İçeriğe geç

Kalbimin Unuttuğu İsim

Bölüm 17 · 2 dk okuma

Kalbimin Unuttuğu İsim

Bölüm 17

Bölüm 17 – Tehlike Yaklaşıyor

Hastane koridoru her zamankinden daha sessizdi.

Ela’nın odasının önünde iki güvenlik görevlisi bekliyordu.

Kapının hemen karşısındaki hemşire bankosunda Merve oturuyor, sık sık koridoru kontrol ediyordu.

Leon ise odanın içinde, bilgisayarından güvenlik kamerası kayıtlarını izliyordu.

Görüntü tekrar tekrar aynı iki adama geliyordu.

Siyah takım elbiseler…

Sert bakışlar…

Ve sürekli etrafı kontrol etmeleri…

Bunlar sıradan insanlar değildi.

Leon bilgisayarı kapattı.

Ela sessizce onu izliyordu.

“Bu kadar düşünme.”

Leon ona döndü.

“Düşünmek zorundayım.”

“Belki gerçekten babamın eski alacaklılarıdır.”

Leon başını iki yana salladı.

“Hayır.”

“Neden?”

“Borç isteyen insanlar hastane koridorlarında gizlenmez.”

Ela’nın içini kötü bir his kapladı.

“O zaman kim bunlar?”

Leon cevap veremedi.

Çünkü kendisi de bilmiyordu.

Aynı saatlerde…

Hastanenin otoparkında siyah bir cip bekliyordu.

Arka koltukta oturan adam sigarasını söndürdü.

“Emin misin?”

Ön koltuktaki adam başını salladı.

“Evet.”

“Kadın burada.”

“Peki doktor?”

“Sürekli yanında.”

Adam sinirle direksiyona vurdu.

“Lanet olsun.”

“Onu yalnız yakalamamız lazım.”

Telefonu çaldı.

“Evet?”

Karşı taraftaki ses sakindi.

“Sakın hata yapmayın.”

“Kadına zarar vermeyeceksiniz.”

“Anlaşıldı.”

“Sadece onu getirin.”

Telefon kapandı.

Adam derin bir nefes aldı.

“Bugün olmaz.”

“Ama yakında.”

Akşam saat sekiz…

Leon sonunda odadan çıkmak zorunda kaldı.

Başhekim acil toplantı istemişti.

Kapıya yöneldi.

Ela onu durdurdu.

“Leon.”

“Evet?”

“Ne kadar sürer?”

“En fazla yarım saat.”

Ela başını salladı.

“Tamam.”

Leon birkaç saniye düşündü.

Sonra cebinden kartını çıkardı.

Kartın arkasına kendi telefon numarasını yazdı.

Bunu Ela’ya uzattı.

“Bir şey olursa…”

“…Beni direkt ara.”

Ela kartı aldı.

“Senin özel numaran mı bu?”

“Evet.”

“Kimseye vermem.”

Leon hafifçe gülümsedi.

“Sana güveniyorum.”

Kapı kapandı.

Ela kartı uzun süre elinde tuttu.

Altında sadece tek satır yazıyordu.

Prof. Dr. Leon

Ve hemen altında, kendi el yazısıyla eklediği bir cümle:

“Gece gündüz fark etmez.”

Ela’nın gözleri doldu.

Koridorda…

Leon toplantıya giderken asansörün kapısı açıldı.

İçeriden yaşlı bir adam çıktı.

Bastonuna dayanıyordu.

“Evladım.”

Leon durdu.

“Buyurun.”

“Kalp doktorunu arıyorum.”

“Benim.”

Yaşlı adam gülümsedi.

“Allah senden razı olsun.”

“Geçen yıl torunumu kurtardın.”

Leon nazikçe başını eğdi.

“Geçmiş olsun.”

Tam yürümeye devam edecekti ki yaşlı adam kolunu tuttu.

“Evladım.”

“Evet?”

“Dikkat et.”

Leon şaşırdı.

“Neye?”

“Az önce iki adam seni sordu.”

Leon’un yüzü ciddileşti.

“Beni mi?”

“Evet.”

“Hangi yöne gittiler?”

“Merdivenlere.”

Leon hiç vakit kaybetmeden geri döndü.

Toplantıyı tamamen unuttu.

Koşarak Ela’nın odasına doğru ilerledi.

O sırada…

Ela su içmek için yatağından kalkmıştı.

Koridordan garip sesler geliyordu.

Bir erkek sesi…

Sonra güvenlik görevlisinin bağırışı…

“Dur!”

Ardından boğuk bir çarpma sesi…

Ela’nın kalbi hızlandı.

Kapının kolu yavaşça aşağı indi.

Ela olduğu yerde dondu.

Kapı…

Yavaşça açılmaya başladı.

İçeri siyah kapüşonlu bir adam girdi.

Yüzünün yarısı maskeyle kapalıydı.

Ela korkuyla geri çekildi.

“Siz kimsiniz?”

Adam cevap vermedi.

Sadece yavaş adımlarla ona doğru yürümeye başladı.

Ela’nın eli titreyerek komodinin üzerindeki telefona uzandı.

Tam numarayı çevirecekti ki…

Adam telefonu elinden aldı.

Ve yere fırlattı.

Telefon paramparça oldu.

Ela’nın nefesi kesildi.

“Ne istiyorsunuz?”

Adam ilk kez konuştu.

“Sakin ol.”

“Bizimle geleceksin.”

Tam o anda koridordan çok tanıdık bir ses yankılandı.

“ELA!”

Leon…

Koşarak geliyordu.

Kapüşonlu adam bir an duraksadı.

Sonra cebinden küçük bir şırınga çıkardı.

Ela’nın gözleri korkuyla büyüdü.

Kapı tamamen açıldı.

Leon içeri girdiği anda…

Adam şırıngayı Ela’ya doğru uzattı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.