İçeriğe geç

Kalbimin Unuttuğu İsim

Bölüm 14 · 3 dk okuma

Kalbimin Unuttuğu İsim

Bölüm 14

Bölüm 14 – İlk Gülümseme

Monitördeki ritim yeniden normale dönmüştü.

Leon, ekrandaki değerleri son kez kontrol ettikten sonra derin bir nefes verdi.

O ana kadar tuttuğu nefesi şimdi bırakıyordu.

Hemşireler odadan çıkınca yine yalnız kaldılar.

Ela hâlâ Leon’un elini bırakmamıştı.

Bunu ikisi de fark etti.

Ela utançla elini çekti.

“Özür dilerim…”

Leon hafifçe başını salladı.

“Özür dileyecek bir şey yapmadın.”

Sessizlik…

Ela battaniyesiyle oynamaya başladı.

“Az önce gerçekten çok korktum.”

Leon sandalyeyi yatağın yanına çekti.

“Ben de.”

Ela şaşkınlıkla başını kaldırdı.

“Sen mi?”

Leon birkaç saniye sustu.

Sonunda dürüst olmaya karar verdi.

“Evet.”

“Çünkü seni kaybetmek istemiyorum.”

Bu kez Leon gözlerini kaçırmadı.

Ela’nın kahverengi gözlerine bakarak söylemişti.

Ela’nın boğazı düğümlendi.

Sekiz yıl boyunca hayalini kurduğu cümlelerden biri buydu.

Ama şimdi duyduğunda konuşamıyordu.

Kapı çalındı.

“Hocam.”

Asistan Merve içeri girdi.

“Buyur.”

“Basın aşağıda bekliyor.”

Leon hiçbir şey söylemedi.

“Bugün sizi yılın doktoru ödülü için canlı yayına bağlayacaklardı.”

Leon sakin bir sesle cevap verdi.

“İptal edin.”

“Aslında ertelenemiyormuş.”

“Benim için erteleniyor.”

Merve çaresizce başını salladı.

“Tamam hocam.”

Kapı kapanınca Ela şaşkınlıkla sordu.

“Gerçekten ödül törenine gitmeyecek misin?”

Leon omuz silkti.

“Ödüller kaçmıyor.”

“Peki ya insanlar?”

“Onlar da bekler.”

Ela gülümsedi.

“Eskiden böyle değildin.”

Leon kaşlarını kaldırdı.

“Nasılmışım?”

“Ders dışında kimseyle konuşmayan…”

“Sürekli çalışan…”

“Sadece kitap okuyan biri.”

Leon istemsizce güldü.

“Beni güzel özetledin.”

Ela da güldü.

Odaya ilk kez kahkaha sesi yayıldı.

Koridordan geçen hemşireler şaşkınlıkla birbirine baktılar.

“Biliyor musun?”

“Ne?”

“Profesörün güldüğünü ilk kez görüyorum.”

Öğleden sonra…

Leon’un telefonu çaldı.

Arayan annesiydi.

“Anne.”

“Oğlum.”

“İyi misin?”

“İyiyim.”

“Seni günlerdir göremiyoruz.”

“Yoğunum.”

Annesi hafifçe güldü.

“Yoğun olmadığın gün mü var?”

Leon sessiz kaldı.

Annesi ses tonundaki değişikliği fark etmişti.

“Bir şey olmuş.”

“Yok.”

“Leon.”

“Küçüklüğünden beri seni tanıyorum.”

“Bir şey var.”

Leon pencereye doğru yürüdü.

“Hastalarımdan biri…”

“Seni etkiledi.”

Bu bir sorudan çok tespitti.

Leon cevap vermedi.

Annesi devam etti.

“O kız mı?”

Leon şaşkınlıkla durdu.

“Nasıl anladın?”

“Çünkü sen ilk kez sesinde bu kadar endişe taşıyorsun.”

Leon gözlerini kapattı.

“Anne…”

“Ne hissediyorsan ondan kaçma.”

Telefon kapandı.

Leon uzun süre olduğu yerde kaldı.

Akşam…

Ela taburcu olacağı günü düşünüyordu.

Birkaç gün sonra bu hastaneden çıkacaktı.

Sonra ne olacaktı?

Leon yine eski hayatına dönecek miydi?

Yoksa…

Bu birkaç gün yalnızca güzel bir tesadüf müydü?

Kapı yeniden açıldı.

Leon elinde küçük bir kâğıt poşetle içeri girdi.

“Bunu sana getirdim.”

Ela merakla poşeti açtı.

İçinden…

Çikolatalı kruvasan çıktı.

Ela’nın gözleri büyüdü.

“Bu…”

“Üniversitede kantinden aldığın.”

Ela şaşkınlıkla ona baktı.

“Hatırlıyor musun?”

Leon hafifçe gülümsedi.

“Her sınav sabahı aynı şeyi yerdin.”

Ela’nın gözleri doldu.

“Sen gerçekten bunları hatırlıyor musun?”

Leon başını salladı.

“Sanırım düşündüğümden daha fazla şeyi hatırlıyorum.”

Ela kruvasana baktı.

Sonra kahkahasını tutamadı.

“Ne oldu?”

“Ben artık çikolatalı yiyemiyorum.”

Leon şaşkınlıkla baktı.

“Neden?”

“Diyet.”

İkisi de aynı anda gülmeye başladı.

Leon başını iki yana salladı.

“Demek sekiz yılda bunu unutmuşum.”

“Demek ki mükemmel değilsin Profesör.”

Leon ilk kez şakayla karşılık verdi.

“Bunu kimseye söyleme.”

Ela gülümseyerek elini uzattı.

“Söz.”

Leon onun uzattığı eli tuttu.

Bu kez…

Hiçbiri elini hemen çekmedi.

Tam o anda kapı hızla açıldı.

Merve telaş içinde içeri girdi.

“Hocam!”

Leon ayağa kalktı.

“Ne oldu?”

“Kalp nakli bekleyen çocuk hastanın durumu kötüleşti.”

Leon’un yüzündeki gülümseme bir anda kayboldu.

“Acil ameliyathaneyi hazırlayın.”

“Donör kalp bulundu.”

Leon hızla önlüğünü aldı.

Tam çıkacakken Ela’ya döndü.

“Bu ameliyat uzun sürecek.”

Ela sessizce başını salladı.

“Dönecek misin?”

Leon hiç düşünmeden cevap verdi.

“Döneceğim.”

Sonra bir an durdu.

Ve ekledi:

“Çünkü sana verdiğim bir söz var.”

Ela merakla baktı.

“Ne sözü?”

Leon hafifçe gülümsedi.

“Bu hikâyeyi yarım bırakmayacağım.”

Kapı kapandı.

Ela’nın kalbi ilk kez korkudan değil…

Umutla çarpıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.