İçeriğe geç

Kalp Atışı

Bölüm 5 · 9 dk okuma

Kalp Atışı

Bölüm 5

5-ci bölüm: Güven

Satır altı yorumlarınızı eksik etmeyiniz. İyi okumalar💓

•••

Mardine çok alışmıştım. Hastaneye, arkadaşlarıma, hastalarıma. Her şeyiyle burayı çok sevmiştim. Dün Aylin hemşireyle yine kavga etmiştik. Bana Emre'nin peşini bırak, ondan uzak dur gibi şeyler söylemişti bayağı bi damarıma basmıştı.

Ne alakaysa zaten. Ruh hastası işte. Tamam, Alparslan bey çok yakışıklı, uzun boylu, esmer, kahve gözlü bir askerdi. Bu bir gerçek. Ama ben öylelerinden çok gördüm. Bu ondan hoşlanmayacağım gerçeğini değiştirmiyor. Aylin hanım neye kuruyorsa kafasında artık? Gerizekalı.

Bu arada ona içimde Alparslan diyordum. Çünkü Alparslan ismini çok severim. Gerçek hayatta diyemiycem çünkü ona çok yakın olanlar Alparslan diyor. Sevgilisi olmadığını söylüyor ama araları bozulunca bütün erkekler öyle der. O yüzden Emre'den o yana yol yok gibi görünüyor. (Olmasa da alıştık artık)

Hastaneye gitmek için yola koyuldum.

Bu gün Alp kontol için gelecekti. Umarım hiç bir sıkıntısı yoktur. Hastaneye vardım. Soyunma odasına gidip siyah doktor üniformalarını ve üstüne de beyaz önlüğümü giydim. Sanki bu siyah olan daha çok yakışmıştı.

Koridorda yürürken Denizi gördüm.

"Benimle yürü."

"Günaydın hocam."

"Günaydın. Bu günkü raporu alayım. "

"Nalan hanım normal odada. Ameliyat için sizi bekliyor. Serhat beyin durumu da stabil. Acildeki hastalardan hepsinin durumu iyi. Şimdiye kadar henüz yeni hasta gelmedi. Doruk hoca odasında, Leyla hoca ve Ömer hoca da acilde."

"Alp hoca daha gelmedi mi?"

"Gelmedi hocam."

"Tamam. Teşekkür ederim. Alp hoca geldiğinde bana haber ver. Nalan hanımın yanında olacağım."

"Nasıl isterseniz, Doğa hocam. Kolay gelsin."

"Sana da." Diyip Nalan hanımın odasına girdim.

"Günaydın Nalan hanım? Nasıl hissediyorsunuz?" Diyip ayak tarafında duran dosyayı elime alıp baktım.

"İyiyim doktor kızım. Sen nasılsın?"

"Teşekkür ederim. Ben de iyiyim. Ameliyat için hazır mıyız?"

Derin nefes verip " Hazırız." Dedi.

"Çok güzel. O zaman bu gün sizi ameliyat ederiz. Tekrar geçmiş olsun." Serumunu da kontrol edip çıktım. Kapının önünde Alpi gördüm.

"Aa, hayret. Ne çabuk gelmişsin. Beklemezdim." Diyip gülümsedim

"Kızım dalga geçme ya. Doruk hocanın dediğini duydun. Ameliyat ekibinden atılacağıma ölürüm daha iyi. "

"Deme öyle. Gel hadi bakalım neyin varmış." Odama doğru gidiyorduk.

"Ya Doğa, bak ben valla iyiyim. Evde dinlendim geçti zaten."

"Beni bu yalanlarla kandıramazsınız Alp Kılıç, düş önüme." Odaya girdik.

"Otur şuraya." Elime ışığı aldım ve gözüne baktım.

"Doğa."

"Hm?"

"Gerçekten iyiyim ben. Merak etme. Vallaha iyiyim ya."

"Kıpırdatıp durma şu gözünü kontrol edemiyorum. Sen de amma hareketli çıktın."

"Ama iyiyim. Gerek yok. Doğa. Duymuyor musun beni?"

"Alp bak tek kelime daha edersen gerekli gereksiz ne kadar test var hepsini yaptırırım ona göre."

"Tamam. Tamam. Sustum. Teste gerek yok." Dedi. Işığı kapatıp cebime koydum.

"Evet?"

"Her ihtimale karşı tomografi çekilmesi gerek. Gel hadi."

"Ne tomografisi. Olmaz Doğa. Hayır. İyiyim dedim ya. Hem sen yorulma ben gider çektiririm."

"Yok ya, ben gelmeyeyim de sen de kaç. Yok öyle. Hadi düş önüme gidiyoruz."

"Doğa? Nereye kaçabilirim ya. Doruk hoca o kadar tehdit etti. Hem acil doluymuş. Ben tomografiyi çektirip getiririm sana. Senin işin vardır. "

"Harbi mi diyorsun?"

"Harbi. Ciddiyim."

"İyi öyle diyorsan. Bak eğer gitmezsen varya.."

"Tamam. Gidiyorum hatta." Diyip çıktı. Baş belası ya. Ama yine de çok tatlı.

•••

Acildeki hastalarla ilgilenirken telefonum çaldı.

"Efendim Vedat."

"Hocam tomografide arıza çıkmış, çalışmıyor. Alp hocanın da acil işi çıktı gitmesi gerekti. O yüzden sizi arayamadı. Ama işi bitince sonuçları size getireceğini söyledi."

"Tamam. Sağ ol. Kolay gelsin." Diyip kapattım. Ah Alp, yine yaptın yapacağını.

Diye düşünüp işlerime geri döndüm.

Öğle arasında kafeteryada Leylayla birlikte yemek yiyorduk.

"Doğa?"

"Efendim."

"Sence Ömer nasıl biri?"

"Neden sordun?"

"Sen söyle işte. Sence bana uygun biri mi?"

"Fazlasıyla. Hiç şüphen olmasın. Ömerden hoşlanıyor muyuz acaba?"

"Yani. Sanırım. Neyse beni boş ver de sende durumlar nasıl? Aşk işleri mesela "

"Aşk işleri? Hm? Güzel soru. Ben de hiç yok. "

"Ne demek yok? Melek gibi kızsın. Yok mu sevdiğin?"

" Evet üniversitedeyken hoşlandığım biri vardı. Daha doğrusu platonik. Çok iyi arkadaştık onunla. Ama ben istemsiz ondan hoşlandığımı farkettim."

"Yapma ya? Sonra noldu? Açıldın mı?"

"O bana açıldı. Ama bizim hikayemiz başlamadan bitti. Ben ona düşünüp bir şey diyeceğimi söyledim. Korkuyordum birisiyle sevgili olmaya. Ama o ertesi gün trafik kazası geçirdi ve..."

"Tamam. Anladım. Kötü olmuş ya. Aklın onda mı hala?"

"Yok ya değil. Öldükten sonra çok üzüldüm. Ama sonra önüme baktım. Şuanlık kalbimde kimse yok." Diyip gülümsedim.

" Bence var ama sen bunun farkında değilsin."

"Allah Allah. Kimmiş o?"

" Alp."

"Saçmalama Leyla. Alp benim arkadaşım. Yok daha neler yani."

"Ama onunla çok iyi anlaşıyorsunuz. Bence ikiniz de bir birinizi seviyorsunuz ama kabul etmek istemiyorsunuz."

"İyi anlaşıyorsak iyi arkadaş olduğumuz içindir. Böyle gereksiz yakıştırmalar yapma lütfen. Alp benim sadece arkadaşım. Onun için de öyle olduğuna eminim. "

"Ya tamam Doğa. Özür dilerim. Gerçekten öyle demek istemedim."

" Neyse. Sorun değil ama lütfen bir daha böyle şeyler söyleme. Hem bana, hem Alpe saygısızlık. Söyleyen olursa da aynen böyle dersin."

"Tamam. Söylerim."

" Benim gitmem gerek, Nalan hanımın ameliyatı için hazırlık yapacağım."

"Dur ben de geliyorum." Kalkıp acildeki hemşirelerin yanına gidip Nalan hanımı ameliyata hazırlamalarını söyledik. Zorlu bir ameliyat olacaktı. Kadın hem yaşlıydı hem de kalbi vardı. Ameliyat da zor olduğu için sağ çıkmama ihtimali vardı.

Ameliyat için Leyla ,Ömer ve ben hazırlandık. Doruk hoca da gelince ameliyata başladık.

"Bistüri" ....

•••

Ameliyat başarılı geçmişti. Nalan hanım iyidi. Yoğun bakımına almıştık. Bir kaç sonra da normal odaya aldık. Hastanedeki işlerim bitmişti. Bu gün Aylinle kavga etmemiştik. Alparslanı ne kadar kıskanıyorsa artık. Nesini kıskanıyorsa? Biz hiç dogru dürüst bir kaç cümle bile konuşamıyorduk Alparslan beyle.

Arabama binip eve gittim. Evdeki işlerimi halledip Alpi aradım.

"Naber Doğa?"

"İyidir senden?"

"İyi. Nolsun?"

"Sen niye gelmedin? Bi tomografi için gittin geri dönmedin ne iş?"

"Tomografi çalışmıyordu. İşim çıkmıştı benim de o yüzden arayamadım seni."

"Alp bana bak eğer yarın da gelmezsen Doruk hocaya anlatırım bilmiş ol."

"Tamam. Valla bak gelicem."

"İyi. Hadi iyi geceler."

"İyi geceler... Doğa."

"Evet?"

" Nerden anladın?"

" Bu yalanlara kanacağımı mı düşündün? Beni hiç tanımamışsın Alp." Gülmesini duydum ve kapattım. Kendimi yatağa atıp uykunun derinliklerine daldım.

Sabah kalkıp hazırlandım ve arabama binip yola koyuldum. Hastaneye varıp siyah hastane üniformasını ve beyaz önlüğümü giydim. Saçlarımı da at kuyruğu yapıp işlerimin başına döndüm.

İlk iş Nalan hanımın kontrollerini yaptım. İyidi çok şükür. Bir kaç saat sonra Alp geldi.

"Ooo hastamız teşrif ettiler. Tomografiye git geliyorum."

"Ya Doğa seninle yalnız konuşabilir miyiz? Önemli." Dedi. Dışarı çıktık.

"Noldu?"

"Doğa ben dün tomografi çektirdim. Ama sana göstermedim. Özür dilerim. "

"Görebilir miyim? " Sonuçları elime verdi. İncelediğimde gözlerime inanamadım. Gözlerim doldu.

"Ama bu?"

"Evet. Beynimde tmör var Doğa. Ve tmör çok riskli yerde." Dedi. Gözleri dolmuştu onun da.

"Alp... Neden bana söylenedin? Neden sakladın?"

"Özür dilerim. "

"Senin hemen tedaviye başlaman gerek. Ama korkma tamam mı biz kurtarıcaz seni. Bırakır mıyız seni?" Dedim ama gözlerim daha çok doluyordu.

"Hayır. Ameliyat olmiycam. "

"Alp sen delirdin mi? Ne demek olmiycam? Sen beni delirtmek mi istiyorsun?"

"Hayır dedim Doğa. İstemiyorum. Zorlasan da, yalvarsan da yine de ameliyat falan olmiycam."

"Neden peki?"

"Bu ameliyattan sağ çıkma şansım ne kadar? Az. Ben ölmek istemiyorum. "

"Ölmeyeceksin. Biliyorum, ameliyat riskli ama üstesinden geliriz. Böyle hemen pes mi edeceksin? Benim tanıdığım Alp böyle yapmazdı ama. Hani senin bana güvenin tamdı? Yalan mı söylüyordun?"

"Hayır. Ben kendime güvenmiyorum. Ya ameliyattayken ölürsem. Ya dayanamazsam? Bu yüzden ben bu ameliyatı olmayacağım, Doğa." Dedi. Gözünden bir damla yaş aktı ve hemen elinin tersiyle sildi.

"Öyle mi? O zaman şunu bil ki, eğer ben de Doğaysam ne yapıp ne eder seni o ameliyata sokarım, sağ salim de çıkartırım, Alp Kılıç. Sen terssen, ben senden de tersim."

"Doğa hayır dedim neden anlamak istemiyorsun? Sana ne ya benim ameliyatımdan? Bırak ne kadar yaşayacaksam yaşayayım."

"Çünkü ben bir arkadaşımı daha kaybedemem Alp! Bunun ne demek olduğunu bilmiyorsun ama ben çok iyi biliyorum! Benim burda senden başka güvenebileceğim kimsem yok. Sen de böyle inat edeceksen kim kalacak ha burda? Düşünmüyor musun?!" Dedim ve gözlerimden yaşların akmasına izin verdim.

Alp yerinde durdu ve sonra bana sıkıca sarılıp başımı omzuna yasladı. Onun da ağladığını duyabiliyordum.

"Özür dilerim, Doğa. Sana söz veriyorum, ameliyat olacağım tamam mı? Ağlama sen." Dedi.

"Dile tabi, gerizekalı. Ağlamayan beni ağlattın, salak." Diyip güldüm .

"Hadi ya. Az önce öyle demiyordun ama. Şimdi salak mı olduk?"

"Ya şaka yapıyorum, sen de." Telefonu çaldı. Doruk hoca çağırıyordu. Alp onun yanına ben de bahçeye çıktım. Düşünceli şekilde oturuyordum ki birden omuzlarıma bırakılan siyah deri ceketle irkildim. Ceketin sahibi yanıma oturdu. Başımı ona çevirdim ve çok şaşırdım.

Alparslan bey tam yanımda oturuyordu.

"Siz? Siz ne zaman geldiniz? Hani aylar sürecekti?" Diye sordum. Vücudunun her yerini inceledim yaralı olup olmadığını anlamak için. Bir sorun görünmüyordu. Haki yeşili kısa kollu bir t-shirt ve siyah pantolon giymişti. T-shirt dardı ve bütün kaslarını gözler önüne seriyordu. Deri ceket te vardı ama onu benim üzerime bırakmıştı.

"Sandığımızdan daha çabuk bitti görev." Dedi.

"İyi misiniz? Yaranız yok gibi."

"İyiyim. Sizin neyiniz var? Moraliniz bozuk. Benimle dalaşmadan konuştuğunuza göre."

"Bu sorunu çözdük sanıyordum Emre bey. Bu arada ceketinizi alır mısınız? Siz üşüyeceksiniz yoksa."

"Bana bir şey olmaz. Üşümem ben. Bana Alparslan de Doğa. Rica ediyorum. Emre ismi bana uğur getirmiyor. Hem senin ağzından Alparslan kelimesini duymayı çok isterim. Yani sizin. "

Yeşil gözlerim onun kahveleriyle buluştuğunda "Peki. Alparslan bey. Yaralınız yoktur umarım." Dedim gülümseyerek.

"Yok. İyiyiz hepimiz çok şükür. Ama benim soruma cevap vermediniz. Neyiniz var? Ben gözlerinizden anlarım. Sizi çok sarsacak bir şey olmuş. Anlatmak isterseniz ben sizi dinlerim." Dedi. Etrafa baktım.

"Aylini diyorsanız eğer o konuya açıklık getirmek istiyorum. Aylin hanımla benim aramda en ufak bir ilişki dahi olmadı. O benim sevgilim değil. Sadece beni ilk gördüğü günden beri takıntılı. Bana duygularını söylediğinde düzgünce redd etmiştim ama yine de durmuyor. Başlarda arkadaş olmuştuk ama sonradan davranışlarında gariplik sezdim. Yani onun dediklerini takmayın."

"Takmıyorum zaten. Ben ona gerekli cevabı verdim zaten. Gereksizce beni suçluyordu."

"İşte beklediğim hareket. Ee hadi anlatın."

Derin bir nefes verdim ve anlatmaya başladım. " Benim Alp diye bir arkadaşım var. Buraya geldiğim ilk günden beridir bana çok destek oldu. Kardeşim gibi sevdiğim biri. Ama bu gün onun beyninin çok riskli bölgesinde bir tmör olduğunu öğrendim. Ve eğer ameliyat olmazsa kısa zaman içinde duyularını kaybedecek. Ve sonra da..." Dedikten sonra gözümden bir damla yaş aktı.

"Sevdigin birini kaybetmek nedir çok iyi bilirim. Ben de bir çok arkadaşlarımı kendi ellerimle toprağa verdim. Sırt sırta çatışmalara girdiğim arkadaşlarımı, kardeşlerimi. Ama Vatan sağ olsun. Ben inanıyorum, siz arkadaşınızı kurtaracaksınız. Hem daha zor ameliyatlarınız illa ki olmuştur." Dedi ve gülümsedi.

"Evet. Ama yine de Alpi kaybetmek istemiyorum. Ondan başka güvenebileceğim kimsem yok."

"Ben varım. Yani bana da güvenebilirsiniz doktor hanım. Biliyorum, biraz erken ama."

"Teşekkür ederim, Alparslan bey. Ama sizi daha yeni tanımaya başlıyorum. Yine de desteğiniz için minnetdarım."

"O zaman gözyaşları silinsin yerine güzel gülüşler gelsin." Diyip baş parmağıyla gözyaşlarımı sildi. Teninin sıcaklığı içimde bir şeyleri kıpırdattı.

"Doktor hanım, ....

Bölüm sonu...

Burda da kesiyorum valla. Size kötü bir haber. Yarın bölüm yok. Sınav haftam ve dersler 📈

Bölüm nasıl oldu?

Beğendiniz mi?

Doğayla Alparslan hakkında ne düşünüyorsunuz? 👉👉

Alple ilgili düşünceleriniz 👉👉

En sevdiğiniz sahne(ler) 👉👉

Emre yerine Alparslan daha iyi bence sizce?👉👉

Satır altı yorumlarınızı ve oylarınızı bekliyorumm. Öpüldünüzz💓💓.

Bölüm sonu

3 yorum