İçeriğe geç

Kan bağı

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Kan bağı

Bölüm 4

O gece

Babamın “Sana anlatmamız gereken bir şey var.” demesinden sonra evin içindeki bütün sesler kesilmiş gibiydi.

Saatin tik takları bile fazla yüksek geliyordu.

Annem karşımdaki koltuğa oturdu. Babam ise pencerenin önünde ayakta duruyordu. İkisi de bana bakmıyordu.

Bu, iyi bir şey değildi.

— Ne oldu? diye sordum.

Babam ellerini birbirine kenetledi.

— Öncelikle şunu bilmeni istiyorum...

Durdu.

— Ne?

— Sana hiçbir zaman zarar vermek istemedik.

İçimde garip bir his oluştu.

— Bu cümleyle başlayan hiçbir konuşma iyi bitmez.

Babam başını eğdi.

Annem gözlerini sildi.

— Fotoğraftaki kızın adını öğrenmek istiyorsun, değil mi?

— Evet.

— Peki öğrendiğinde duyacaklarına hazır mısın?

— Bilmiyorum.

Bir süre kimse konuşmadı.

Sonunda babam karşıma oturdu.

— O kızın adı... Aylin.

İsim odanın içinde yankılanmış gibi oldu.

Aylin.

Fotoğrafın arkasında silinmeye çalışılan o isim buydu demek.

— Kim o?

Annem cevap vermeden önce babama baktı.

Babam başıyla onayladı.

— Aylin bizim hayatımızda çok önemli biriydi.

— “Biriydi” ne demek?

Annem derin bir nefes aldı.

— Çok eski bir hikâye.

— Benimle ilgili mi?

Bu soruyu sorduğum anda ikisinin de yüzündeki ifade değişti.

Cevap vermediler.

— Benimle ilgili mi? diye tekrar ettim.

Babam ayağa kalktı.

— 2009 yılında...

Sesi titredi.

— ...hayatımızı değiştiren bir gece yaşandı.

— Nasıl bir gece?

Babam pencereye doğru yürüdü.

— O gece hastanedeydik.

Kalbim hızlandı.

— Neden?

Annem bu kez konuştu.

— Çünkü Aylin'in bebeği olmuştu.

Kaşlarımı çattım.

— Aylin'in mi?

Annem başını salladı.

— Evet.

Bir anda aklıma yüzlerce soru geldi.

— Peki bebeğe ne oldu?

Annem sustu.

Babam gözlerini kapattı.

— Bilmiyorum, dedi.

— Nasıl bilmiyorsun?

— Çünkü o gece her şey birbirine girdi.

Ayağa kalktım.

— Bana düzgün anlatın!

Annem irkildi.

— Bağırma.

— Yıllardır benden bir şey saklıyorsunuz! Fotoğraftaki kız kim, Aylin kim, o gece ne oldu?

Annem cevap vermedi.

Ben de daha fazla beklemeden odama gittim.

Kapıyı kapattım.

Ama konuşulanlar kafamın içinde dönüp duruyordu.

Hastane.

2009.

Aylin.

Bebek.

Ve en önemlisi...

Benim doğumum.

Çekmecemi açıp doğum belgelerimi aradım.

Bir süre sonra dosyayı buldum.

Belgeleri yatağın üzerine yaydım.

Doğum tarihim yazıyordu.

Doğduğum hastanenin adı da.

Belgeyi elime aldığımda gözlerim bir anda bir noktaya takıldı.

Hastane adı.

Babamın söylediği hastaneydi.

O an nefesim kesildi.

Tesadüf olamazdı.

Hemen salona döndüm.

— Ben hangi hastanede doğdum?

Babam cevap vermedi.

Elimdeki belgeyi kaldırdım.

— Bu hastanede mi?

Annem gözlerini kapattı.

Babam başını yavaşça salladı.

— Evet.

İçimde bir şey koptu.

— Demek o gece...

Babam sözümü tamamladı.

— Sen doğdun.

Odaya ağır bir sessizlik çöktü.

Ama hâlâ bir şey eksikti.

Aylin'in bebeği.

Benim doğumum.

Aynı hastane.

Aynı yıl.

Aynı gece.

Ve yıllardır saklanan bir fotoğraf.

— Aylin'in bebeği ne oldu? diye sordum.

Babam cevap vermedi.

Annem ise ağlamaya başladı.

Tam o sırada kapının zili çaldı.

Üçümüz de irkildik.

Babam kapıya doğru yürüdü.

Kapıyı açtığında karşısında hiç tanımadığım yaşlı bir kadın vardı.

Kadın babama baktı.

Sonra gözleri benim üzerimde durdu.

Yüzündeki ifade değişti.

Sanki beni daha önce görmüş gibiydi.

— Demek büyümüş, dedi.

Babamın yüzü bembeyaz oldu.

— Senin burada ne işin var?

Kadın cevap vermedi.

Bana bakmaya devam etti.

Sonra elindeki eski zarfı babama uzattı.

— Artık saklayamazsınız.

Babam zarfı almak istemedi.

Kadın zarfı yere bıraktı.

— Gerçeği öğrenmesinin zamanı geldi.

Arkasını dönüp giderken bir an durdu.

Bana baktı.

Ve sadece üç kelime söyledi:

— Anneni iyi dinle.

Kapı kapandı.

Yerdeki zarfa baktım.

Üzerinde tek bir isim yazıyordu:

Aylin.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.