İçeriğe geç

Kalp çıkmazı( mahalle)

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Kalp çıkmazı( mahalle)

Bölüm 2

2. Bölüm

Berfu’nun odasına girdiğimde, yatağa kendimi attım ve tavana bakarak, "Berfu, ben görünmez bir duvar mıyım?" diye sordum.

​Berfu çizim kalemini bırakıp şaşkınlıkla bana döndü. "Ne oldu yine? Sabah sabah Ateş abimi mi gördün?"

​"Abin bana yine 'bizim küçük kız' demiş," dedim, sesim hem öfkeli hem de kırıktı. "22 yaşındayım Berfu! Gelecek yıl avukat olacağım. Ama o beni hala elinde dondurmayla sokakta koşan o 10 yaşındaki çocuk sanıyor. Bıktım artık."

​Berfu yatağın kenarına oturdu, beni tepeden tırnağa süzdü. Üzerimdeki o bol tişörte baktı. Yüzünde muzip bir gülümseme belirdi.

​"E haksız sayılmaz Leyla. Adam her gün adliyede şık, topuklu ayakkabılı, iddialı kadınlarla çalışıyor. Sen ise karşısına hep 'Barış’ın çırağı' gibi çıkıyorsun. Eğer Ateş Atakan’ın dikkatini çekmek, o gözlerdeki 'küçük kız' imajını yıkmak istiyorsan... Önce o imajı gerçekten yıkman lazım."

​Gözlerimi kıstım. "Nasıl?"

​Berfu gardırobunun kapaklarını sonuna kadar açtı. "Bugünden itibaren o bol tişörtleri, rahat kıyafetleri dışarı çıkarken giymeyi bırakıyoruz. Madem o bir avukat, sen de onun dilinden konuşacak bir kadın gibi giyineceksin. Bakalım o zaman da sana 'küçük kız' diyebilecek mi..."

​O gün, mahallenin o tanıdık, huzurlu sessizliği zihnimde bambaşka bir gürültüyle çınlıyordu. Akşamüzeri eve döndüğümde, bir savaş planı yapmış bir general gibi kararlıydım. Odama girdim, dolabımı baştan aşağıya gözden geçirdim.

​Tam o sırada kapı çalındı. Gelen Ateş’ti.

​"Barış! Oğlum, akşamki dava dosyaları hakkında konuşmamız lazım. Çıkmıyor musun aşağıya?"

​Ateş’in o tok, erkeksi sesi odamın içinden bile duyulabiliyordu. Kalbim göğüs kafesimi zorluyordu. Kapıyı açtım ve salona çıktım. Üzerimde evde giydiğim rahat ama daha derli toplu bir kazak vardı, saçlarımı özenle toplamıştım ve yüzümde daha önce hiç yapmadığım kadar belirgin bir makyaj vardı.

​Koridorun sonundaki salonda, Barış ayağa kalkarken Ateş bana doğru döndü. Bir anlığına duraksadı. O alıştığı, sürekli bol tişörtüyle oynayan "küçük Leyla"dan farklı bir şeyler vardı karşısında. Bakışlarındaki o netlik, bu kez şaşkınlıkla birleşmişti.

​Gözleri üzerimde bir saniye fazla takılı kaldı. O meşhur, her şeyi analiz eden avukat bakışları, bu kez daha derinleşti. Barış ise arkasında hiçbir şeyden habersiz, "Leyla, bugün bir farklılık var sanki? Güzel olmuşsun, yakışmış," dedi gülümseyerek.

​Ateş, bakışlarını benden zorlukla ayırıp Barış’a döndüğünde, sesi bir tık daha düşük çıkıyordu. "Dava dosyaları Barış... Dosyalar. Hemen incelememiz lazım."

​İlk hamle başarılıydı. Ateş bir şeylerin farklı olduğunu anlamıştı. Bu küçük dokunuş bile adamın dikkatini çekmeye yetmişti.

​

Bölüm sonu

1 yorum