Peş peşe uçağa giriş yaptığımızda montumu ve çantamı kabin dolabına yerleştirip,cam kenarına oturmuştum ki tesadüfün böylesi dedirticek şey gerçekleşmişti. Şahin: Kötü kötü bakma ufaklık. Belki de kaderimiz bir yazılmıştır. O gün romantik bulduğum bu cümlenin şimdi ayağımdaki prangaların sebebi oluşu daha da canımı yakıyordu. _______________________________________Uçuş boyunca hiç durmadan sohbet ettik, güldük bol bol da kendimizden bahsettik. Yani sanırım en çok ben bahsetmiş olabilirim. Napim biraz fazla konuşuyorum sanırım. Tayinimin Van'ın küçük bir kasabasına çıktığını biliyordum ama bilmediğim şey oraya haftada bir gün otobüs olduğuydu. Moralim bozulmuştu bilmediğim bir şehirde gece vakti yine hiç bilmediğim bir kasabaya giditmek zorundaydım. Şahin: Hadi ama sana söyledim. Yeni arkadaşın koskoca bir Ağa! Seni hiç yalnız bırakırmıyım? Bırakmaz mısın? Şahin: İzin versen hiç bırakmam da. Efendim ne dedin? Aslında duymuştum ama ezik bünyem böylesine yakışıklı bir adamın benimle ilgileniyor olabiliceğini kabul edememişti. Şahin: Seni bizim otellerden birine yerleştiririz. Yarında birlikte kahvaltı yapıp, Van kahvaltımız meşhurdur. Birlikte kasabaya gider seni uygun bir eve yerleştiririz. Otel'e bıraksan yeter Şahin. Zahmet vermek istemem sana. Şahin burnumun ucuna minik tatlı bir fiske vurup duymamış olayım dedi. Aklım kalbimin atışı ile gölgelenmemiş olsaydı o an şüphe ederdim. Beni konağında ağırlamak yerine göz önünden olmayacağım oteline götürüyor oluşunu sorgulardım. Güneydoğu misafir perverliği ile ünlüdür çünkü. Beni evine götürmek istememsini sorgulardım. Yemin ederim sorgulardım ve ondan olabildiğince uzağa kaçardım. Kalbim aklımı ele geçirmemiş olsaydı. Uçaktan iner inmez Haşim ve diğer iki adam eşyalarımızı almış ve bizi çıkışta ultra lüks araçlara yönlendirmişlerdi. Çok mu zenginsin? Yani yanlış anlama hiç burnu havada tiplerden değilsin. Şahin: Hahaha o tiplerden çok mu tanıdın ufaklık? Bunu söylerken hafif çenesi kasılıp gerilmişti. Beni mi kıskanmıştı o? Hayır hayır öylelerini yanıma bile yaklaştırmam. Demiştim zaten bir tane çok yakın arkadaşım var ve oda yurtdışında. Şahin: Asma o güzel yüzünü ufaklık. Yaklaştırma da zaten, tcık gerek yok. Hem artık ben varım yetmez mi? Bilmem. Uranınca ilk kulaklarım kızarır lanet olsun. Gülerek ellerini kulağıma koyduğunda buz gibi parmaklar ile anlık serinlesemde yaptığı hareket daha da utanmama sebep oldu. Şahin: Tamam utanma artık güzelim. Çektim elimi bakmıyorum da sana rahatla. Yolculuğun kalanı, ara sıra kaçamak bakışmalarla sessizlik içinde sürmüştü. Otel oldukça lüks ve tabiki adından da anlşalıcağı üzere onundu.Beni çok abartılı olmayan bir odaya yerleştirmeden önce otelin restaurantında güzel bir yemek yemiştik birlikte. Sonrası çok hızlı oldu. Beni kasabaya getirmekle kalmamış, müstakil küçük bir ev tutup,nasıl ne ara hallettiğini anlamdığım bir biçimde evimi ihtiyacım olan tüm eşyalarla donatmıştı bile. Günler telefonda uzun uzun konuşarak geçiyordu. Haftasonları beni alıp yakın illeri gezdiriyordu. Bir kaç kez henüz Van'ı keşfetmedim desem de kan davası var, rahat edemeyiz biz büyük bir aşiretiz diyerek beni geçiştiriyordu. Bir ayın sonunda nasıl oldu hiç anlamadım ama onun sevgilisiydim. Şahin Kara benimdi, yada ben saf kalbimle öyle sanıyordum. Öğretmenlik benim için baba mesleği bir çeşit riyakatti. Ve ben mesleğimi çok severek yapıyordum. Yaklaşık 4 aydır mutlu bir ilişkinin içindeydim. Seviyor ve seviliyordum. Bana istemediğim şekilde asla dokunmuyor, kişisel alanıma saygı gösteriyordu. Ufak öpüşmeler dışında yakın temasımız olmamıştı. Baharın son demleri, sıcakların yakıcı ve boğucu havası henüz geçmişken bahçede göğsüne sokulduğum adamla keyif yapıyordum. Şahin: Güzelim ben artık sensiz yapamıyorum. Çok seviyorum seni biliyorsun dimi? Hı hı bende seni çok seviyorum Şahin. Şahin: Evlenelim, benim ol istiyorum. Ciddiydi sevdiğim adamla geçicek bir ömür rüya gibiydi. Yada kabusun başlangıcıydı ben görememiştim. Sen ciddisin! Ellerini yüzüme kenetlenip masum bir öpücük bıraktı dudaklarıma. Şahin: Hemen şimdi gidip imam nikâhı kıyalım. İmam nikâhı mı? Yüzüm düşmüştü farkındaydım. Beni ailesi ile bile tanıştırmamış olduğu gerçeği yüzüme tokat gibi çarptı o an. Hafif geri çekilmiştir ki sımsıkı sarıldı bedenime. Şahin: Çağınım, aklına niye kötü kötü şeyler getiriyorsun hemen güzelim? Çok aşığım sana, hem tek bir yanlışım oldu mu bu güne kadar? Hayır. Dedim fısıltı gibi çıktı sesim. Sonra o konuştu ven dinledim ve yine yenildim. Aşiretin dışardan birini hemen kabul etmek istemiyceğini, annesinin beni bildiğini ve onay verdiğini anlattı. Önce imam nikâhı kıymanın burda normal karşılandığı üzerine uzun uzun konuştu. Özel durumumum bu evliliğin kabulü için çok büyük bir fırsat olduğunu söylediğinde ikna olmuştum bile. Özel durumum ne mi? Ben içimde rahmi olan intersex bir bireyim. Yani çocuk doğura biliyorum. Bunu ilk ilişkiye başlamaya karar verdiğimizde ona bunu dürüstçe anlatmıştım.Tepkisi ise ona yeniden aşık olmama sebep olucak türdeydi. Beni kucağına alıp sevinçle bağırmıştı. Şahin: Sonunda be sonunda sevdiğimden bir evladım olucak. Mucizemsin benim ufaklık, mucizem! Sense benim cehennemim oldun. Bölüm Sonu.... Yeni bölümde görüşmek üzere👋
Bölüm 2
B. 2
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.