İçeriğe geç

Kalbimin Unuttuğu İsim

Bölüm 13 · 3 dk okuma

Kalbimin Unuttuğu İsim

Bölüm 13

Bölüm 13 – Kaybetme Korkusu

Monitörden yükselen keskin alarm sesi odanın sessizliğini parçaladı.

Bip… Bip… Bip… Bip…

Hemşire hızla monitöre baktı.

“Prof. Leon! Nabız yüz altmışın üzerine çıktı!”

Ela göğsünü sıkıca tutmuştu.

Nefes almakta zorlanıyordu.

Alnında soğuk terler birikmişti.

“Leon…”

Sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı.

Leon onun elini bırakmadı.

“Merve, acil EKG hazırlayın.”

“Tamam hocam!”

“Kan basıncı?”

“Doksan altmış!”

“Oksijen verin.”

Hemşire maskeyi Ela’nın yüzüne yerleştirdi.

Ela panikle Leon’a baktı.

Gözlerinde korku vardı.

Gerçek bir korku…

Leon eğilip göz hizasına geldi.

“Ela.”

Ela güçlükle gözlerini ona çevirdi.

“Şimdi sadece beni dinle.”

“Nefes al.”

Ela denedi.

Ama göğsündeki baskı izin vermiyordu.

“Yapamıyorum…”

Leon elini saçlarının üzerine koydu.

“Yapabilirsin.”

“Sana güveniyorum.”

Ela gözlerini kapattı.

Derin bir nefes almaya çalıştı.

Bir…

İki…

Üç…

Monitördeki ritim yavaş yavaş düşmeye başladı.

145…

138…

129…

Hemşire rahat bir nefes verdi.

“Ritim toparlıyor hocam.”

Leon hâlâ Ela’nın elini bırakmamıştı.

Dakikalar sonra alarm sustu.

Odadaki herkes sessizleşti.

Hemşireler çıktıktan sonra odada yalnızca ikisi kaldı.

Ela yorgun bir şekilde tavana bakıyordu.

“Özür dilerim…”

Leon hemen başını kaldırdı.

“Neden özür diliyorsun?”

“Sana iş çıkarıyorum.”

Leon’un yüzü ciddileşti.

“Bir daha bunu söyleme.”

“Ama…”

“Ela.”

İlk kez sesinde belirgin bir öfke vardı.

“Sen hasta olduğun için özür dilemezsin.”

Ela sustu.

Leon derin bir nefes aldı.

Sesini yeniden yumuşattı.

“Ben doktorum.”

“Bu benim işim.”

Ela gözlerini ona çevirdi.

“Sadece doktor olduğun için mi buradasın?”

Soru havada asılı kaldı.

Leon cevap vermedi.

Çünkü cevabını kendisi de biliyordu.

Hayır.

Sadece doktor olduğu için burada değildi.

O gece…

Leon hastaneden ayrılmadı.

Normalde ameliyatı olmadığı gecelerde bile en geç saat dokuzda evine giderdi.

Ama bu kez gitmedi.

Asistanı odasına geldiğinde saat gece biri gösteriyordu.

“Hocam…”

“Evet?”

“Hâlâ burada mısınız?”

“Evet.”

“Eve gitmeyecek misiniz?”

Leon bilgisayardan gözünü ayırmadı.

“Hayır.”

“Aslında nöbetçi doktorlar ilgilenebilir.”

“Biliyorum.”

“O zaman neden…”

Leon sözünü kesti.

“Çünkü ben ilgilenmek istiyorum.”

Asistan ilk kez bu cevabı duyuyordu.

Leon hiçbir hastası için böyle konuşmamıştı.

Sabaha karşı üç…

Ela uykusundan hafif bir sesle uyandı.

Odasının kapısı aralıktı.

Koridordan loş ışık geliyordu.

Başını çevirdiğinde koltuğun üzerinde oturan birini fark etti.

Leon…

Uyuyakalmıştı.

Başını duvara yaslamıştı.

Kravatını çıkarmış, gömleğinin kollarını dirseklerine kadar sıvamıştı.

Yorgun görünüyordu.

Ela şaşkınlıkla doğruldu.

“Koca profesör…”

diye fısıldadı.

“…Benim yüzümden burada kalmış.”

Tam battaniyesini düzeltmeye çalışırken eli yanlışlıkla su bardağına çarptı.

Bardak yere düştü.

Çat!

Leon gözlerini anında açtı.

Bir saniye içinde ayağa kalkmıştı.

“Nefesin mi daraldı?”

“Başın mı dönüyor?”

“Ağrın mı var?”

Soruları peş peşe geliyordu.

Ela şaşkınlıkla ona baktı.

“Ben…”

“…Sadece bardağı düşürdüm.”

Leon birkaç saniye olduğu yerde kaldı.

Sonra derin bir nefes verdi.

İlk kez telaşlandığını fark etmişti.

Eğilip kırılan camları toplamaya başladı.

Ela onu izliyordu.

“Leon.”

“Hı?”

“Sen korktun.”

Leon cevap vermedi.

Cam parçalarını toplamaya devam etti.

Ela gülümsedi.

“Hem de çok.”

Leon doğruldu.

“Her doktor korkar.”

Ela başını iki yana salladı.

“Hayır.”

“Sen doktor gibi korkmadın.”

Leon gözlerini kaçırdı.

“Nasıl korktum?”

Ela yavaşça cevap verdi.

“Beni kaybedecekmiş gibi.”

Odanın içinde yine sessizlik oldu.

Leon ilk kez cevap veremedi.

Çünkü Ela haklıydı.

Az önceki korku…

Bir doktorun hastasını kaybetme korkusundan çok daha fazlasıydı.

Sabah sekiz…

Leon odasından çıkarken hastane müdürü onu koridorda durdurdu.

“Profesör.”

“Buyurun.”

“Bu sabah televizyon programına katılmanız gerekiyordu.”

“İptal ettim.”

“Basın sizi bekliyor.”

Leon sakin bir ifadeyle cevap verdi.

“Beklesinler.”

“Sebebi nedir?”

Leon arkasını dönüp Ela’nın odasının kapısına baktı.

Sonra tekrar müdüre döndü.

“Bir hastamın bana ihtiyacı var.”

Müdür şaşkınlıkla sustu.

Çünkü Prof. Dr. Leon…

Yıllardır ilk kez…

Mesleğinin önüne bir insanı koymuştu.

Ve bunun farkında olan tek kişi…

Henüz Leon’un kendisi değildi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.