Bunu ilk ilişkiye başlamaya karar verdiğimizde ona bunu dürüstçe anlatmıştım.Tepkisi ise ona yeniden aşık olmama sebep olucak türdeydi. Beni kucağına alıp sevinçle bağırmıştı. Şahin: Sonunda be sonunda sevdiğimden bir evladım olucak. Mucizemsin benim ufaklık, mucizem! Sense benim cehennemim oldun. _______________________________________O gece her şeyi anlamış ve kabul etmiş görünsem de içimde bir yer bağırıyordu. Ben o sese kulaklarımı tıkamayı seçtim, ne büyük hata! Ertesi sabah uyandığımda Şahin yanımda yoktu. Dün gece onu kırmış olduğumu düşünerek elim telefona gitmişti ki dış kapının açılıp kapanma sesi geldi. Sevgilim.. Şahin: Benim güzelim, hadi hala yatıyorsun ufaklık. Nerdeydin? Saat daha erken ve bugün haftasonu. Şahin: Muahh büzme şunları yememek için zor duruyorum. Bu gece doya doya yiycem seni orası ayrı. Bana duyduğu arzuyu ilk günden beri saklamadan açık açık yaşıyor oluşuna alışamamıştım. Şahin kulaklarıma öpücük kondurup cebinden kadife bir kutu çıkarttı. İçinde çok zarif, nerden bakarsan bak ben pahalıyım diye bağıran abartı bir yüzükle bakışıyordum. Yüzük buralarda ki çoğu erkeği yada kadını kendine aşık edicek gösterişte olsada, ben abartıyı ve şatafatı oldum olası sevmezdim. Şahin: Beğenmedin mi? Ama sen Kara Aşireti'nin Damadısın güzelim. Sana basit bir yüzük yakışmazdı. Hemen yüzümü toparlamaya çalışarak gülümseyerek elimi kaşıkçı elmasının muadili yüzüğüme uzattım. Senin alyansın nerde peki? Elinde yine Haneden mensuplarına yaraşır büyüklük ve gösterişte ki yüyüğünü gösterip gülümsedi. Şahin: Bu aile yüzüğümüz, Aşiretin Ağası bu yüzüğü takar. Hadi abdestimizi alalım, senin için şık bir takım aldım nikah için onu giyersin bugün. Şahin bu kadar acele etmeye ne gerek var? Biraz hızlı.. Gözlerinde ilk kez bambaşka bişi gördüm. Cümlemi bile tamamlıyamadım. Adını o gün koyamadığım konduramadığım ama sonrasında bir ay boyunca hergün gördüğüm öfke, itaat ettirme arzusunu ilk o gün gördüm. Şahin: Afedersiniz Çağın Bey! Çok aşık olduğum için sizinde benim gibi hissettiğinizi sandım. Acele etmeyelim siz bir beş yıl düşünün ha ne dersiniz?! Şahin yanlış anlıyorsun. Üstelik bağırmana ve beni kırmana hiç gerek yok. Seni seviyorum bunu biliyorsun. Bak parmağımda senin yüzüğün var. Derin derin nefesler alarak sakinleşmeye çalıştı. Sonunda başarmış olucak ki, kocaman kolları arasında sımsıkı sardı bedenimi. Şahin: Affet güzelim, bu kadar yaklaşmışken kaybetmekten korktum. Hadi hazırlanalım gidip evlenelim ufaklık. Ya ufaklık değilim sevgilim. Bir kaç saat sonra eşin olucam. Şahin: Haklısın sevgili eşim. . . . Şimdi İmamın karşısında karşılıklı oturmuş bize sorulan soruları cevaplıyorduk. Şahitlehimiz Haşim ve kasabada korumalığımıda yapan Davuttu. İmamın sorduğu soru ile anlık duraksasamda Şahin imamı uyaran bir tonda devam edelim dediği için ilk tepki veremedim. Kalbimde ince bir sızı oluşmaya başladığında sanırım Aklımın yeniden tüm bedenime hükmetmeye başladığı an o andı. Bir saniye bir saniye, ne demek istediniz? İkinci eş derken? İmam ağzını açmıştı ki Şahin onun yerine cevap verdi. Şahin: Bişi demek istemedi! Dili sürçtü dimi İmam Efendi! İmam korksada geri adım atmadı ve dünyamı başıma yıkan o cümleleri tekrar kurdu. İmam: Ağa'da olsanız, korkudan ben yalan konuşmam Şahin Ağa! Nikah akdinde her iki tarafta tüm hakikatleri söylemekle yükümlüdür. Aksi takdirde nikah geçersizdir. Hüküm Allâh katında tektir. Rızası olmadan haşa Allah'ımı kandırmak istersin? Şahin: Seni gebertirim adam! Kıy şu nikahı! Çağın anlatıcaktım zaten önemsiz küçük bir detay! Hahahaha küçük öyle mi? Evli olman küçük bir detay mı? Evde bir eşinin olması minik sonra anlatılıcak bir detaydan mı ibaret! İmam son golü sona saklamıştı beş belli. İmam: Eşi ilk çocuklarına gebedir. Ben bilip kabul ettin sandım oğlum. Yoksa ölüceğimi bilsem böyle bir işe alet olmazdım. Kulaklarım uğulduyordu bu yaşadıklarım bir kabustu. Sevdiğim adam aylardır beni gözlerimin içine baka baka kandırmıştı. Şahin: Yemin ederim seni gebertirim! Çağın ben seni seviyorum, o aşiret için yapılmış bir evlilikti. Sen delisin! Beni kandırdın yalanlar söyledin! Karın hamile! Karının koynundan çıkıp bana mı geldin? Defol ne senin yüzünü bile görmek istemiyorum! Şahin cebinden silahını çıkartıp İmamın dizine sıktığında sadece çığlık atıyordum. O ise adama hala bu nikahı kızıcaksın Çağın benim eşim olucak diye bağırıyordu. Asla duydun mu beni? Asla senin eşin olmayacağım asla! Al yüzüğünü de ne seni nede senden bir izi hayatımda istemiyorum. Adamları Şahin'i güçlükle zabdediyorken imam acı ile kıvranıyordu. Bu hengameden yaralanıp hızla o evden çıktım. Deli gibi koşuyordum nereye gittiğimi bilmeden. Sonra havaya iki el silah sesi duyuldu meydanda. Sonra onun sesi yankılandı. Şahin: Sen benimsin Çağın! Sonraki kurşunu kafana yemek istemiyorsan buraya dön! İstiyordum! Onun olmaktansa seve seve ölürdüm ama bu istediğimi anlayabileceğini hiç sanmıyordum. Şahin saymaya başladığında zaman da akmayı bıraktı. Şahin: Bir... İki.... Üç.... Bir kurşun sesi daha, bacağımda sivrisinek ısırığı bir ısırık. Önce bir yanma. Sonrası korkunç bir acı bedenimi dalda dalga esir aldı. Yere yığıldığımda yanı başımda şevkatle bacağıma gıravatı ile tampon yapan Şahin, katilim.Dokunma bana! Ölürüm duydun mu ölürüm yine de senin olmam Pislik herif! Yüzüme yediğim sert tokatla başımı yerdeki taşa çarptığımda gülümsüyordum. Senden kurtuldum. Çok erken sevindiğimi çok acı yollarla öğrendim. Bölüm Sonu.... Yeni bölümde görüşmek üzere 👋
Bölüm 3
B. 3
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.