İçeriğe geç

Kan bağı

Bölüm 10 · 4 dk okuma

Kan bağı

Bölüm 10

04.05

Telefon ekranındaki cümleye bakarken nefesimi tuttuğumu fark ettim.

“O saatte sen hastanede değildin.”

Bir süre hiçbir şey düşünemedim.

Sonra gözlerimi yavaşça anneme çevirdim.

Annem telefon ekranını görmeye çalışıyordu.

— Kim yazıyor? diye sordu.

Telefonu hemen kapattım.

— Kimse.

Annem yüzüme baktı.

— Bana yalan söyleme.

Bu cümleyi duyunca içimde garip bir şey oldu.

Çünkü bunu bana söyleyen kişinin annem olması ironikti.

Bana yıllardır doğruları anlatmayan bir insan, şimdi benden dürüstlük bekliyordu.

— Bana önce sen doğruları anlat.

Annem sustu.

Babam ayağa kalktı.

— Ne mesajı geldi?

— Sana ne?

— Göster.

— Hayır.

Babam ilk kez gerçekten öfkelendi.

— Göster şu telefonu!

Telefonu arkamda sakladım.

— Hayır!

O anda salondaki hava değişti.

Babamın öfkesi bir anda yerini korkuya bıraktı.

— Mesaj kimden geldi?

— Bilmiyorum.

— Ne yazdı?

Cevap vermedim.

Babam anneme baktı.

— Başladı.

Annem başını eğdi.

— Evet.

— Ne başladı? diye sordum.

İkisi de sustu.

— Ne başladı?

Babam pencerenin önüne gitti.

— Yıllar önce kapandığını düşündüğümüz bir mesele yeniden açıldı.

— Aylin mi?

Babam cevap vermedi.

— Aylin mi?

— Belki.

— Belki ne demek?

Babam dönüp bana baktı.

— Aylin'i bulmaya çalışıyorsun, değil mi?

Şaşırdım.

— Bunu nereden biliyorsun?

— Çünkü o hastaneye gitmenin başka bir açıklaması yok.

Demek beni takip etmişti.

— Beni takip mi ettin?

— Hayır.

— O zaman nereden biliyorsun?

Babam cevap vermedi.

Telefonumu tekrar açtım.

Mesaj hâlâ oradaydı.

Bir anda yeni bir mesaj geldi.

“Onlara güvenme.”

Sonra:

“Özellikle babana.”

Babamın yüzüne baktım.

Mesajı görmüyordu.

Ama sanki bir şeylerin farkındaydı.

— Sana bir şey soracağım, dedim.

— Sor.

— Aylin'in bebeği gerçekten kayboldu mu?

Babam uzun süre sustu.

— Evet.

— Sen gördün mü?

— Neyi?

— Bebeği.

Babam cevap vermedi.

— Gördün mü?

— Hayır.

Bu cevap beni şaşırttı.

— O zaman bebeğin kaybolduğunu nereden biliyorsun?

Babamın gözleri anneme kaydı.

Annem başını kaldırmadı.

— Hastaneden öğrendik.

— Kimden?

Babam cevap vermedi.

— Nermin mi?

Babamın yüzü değişti.

İşte aradığım tepki buydu.

— Nermin sana ne anlattı?

— Hiçbir şey.

— Yalan.

Babam bir anda sustu.

Annem araya girdi.

— Yeter.

— Hayır, yetmez!

Sesim titriyordu.

— Bütün hayatım boyunca benden bir şey sakladınız. Şimdi öğrendiğim her şey başka bir şeyle çelişiyor.

Babam bana baktı.

— Sana zarar gelmesini istemedik.

— Beni korumak için mi yalan söylediniz?

— Evet.

— Peki kimden korudunuz?

Babam cevap vermedi.

Tam o sırada kapı çaldı.

Üçümüz de sustuk.

Babam kapıya doğru yürüdü.

Ben de arkasından gittim.

Kapıyı açtığında kimse yoktu.

Sadece yerde küçük bir paket vardı.

Babam paketi görünce dondu.

— Dokunma, dedi.

Ama ben çoktan eğilip paketi almıştım.

Üzerinde isim yoktu.

Sadece küçük bir not vardı:

“04.05.”

Paketi açtım.

İçinden eski bir anahtar çıktı.

Anahtarın üzerinde küçük bir metal etiket vardı:

27

Babam anahtarı görünce yüzü bembeyaz oldu.

— Bu anahtar nereden geldi? diye sordum.

Babam cevap vermedi.

— Nereden geldi?

Annem anahtara baktı.

Sonra sandalyeye oturdu.

— O anahtar hâlâ onda mıymış...

— Kimde?

Annem ağlamaya başladı.

Babam ona yaklaştı.

— Artık söylemek zorundayız.

Annem başını salladı.

— Hayır.

— Bunu daha fazla saklayamayız.

— Eğer öğrenirse...

— Zaten öğreniyor.

İkisine bakıyordum.

— Kimde bu anahtar?

Babam bana döndü.

— Hastanenin eski arşiv dolabının anahtarı.

Kalbim hızlandı.

— Ama arşiv kilitliydi.

— Çünkü anahtar yıllardır bizde değildi.

— Peki şimdi neden geldi?

Babam cevap vermedi.

Anahtarı elime aldım.

Metal kısmında çizikler vardı.

Bir tarafında küçük bir harf fark ettim.

N.

Nermin.

— Bu Nermin'in anahtarı mı?

Babam gözlerini kapattı.

— Evet.

Telefonum tekrar titredi.

Yeni mesaj.

Bu kez sadece tek cümle vardı:

“Anahtar sana ulaştıysa, Nermin artık saklanmıyor.”

Ardından bir konum gönderildi.

Hastanenin adresi değildi.

Mersin'in başka bir yeriydi.

Haritada işaretlenen yerin altında bir isim vardı:

Aylin.

Ekrana bakakaldım.

Sonra babama döndüm.

— Ben oraya gidiyorum.

Babam başını salladı.

— Hayır.

— Neden?

— Çünkü orası güvenli değil.

— Neresi?

Babam cevap vermedi.

Ben de telefonu cebime koydum.

— O zaman tek başıma giderim.

Kapıya yöneldim.

Babam kolumdan tutmadı.

Sadece arkamdan seslendi:

— Eğer Aylin'i gerçekten bulursan...

Durdu.

— Ne?

Babamın sesi çok kısıktı.

— Ona ilk soracağın şeyi iyi seç.

— Neden?

Babam gözlerimin içine baktı.

— Çünkü onun sana vereceği ilk cevap, hayatındaki en büyük yalanı ortaya çıkarabilir.

Kapıyı açtım.

Dışarı çıktım.

Ama aklımda tek bir soru vardı:

Aylin benim hakkımda ne biliyordu?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.