İçeriğe geç

Kan Emiciler

Bölüm 13 · 5 dk okuma

Kan Emiciler

Bölüm 13

12.Bölüm

12.Bölüm:Bazen bir şeyleri bilmek bilmemekten iyidir fakat bilgi öğrenmek içindir.

Fakat ne birisi beni çekiyordu ne de az önceki odadaydım burası o akşamki balo salonuydu tam da Daren' in beni çağırdığı vakitteydim sonrası çok hızlı gelişti, ablam olarak bildiğim kızın aniden ortaya çıkıp her şeyi anlatması, Ebrar diye bildiğim arkadaşımın aslında başka biri olduğunu öğrendim ve...

Yere yığıldım.

Bu yaşamış olduklarım bedenime biraz, aslında büyük çoğunlukla fazla gelmiş olabilir. Fakat ben onlara güçsüz yanımı bir kere gösterdim ve bu bir daha olmayacak.

Yere yığılış anımı gördükten sonra etrafim kalabalıklaşmaya başladı Amber ve Daren etrafta ki karmaşayı en aza indirmeye çalışırken diğer bir yanda Su ve Ayşe, Ebrar'ın bana yaklaşmasını engellemeye çalışıyorlardı.

Amber etrafın bu şekilde durmayacağını anlayıp zamanı durguttu tek hareket edebilen Ebrar, Daren, Ahmet, Tuncay , Araz, Ayşe, Su ve kendisiydi.

Tuncay, Araz, ve Ahmet , Su ve Ayşe'nin bir şeyler yapmasına engel olmaya çalışırken Daren beni kucağına aldı, Amber ona daha hızlı olup şatoya götürmesini söylüyordu. Evet o soru, şatonuzmu var? Ben de bilmiyordum ama var, galiba.

Bir anda yer değişti ve bir bahçeye dönüştü bu bahçe gerçekten bir şato bahçesiydi bu belli, o kadar ihtişamlı ki gözlerimi alamıyorum ve sadece bahçeye bakıyorum. Sıra bakışlarımı şatoya çevirmekteyken Su'yun bağırışı benim ve arkadaşlarımın aslında ne kadar zor bir duruma girdiğimizi anlattı.

Kızlar perişan haldelerdi bana yetişmeye çalışıyorlardı ve onları engelleyen kişileri yok etmeye. Fakat nafile çocuklar ne tek kelime ediyor ne de bir santim kımıldıyorlardı. Kızlarla bakışmayı kesip şatoyu incelemeye başladım ne de olsa geçmişi izliyordum, değiştiremezdim.

Şato beyaz renkteydi ve kapısı devasa bir boyuttaydı kapının önü ise tamamen mermerdi ve bu şatoya ayrı bir hava katıyordu, Daren kapının önüne geldiğinde muhafizlara seslendi, gelen iki muhafızdan birisine bilmediğim dilede bir şeyler söyledi ve muhafız resmen uçarak gitti.

Diğeri ise bizi bir yere yönlendiriyordu ve ben hala baygındım, bir odaya gelmiştik ve bu benim kaldığım değildi içerisinde çeşitli neşterler, makaslar, pamuk, kitap, havan, kuru bitkiler gibi malzemeler vardı herhalde hasta bakım odası olarak kullanıyordu.

Beni yatağa yatırdıklarında odaya iki adam girdi birisi benle ilgilenip ölçümler yaparken diğeri ise bana bakıyordu bana bakan oda da da bana bakıp hüzünlenendi diğeri ise sifaci bozuntusuydu.

Hüzünlü adam koltuğa oturduğunda Amber yanına gidip "İyi olacak, o benim kardeşim." dediğinde içimde bir yerlerde bir şeyler koptu çünkü şu ana kadar ailem olarak bildiğim kişilere ihanet ediyormuş gibi hissettim ve bu iğrenç bir his.

Hüzünlü adam Amber'a sarılıp saçlarını okşamaya başladı bir yandan da bir şeyler mırıldanırken bir an da

"Canım kızım benim." dedi bu normal bir cümle değil mi? Fakat benim için değildi çünkü bu adam o zaman benim babam ve kızına hasretle bakıyordu aynı zamanda karısının bu hale gelme sebebine.

Aslında sizlere anlatabilecek çok şeyim olsa da şu an, tam olarak şu an yok olmak istedim her şeyden uzaklaşmak tek kelime dahi edememek istedim.

Ben şuan bu anı kimsenin görmemesini istedim, çünkü ben kimim belli bile değil tamamen Aydın'lı değilim, tamamen insan değilim, tamamen yaratılmış değilim, tamamen vampir değilim, ve tamamen büyücü değilim.

Pekii ben kimim?

Her şey gibiyim, ama aslında hiç biri değilim. Ben herkesi memnun etmeye çalışırken kim olduğumu unuttum. Ne için yaşadığımı unuttum.

Ben kimim?

Artık kendimi sorgulamaya başladığım da etrafta ki görüntü hızlanmaya başladı sanki günleri, haftaları, belki de ayları bir kaç saniye de gösterdi bu zaman içerisinde uyandığım odaya taşındım.

Belki de hiç kimsenin bana dair tek bir düşüncesi bile kalmamışken uyandım evet, işte bu kadar. Ya sizler daha şatafatlı şeyler bekliyordunuz değil mi? Fakat gerçekler buna müsade ediyor. Bir kukla plan kızı kim umursar ki?

Etraf normalleşmeye başlarken bu seferde ittirildiğimi hissettim.

Ve odadayım. Daren benden bir cevap bekliyordu.

O okula gidecek miydim?

Belki ama ona cevap verip ümitlendirmek hiç istemiyordum.

Pekii ya neden hala ona karşı bu kadar iyi olabiliyorum?

Kendime sormam gereken ne de çok soru varmış ama ben bile çoğuna cevap bulamadım.

Daren bana olan bakışlarını değiştirip onun yerine umutsuzluk gelince hiç düşünmeden cevapladım

"Gideceğim. Fakat bu size benim sizlerin bir kuklası olduğumu ve her istediğinizi yaptırabileceğeniz anlamına gelmiyor. Bunu da unutmayın ve kızları yanıma istiyorum. Ebrar gelmesin!"

Ebrar... onunla konuşmam lazımdı fakat şimdi değil içimde ona olan sinirim daha geçmemişti ve şimdi onunla konuşursam bu sefer onu asla affetmezdim.

"Teşekkürler." Daren başka bir şey demeden odadan çıktıktan sonra otuz saniye bile olmadan odaya uçarak giren Ayşe ve Su beni mutlu etmişti. Çünkü gerçek arkadaşlık buydu, birine bir şey olduğunda onu her koşulda beklemek, bu çok kıymetli.

Yaşadığım şeyler bana her seferinde yeni şeyler öğretti, yeni bilgiler kattı. Umarım size de benim hikayem bir şeyler katar.

"Çok korktuk, hem de çok sana bir şey olacak korkusu beni yemeden içmeden kesti var ya sayen de 5 kilo verdim." Ayşe bu olay sanki çok komikmiş gibi kötü olan her şeyi dağıtmaya çalışırken onun gerçekten zayıflamış olduğunu fark ettim. Bence bu seferde o bayılsın ben zayıflayayım.

"Ayşe!" Su'yun bu konuda ki hassasiyetini anlayabiliyordum, içlerinden birisi de benim gibi ölüm uykusuna yatmış gibi dursa ben de böyle olurdum herhalde. "Ee siz ne yaptınız, vampir olmak hala istiyor musunuz?"

Ayşe istiyor gibi gözükse de Su'yun net cevabı yüzünden tek kelime edemedi "HAYIR!" pekii benim vampir olduğumdan haberi var mıydı?

Su'ya döndüğümde biliyormuş gibi gözüküyordu ve de bunu onaylamıyor gibi.

Ayşe bu sefer merakla sordu "O okula gidecek misin?" Sesinin tınısından ve gözlerinin bakışından bunun bir veda olacağını kısa sürede anladım.

"Gideceğim ama tek değil." Su dediğimi yanlış anlayacak ki hemen atağa geçti "Asla onlardan biriyle gitmene izin vermem! Hem de ASLA!" Ayşe bu ani çıkıştan ürkmüş olacak ki cenin pozisyonunu almıştı. Su baktığım yere döndüğünde Ayşe'nin bu halini görmüş olacak ki hemen yanına oturup saçını okşayarak özür dilemeye başladı.

Bu görüntü bir an da gözlerimin önün de değişti ve Amber'la o adam geldi, bu gerçekten kötüydü.

Ayşe biraz daha sakinleştiğinde konuşmaya başladım "Onlardan bahsetmiyorum." Su bu sefer biraz daha şaşırarak baktı "Pekii ya kimden bahsediyorsun?"

Evet o vakit geldi, o zaman patlatıyorum bombayı "Sizden." Ayşe anlayamamış bakışlar atarken Su durumu hızlıca toparlayıp sorulması gereken sorulardan birini sordu.

"Ama biz vampir değiliz, o ne olacak?"

İnstagram adresim

👇🏻

a.book_llove

En yeni bölümlerden haberdar olmak adına beni İnstagram hesabımdan takip ederseniz sevinirim.

Bir sonraki bölümde görüşmek üzere

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.