İçeriğe geç

Kampta aşk başkadır

Bölüm 6 · 2 dk okuma

Kampta aşk başkadır

Bölüm 6

3. Bölüm

Neredeyse hiç bitmeyeceğini düşündüğümüz kurallar konuşmasını bitiren kimya öğretmenimiz, çadırlarımızı kurmaya başlamamızı söyledi ardından kendi çadırlarını kurmak üzere eşi olan fizik öğretmenimizin yanına gitti. Simay ve ben aynı çadırda kalacaktık. Fakat bir sorun vardı, biz çadır kurmaktan zerre kadar anlamıyorduk. Her ne kadar yorgun olsak da kurmaya çalışıyorduk.. Etrafıma bakınca kurulu olan sekiz çadır sayabiliyordum. Kurulması gereken yirmi çadır olduğunu var sayarsam az olduğunu söyleyebilirim. Ama diğer kurulumu bitmeyen çadırlara bakarsam, beş dakikalık işlerinin olduğunu söyleyebilirdim. En sonunda Simay dayanamayarak yere oturdu. Sonra bende onun yanına geldim, yumuşak çimlere kendimi bıraktım. Simay derin bir iç çekti.

-Duru güneş batmak üzere, çoğunluk çadırlarını kurdu ve biz bir arpa boyu yol ilerleyemedik ne kötü!

- Belki haklısın Simay, benim aklıma gelen başımıza geldi.

Hava yavaşça kararmaya başlamıştı, güneş yavaşça yerini aya veriyordu. Derken iki kişi yanımızda belirdi. Biri bana elini uzattı, diğer el Simay'ın önüne doğru geldi ve Simayı kaldırdı. Bana elini uzattan kişi beni, bir diğer eli ile sırtımı destekleyerek kaldırdı ve;

-Böylesi omurga ve sırt sağlığın için daha iyi. Her ne ise, ben Poyraz. Ya siz?

- Haklısınız. Bende Duru. Tanıştığımıza memnun oldum

, Poyraz.

Biz konuşurken Simay da diğer gelen Poyraz'nı arkadaşı ile kaynaşmış, hatta akşam için birlikte oynayabileceğimiz bir oyun bulmaya çalışıyorlardı. Onun da adı Kuzey' di galiba. Poyraz şöyle dedi;

- Biz aslında buraya sizin çadırınızı kurmanız için yardıma geldik. Eğer bir sakıncası yoksa tabii.

- Elvette, sakıncası yok. Yardımcı olursanız çok seviniriz.

Ardadan on dakika geçti ve çadırımızı kurdular. Sonra Payraz yeniden konuşmaya başladı;

- Ben oynu olarak bir şey düşündüm; katil bulma oyunu getirmiştik, belki onu oynamak istersiniz diye düşündüm. Anlaşılan siz bu tür şeyleri seviyorsunuz, zira çantanızın açık gözünde üç cinayet romanı dikkatimi çekiyor ayrıca bavulunuzda fazlaca kitap olduğuna eminim.

- Yine haklısınız. Aslında Simay ve ben bu tür oyunları sıkça oynarız.

Poyraz bana bakarak gülümsedi ve şöyle ekledi;

- Otobüstede okuyordunuz.

- Evet okuyordum.

Sonrasında Poyraz ve arkadaşı Kuzey izin isteyerek biraz dinlenmeye çekildiler. Simay, Kuzeye aşık olduğunu söyledi. Bana öyle geliyor ki, Poyraz bir Sherlock Holmes hayranı yada oldukça otoriter davranan biri. Ama şundan eminim, o galiba benim ruh ikizim...

Ben böylesine güzel düşüncelere dalmışken Simay yanıma geldi;

- Duru, bence Poyraz seni seviyor.

- Simay, Kuzey sana aşık...

Ardından kalkıp Simay'ın burada beklemesini, benim üstümü değiştireceğimi söyledim. Üstüme siyah bir sweatshirt altımada siyah bir tayt giygim. Üzerime giydiğim şeyi Simay ile ortak almıştık. Simayda benimle aynı şeyleri giymişti. Onların söylediği yere gittik ve oldukça güzel bir akşam geçirdik. Daha sonra üstüme siyah bir eşofman altı ve polar bir üst giydim. Çadırımıza çekildik, sanki daha önce hiç konuşmamışız, görüşememişiz gibi davranacağız. Galiba ilk kez aşık oldum... Annem ve babam bunun insanı kötü etkileyebileceğini, daha önce yaptığı şeyleri yapamayacak hale sokacağını söylerlerdi. Aşkın insan üzerindeki etkisi ne garip!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.