İçeriğe geç

Kalpten satırlar

Bölüm 6 · 3 dk okuma

Kalpten satırlar

Bölüm 6

Hayal

Bir şarkıyı başa sarıp, tekrar tekrar dinliyorsan, o başa sardığın şarkı değil, hayallerindir.

Pablo Neruda

★İnsanı hayatta tutan el ★

Hayaller... Belki de insanın hiçbir zaman eline tam olarak geçiremeyeceği, ama yine de peşinden yürümekten vazgeçemediği görünmez yıldızlardır. Kimisi onları çocukluğunun cebinde taşır, kimisi ise yıllar geçtikçe bir çekmecenin en karanlık köşesine saklar. Fakat ne kadar unutmaya çalışsak da, hayaller unutulmaz. Çünkü onlar yalnızca düşüncelerimizde değil, kalbimizin en sessiz odalarında yaşamaya devam eder.

Bir çocuğun gözlerindeki parıltıyı hiç fark ettiniz mi? Bir oyuncak görünce değil sadece... Geleceğini anlatırken. "Doktor olacağım." der. "Yazar olacağım." der. "Gökyüzüne çıkacağım." der. O anda kimse ona imkânsızın ne olduğunu öğretmemiştir. Dünya henüz onun umutlarını kıracak kadar ağır değildir. Belki de bu yüzden çocukların hayalleri yetişkinlerin planlarından daha gerçektir.

Peki sonra ne olur?

Yıllar geçer. İnsan büyür. Büyümek yalnızca boyun uzaması değildir; bazen umutların kısalmasıdır. Bir gün biri gelir ve "Yapamazsın." der. Bir başkası "Bu işten para kazanılmaz." der. Sonra bir diğeri "Gerçekçi ol." diye fısıldar. Ve fark etmeden insan, kendi sesini değil başkalarının korkularını dinlemeye başlar.

Oysa hayaller korkuların değil, cesaretin dilini konuşur.

Hayal kurmak çoğu zaman küçümsenir. "Boş hayal..." derler. Ama dünya üzerinde gördüğümüz her büyük şey, önce bir insanın zihninde küçücük bir hayal olarak doğmadı mı? Bir köprü, bir roman, bir şarkı, bir uçak... Hepsi önce görünmeyen bir düşünceydi. Eğer insanlar hayal kurmasaydı, bugün gerçek dediğimiz birçok şey asla var olmayacaktı.

Belki de sorun hayal kurmak değildir. Sorun, hayal kurmaktan vazgeçmektir.

İnsan bazen kendi hayallerinin mezarını kendi elleriyle kazar. Çünkü başarısız olmaktan korkar. Oysa başarısızlık, hayallerin düşmanı değildir. Asıl düşman denememektir. Kaybetmek acıtır, evet. Ama hiç başlamamak, insanın içinde yıllarca kapanmayan bir boşluk bırakır.

Gece yatağa uzandığınızda hiç kendinize şu soruyu sordunuz mu?

"Eğer korkmasaydım, bugün nerede olurdum?"

Belki cevabı bilmiyorsunuz. Ama bu sorunun sessizliği bile insanın içine dokunur.

Hayaller bazen gerçekleşmez. İşte en acı gerçeklerden biri budur. Her emek ödüllendirilmez. Her bekleyiş mutlu bitmez. Bazen insan yıllarını verir ve sonunda ellerinde sadece yorgunluk kalır. İşte tam o anda insanın kalbi ikiye ayrılır. Bir yanı "Artık bırak." der. Diğer yanı ise fısıldar:

"Belki yarın..."

Ne gariptir ki insanı hayatta tutan çoğu zaman işte o küçücük "belki" kelimesidir.

Çünkü umut, kesinlikten değil ihtimalden doğar.

Hayaller yalnızca ulaşılacak bir hedef değildir. Onlar aynı zamanda insanın kim olduğunu anlatan aynalardır. Bir insanın neyi hayal ettiğini bilirseniz, aslında kim olmak istediğini de öğrenirsiniz. Kimisi dünyayı değiştirmek ister. Kimisi yalnızca annesini gururlandırmak... Kimisi sevdiği insanın yüzünü güldürmek... Kimisi ise sadece huzurlu bir sabaha uyanmak.

Hangisi daha değerli?

Belki de hiçbirinin diğerinden farkı yoktur. Çünkü her hayal, onu kuran insan kadar özeldir.

Bazen en büyük hayal, milyonlar kazanmak değildir. Bazen en büyük hayal, kimseyi kaybetmeden yaşlanabilmektir.

İnsan bunu ancak sevdiklerini kaybetmeye başladığında anlar.

Hayat bize sürekli koşmayı öğretir. Daha çok kazanmayı, daha yükseğe çıkmayı, daha başarılı olmayı... Ama kimse bize durup gökyüzüne bakmayı öğretmez. Oysa belki de hayaller tam orada saklıdır. Acele etmeyen bulutların arasında...

Bir kuş neden uçar?

Çünkü kanatları vardır.

Peki insan neden hayal kurar?

Çünkü ruhunun kanatları vardır.

Kimse o kanatları göremez. Ama insan onları hissettiği sürece yaşamaya devam eder.

Ve belki de en güzel soru şudur:

Gerçekten hayallerimizi mi büyütüyoruz, yoksa korkularımızı mı?

Bir gün dönüp geriye baktığınızda, keşke dediğiniz şey başarısızlıklarınız mı olacak, yoksa hiç cesaret edemedikleriniz mi?

Belki de hayatın en ağır yükü, gerçekleşmeyen hayaller değildir.

Hiç kurulamayan hayallerdir.

Ve unutmayın...

Hayaller bazen gerçekleşmek için değil, bize yürümeyi öğretmek için vardır. Çünkü insan vardığı yer kadar, uğruna yürüdüğü yolların da toplamıdır. Belki sonunda istediğiniz yere ulaşamayacaksınız. Ama çıktığınız yolculuk sizi başladığınız insan olarak bırakmayacak. İşte hayallerin gerçek mucizesi de budur. Onlar yalnızca geleceği değiştirmez; daha o geleceğe varmadan insanın kendisini değiştirir...

Bölüm sonu

1 yorum