Polis sirenlerinin sesi, gecenin sessizliğini bir anda bozdu.
Kırmızı ve mavi ışıklar sokağı aydınlatırken dört arkadaş evin önünde nefes nefese bekliyordu.
Ava'nın elleri hâlâ titriyordu.
Kenan bunu fark edince ceketini çıkarıp onun omuzlarına örttü.
"Üşüyorsun."
Ava hafifçe başını salladı.
"İyiyim..."
Sesindeki titreme, aslında hiç de iyi olmadığını gösteriyordu.
Polislerden biri yanlarına geldi.
"Evin içinde tam olarak ne gördünüz?"
Kenan derin bir nefes aldı.
"Bodrumda saklanan biri vardı. Bizi fark edince üzerimize yürümeye başladı."
Polis başını salladı.
"Lütfen siz burada bekleyin."
Yaklaşık on polis dikkatlice eve girdi.
Kapı kapandıktan sonra sokak yeniden sessizleşti.
Sadece uzaktan gelen telsiz sesleri duyuluyordu.
Ava yavaşça kaldırıma oturdu.
Bütün gece yaşadığı korku artık yerini yorgunluğa bırakmıştı.
Kenan onun yanına çömeldi.
"İyi misin?"
Ava cevap vermedi.
Yavaşça başını Kenan'ın omzuna yasladı.
Kenan bir an duraksadı.
Sonra hafifçe gülümsedi.
Hiç kıpırdamadı.
Ava'nın rahatça dinlenebilmesi için omzunu biraz daha ona doğru çevirdi.
Dakikalar geçtikçe Ava'nın nefesi yavaşladı.
Uyuyakalmıştı.
Kenan sessizce gökyüzüne baktı.
"Artık kimsenin seni korkutmasına izin vermeyeceğim." diye düşündü.
---
Biraz ileride...
Andrea ile Elif onları izliyordu.
Elif gülümseyerek fısıldadı.
"Baksana..."
Andrea da aynı yöne baktı.
"Yakışıyorlar."
Elif hafifçe güldü.
"Farkında değiller ama birbirlerine çok değer veriyorlar."
Andrea birkaç saniye sustu.
Sonra cesaretini toplamaya çalıştı.
"Elif..."
"Hı?"
"Ben sana uzun zamandır söylemek istediğim bir şey var."
Elif şaşkınlıkla ona döndü.
"Neymiş?"
Andrea derin bir nefes aldı.
"Aslında ben..."
Tam o sırada evin içinden yüksek bir bağırış duyuldu.
"Polis! Olduğun yerde kal!"
Ardından büyük bir gürültü koptu.
GÜM!
Elif irkilerek Andrea'nın koluna tutundu.
"Ne oluyor içeride?"
Andrea'nın cevabı kısa oldu.
"Bilmiyorum."
---
Birkaç dakika sonra evin bodrum katından sesler yükselmeye başladı.
"Teslim ol!"
"Kaçamazsın!"
Ardından kısa bir boğuşma sesi duyuldu.
Kenan, Ava uyanmasın diye kıpırdamamaya çalışıyordu.
Tam o sırada evin kapısı sertçe açıldı.
İki polis, siyah kapüşonlu adamı kelepçeli şekilde dışarı çıkardı.
Adamın yüzü ilk kez ışığın altına geldi.
Ava gözlerini açtı.
Başını hâlâ Kenan'ın omzundan kaldırmamıştı.
Adamı görünce yüzündeki ifade değişti.
Şaşkınlıkla fısıldadı:
"...Mert?"
Adam başını kaldırıp Ava'ya baktı.
Dudaklarında garip bir gülümseme vardı.
"Demek sonunda beni hatırladın..."
Kenan'ın bakışları sertleşti.
"Onu tanıyor musun?"
Ava yavaşça ayağa kalktı.
"Eski okulumuzdaydı... Ama onun beni bu kadar uzun zamandır takip ettiğini bilmiyordum."
Mert gözlerini Ava'dan ayırmadan konuştu.
"Sen hiçbir zaman fark etmedin..."
"Ben ise seni hiç unutmadım."
Kenan'ın yumrukları sıkıldı.
Tam o sırada Mert, alaycı bir ifadeyle ekledi:
"Ve bu hikâye... Daha bitmedi."
Devamı: Bölüm 24 (2. Kısım) ❤️📖
