi gözüken Daren'di.
"Sadece bir şeyi olup olmadığını kontrol edecek, kötü hiç bir şey yapmayacak."
Su'yun öfkeden kör olduğunu görebiliyorum fakat neden bu kadar sinirli ve öfkeli olduğunu bilmiyordum.
Kendini sakinleştirmek ister bir şekilde "Orası belli olmaz." Son harflere doğru dişleri arasından çıkmaya başlamıştı sesler.
Su elini çektiğinde adam bana biraz daha yaklaştı, gözlerime ışık tuttu, kalbimin atışını dinlerken aniden geri çekildi, benim anlamadığım bir dilde konuşmaya başlamıştı ve ben hiç bir şey anlamıyordum.
Sonrasında ne mi oldu? Herkesin gözünde şaşkınlık belirdi ve kendisini ablam olarak tanıtan kız yaklaşıp kalbimi dinledi, o da aynı şekilde geri çekilirken omuzlarımdan tuttu.
" Ne oldu birisi açıklayacak mı artık?"
Kızın gözleri bana dönerken benim gibi olayı anlamamış Ayşe ve Su bana destek çıkıp kızın ellerini çekmeye çalıştılar.
Kız onlara döndüğünde Su ve Ayşe bir kaç adım geri çekilmişti "Onlara ne yaptın?" Sinirlendiğim sesimin her tınısından anlaşılıyordu.
"Öncelikle sakın ol tamam mı?" Gözlerimi bende o kıza dikmişken bana seslenen Daren hiç yardımcı olmuyordu.
"Beni hatırlıyor musun?" kız bu cümleyi dediğinde tamamen farklı bir yerdeydik sanki zaman ve mekan burada sıkışmış gibiydi ve o da bunu biliyor olmalı ki beni buraya getirmişti.
Gözlerimi sakinlik içerisinde kıza dönmüştüm o da bunu bekliyormuş gibi konuşmaya başladı.
"Yıllar önce ülkemiz çok büyük bir iç savaş içerisindeydi..."
O konuşmaya başladığında etrafımda ki karanlık aydınlanmaya ve şekillenmeye başlamıştı. Tahminimce anlattığı zamanlar, günler etrafımda canlanıyordu.
"Astrid ne yapacağını bilmiyordu. Magnus'ta öyle ve bu savaşa bir son verilmesse daha çok ölüm olacağını da biliyorlardı."
Gözleri kapandığında o günleri hatırladığını ya da acı çektiğini düşünüyordum. Fakat o hislerinden ve yaşadıklarından güç toplayarak daha da şiddetle anlatıyordu.
"Magnus yani babam, ben, abim ve annemin güvenliği için bizi farklı bir yere göndermişti." Abim derken sesi buruklaşmıştı acaba ona bir şey mi olmuştu?
"Annem rüyasında yaratılmışı çağırmamız gerektiğini görmüş ve bizde ona uyduk, seni yarattık fakat işler beklediğimiz gibi gitmedi."
Tanrı aşkına bu ne diyordu böyle?
Etrafımda birden 3 süliet belirdi büyü benzeri bir şey yapıyorlardı.
"Abim gücünün hepsini kullandı ve güçleri ile beraber yok oldu, annem ise hafızasını kaybetti!"
Durdu. Yüzünde hafif bir gülümseme belirdi ve konuşmaya devam etti.
"Annem hafızasını kaybetmeden önce bana bir cümle kurdu 'O artık senin gibi benim kızım ve de senin kardeşin, sana vasiyetim eğer bana birşey olursa onu canın pahasına koru ve sakla.' ve bende seni korumak için kendimi feda ettirmiştim."
Bu seferde etrafta birilerinden kaçan ve aynı zamanda bir bebeğe büyü yapan bu kızın gençliği göründü. O etrafa bir özlem, bir sevgi ile bakarken ona döndüm.
"Anladığım kadarıyla beni savaşa bir son vermek için yarattınız değil mi?"
Ağzından olumlu mırıltılar çıktığında bu konuşmanın başından beri aklımda olan o soruyu sordum.
"Peki savaşa bir son verdikten sonra ben ne olacağım? Yok mu? Ben sizin hayatınız bozulmasın diye yaratıp kullandıktan sonra bir kenara atabileceğiniz birisi değilim olmam da!"
Kız bana hüzünle bakıyordu ama artık pekte umurumda değildi.
Kız elini şıklattığında önce ki yattığım yatakta kendimi buldum burası uyandığım odaydı bunu odanın görüntüsünden söyleyebilirim birde Daren tam karşımda dimdik duruyordu.
"Biraz konuşabilir miyiz?" Ben daha cevap vermeden konuşmaya başladı.
"Biliyorum kızgınsın, öfkelisin hatta beni asla affetmeyeceksin. Bu yüzden senden bir şey istemek için izin istiyorum."
Daren'e neden öfkeli olabilirim diye düşünürken aklıma onunda bu işte olabileceği gelmişti. Peki o zaman ona da sinirliyim fakat neden benden bir şey isteyecekti? Merak başıma ne işler açmıştı ah ah ve hala merakımla hareket ediyordum.
"Ne istiyorsun?" Sesim ben istemeden o kadar soğuk ve tehtid vari çıkmıştı ki ben bile bu ses tonuyla nasıl konuştuğumu anlayamamıştım.
"Tamam... Okula gidip eğitim almanı istiyorum. Bu sayede güçlerini kontrol etmeyi öğrenebilirsin."
Ne öğrenmesi, ne okulu diyordu bu tanrı aşkına hiç bir şey anlamıyordum.
"Alışveriş merkezinde demiştim, vampir olduktan sonra gitmeniz gereken bir okul olduğunu, oraya gideceksin."
Şimdi hatırlıyorum, ama ben vampir değilim. Daren elini bana doğru tutup yine bilmediğim sözcükler dediğinde kendimi geriye doğru çekilmiş hissettim.
Fakat ne birisi beni çekiyordu ne de az önceki odadaydım burası o akşamki balo salonuydu tam da Daren'in beni çağırdığı vakitteydim sonrası çok hızlı gelişti ablam olarak bildiğim kızın aniden ortaya çıkıp her şeyi anlatması, Ebrar diye bildiğim arkadaşımın aslında başka biri olduğunu öğrendim ve...
Yere yığıldım.