Hadi bölüme geçelim
Ali efe'm: aşağıda seni bekliyroum güzelim
Aldığım mesajın mutluluğuyla, çantamı alıp evden çıktım. Babam evde olmadığı için rahatca hareket ediyordum.
Karşımda, siyahlar içinde bir ali efe vardı, allahım çok yakışıklı olmuştu, ısırmak istemem normal değildi.
Gülümseyerek yanına adımlayıp boynuna sıkıca sarıldım, ellerini belime atıp, sıkıca sarıldı. Boynundan yavaşça ayrıldım hâlâ belimi bırakmayıp elleriyle tutuyordu, kaybetmek istemezcesine
" ali efe'mm" diyip yanağına küçük bir öpücük bıraktım. " ali efe'nn sana kurban olsun güzelim" demesiyle gülümseyip tekrardan sarıldım. Çok özlemiştim ya.
"Ee nereye gidiyoruz"
" bütün gün seninleyim gökkuşağım ne istersen onu yaparız "
" o zaman herşeyi yapmak istiyorum"
İsteğimle kacaman bir kahkaha attı, başıyla onaylayıp elimden tuttu, yavaş yavaş anı yaşayarak gezmeye başladık.
Geldiğimiz yer bir lunapark'tı.
" hadi güzelim seç birini"
" hmm dönme dolap olsun mu " yalvaran gözlerle bakıyordum ona
" olsun bakalım, benim güzelim " demesiyle gişeye girip bilet aldık.
Sıra beklerken sordum " annengil ne yapıyor" diye " iyiler yawrum" cevabını aldım. Kız kardeşi berfu ile iyi anlaşırdım severdik birbirmizi ama ailesiyle tanışmamıştım gerçi ilişkimiz başlayalı daha 2 ay oldu bunun için erkendi.
Dönme dolaba adımlayıp, yanyana oturduk. Manzara çok güzeldi, günün ortası olduğu için güneş en tepedeydi birkaç bulut vardı ve bu yükseklikten görülen evler, insanlar bir bütün içinde harika bir manzaraydı bana göre.
"Seni seviyorum, iyiki benimlesin " diyen efeme dolu gözlerle baktım
" bende seni seviyorum iyiki hayatıma girdin efem" diyip sımsıkı sarıldım.
Daha bir çok alete binip lunaparkttan çıktık. El Ele yürürken karşımıza pamuk şeker satan biri cıktı, Ali Efe oraya adımlayıp beni de arkasından yürütmeye başladı. Pamuk şekeri alıp sahil kıyısında bir yere oturduk.
" beğendin mi "
" çokk teşekkür ederim efemm"
"Rica ederim güzelim yeterki sen böyle mutlu ol"
"Sen varsan ben hep mutluyum"
İki elini yüzüme uzatıp alnımdan öpmesiyle gözlerim saliselik kapandı. Herşey çok güzeldi.
Ayağa kalkıp ele yürürken birden durup ali efenin sırtına atladım.
" Bugün köle olarak mı kullanılacağım" demesiyle gür bir kahkaha patlattım
" evet, hep yanımda olan kölem"
" hep yanında olacağım" diye onayladı beni.
🦋
Duyduğum, kelimeyle yüzüne öylece baktım. Gerçekten onun istediğini yapacağımı mı sanıyordu, büyük yanılıyordu.
" seninle tartışmayacağım" deyip cevap vermesini bile beklemeden içeriye girdim. Onu özlemiştim, kokusunu sarılmasını, gülümsemesini ama sevgimi gururumu hatta kalbimi hiçe sayıp beni istemeyen birini ne olursa olsun hayatımdaymış, hiçbirşey olmamış gibi devam edip, konuşamazdım. En önemlisi buna kalbim izin vermezdi ki.
Arkamdan içeriye girmesiyle arkadaşları dönüp bana ve ona baktılar. Hiçbirşey yokmuş gibi davranmak benim için en doğru olanıydı yoksa kafayı yerdim, dediğim gibi hiçbirşey olmamış gibi içeriye geçip yeni siparişleri dağıtmaya başladım bu arada doğum günü bitmişti artık kalmamı gerektirecek birşey kalmamıştı.
Mutfağa geçip bade ve mehmete çıkacağımı söyledim.
Mehmet" bende geliyorum bugün bade ve diğer iki kişi kalıyor " dediğinde onaylayıp, üstümdeki önlüğü çıkarıp çantamı aldım ve mutfaktan çıktım. Mehmetle yanyana yürürken, ona baktım bana bakıyordu. Daha fazla bakarsam koşup sarılmaktan korktuğum için gözlerimi hemen çektim.
Mehmetle yürürken kolunu omzuma attı. Çaktırmadan tekrar arkama baktığımda kaşlarını çattığını gördüm, sinirlenmiş miydi? Aman banane ne hali varsa görsün diyerekten önüme döndüm ve mehmetle restoranttan çıkıp durağa yürümeye başladık.
" o çocuk neden sana öyle baktı"
" sen onu boşver de niye kolunu omzuma attın "
" amann öylesine yaptım yanlış anlama biliyorsun ki ben evli bir adamım " dediğinde küçük bir kahka attım
" evet sevdiğin kız seni her defasında red ediyor ve sende onunla evlisin hatta iki çocuğunuz var "
Mehmet birini seviyordu ama kız yüz vermiyordu daha doğrusu mehmete güvenmediği için baya baya süründürüyordu.
" dalga geçme ya hâlâ nasıl ikna edeceğimi bilmiyorum " deyip ofladı
" biraz zor Knka " dememle başıyla onayladı. O arada servis gelince ücretini ödeyip yerlerimize oturduk.
Evin önüne geldiğimde durup gökyüzüne baktım, gözlerimde bekleyen yaşlar bu anı bekliyormuş gibi damla gibi akmaya başladılar. Daha fazla ağlamak istemeden yaşlarımı silip çantamdan anahtarı çıkarıp eve girdim.
Ev baya sessizdi, anlaşılan babam evde değildi bunun rahatlığıyla kendimi salonda bulunan koltuğa bıraktım. Elime kumandayı alıp televizyon izlemeye başladım. Telefonuma bildirim sesi gelmesiyle dikkatimi oraya verdim.
054*******: özür dilerim sana git demeye hakkım yoktu, alkım.
Gördüğüm mesajla put kesildim, hayır alkım cevap verme, unutma o seni bıraktı, unuttu seni.
Mesaji umursamayıp eşyalarımla yukarıya çıktım. Üstüne şort takımı giyip tekrardan aşağıya inip mutfağa geçtim. Birşeyler yiyip tekrardan odama geçip yatağa geçtim ve uyudum.
🦋
Bugün izin günümdü. Bütün gün evde dinlenebilirdim. Bunun mutluluğuyla mutfağa inip güzel bir kahvaltı yaptım. Odama çıkıp ılık bir duşa girdim. Duştan sonra saçlarımı kurutup yatağa uzandım, tekrar uyumaya başladım
Uykumdan çalan kapıyla uyandım. Kimdi ki babam mıydı acaba? Aşağıya inip kapıyı açtım karşımda tanımadığım 3 adam vardı.
" buyrun"
" baban evde mi "
" hayır, siz kimdiniz"
" arkadaşlarıyız, bize borcu vardı onu almaya geldik"
" anladım ama dediğim gibi nerede olduğunu bilmiyorum, gelince söylerim geldiğinizi"
Cümlemle birlikte elini beline atıp silah çıkarmasıyla çığlık atıp geriye doğru adımladım
" sen ona bunu yaptığımızı ilet o anlar"
"Ta-tamam"
Arkalarını dönüp gitmeleriyle elimi kalbime bastırıp korkumu dindirmeye çalıştım bir süre sonra kapıyı kapatıp içeriye geçtim.
Bir süre sonra kapı sesi gelmesiyle babamın geldiğini anlamıştım. Içeriye girip beni gördü.
" sen işe gitmedin mi "
" hayır gitmedim" başıyla onaylayıp koltuğa oturdu. karşısına dikilip soran gözlerle bakmaya başladım.
" kime borçun var baba" gözlerinden geçen o endişeli ifadeyi görmüştüm.
" sen nerden biliyorsun kız bunu"
" Bugün adamlar geldi, silah gösterip sen ona de anlar dediler"
" birşey yaptılar mı " kendimi kücük de olsa önemsenmiş hissediyordum.
" hayır bana birşey yapmadılar"
" senin için demiyorum zaten, eve girip baktılar mı " hah ne bekliyordum ki beni önemsemesini mi? Boşuna umutlanmışım.
" birşey yapmadılar, kim bu adamlar sen niye bunlardan borç aldın ve ne kadar"
" kimse kim aldık işte beş bin kadar"
Duyduğum miktarla gözlerim şokla açıldı. Ne demek o kadar para almak ya?
" ne, ne saçmalıyorsun o kadar parayı niye aldın"
" bu gece içicem, hem sanane lan ben sana hesap mi vericem"
" evet beraber yaşıyorsak bu evde vereceksin"
" eehh öteye git senle mi uğraşıcam" diyip beni ittirerek geldiği gibi tekrardan kapıdan çıkıp gitti.
Sinirle koltuğa oturdum, gözlerimden akan yaşları yenisinin gelmesini umursamadan annemin odasının kapısını yavaşça açıp küçük adımlarla iceriye girip arkamdan kapıyı kapattım ve anılarımla başbaşa kaldım.
Annemin yatağına ilerleyip, oturdum ve yatağın yanında olan küçük çekmeceden albümü çıkardım. Babam annem öldükten sonra bu odaya hiç girmemişti, albümün kapağını açıp bakmaya başladım. Babamın beni sevdiği, annemin yanımızda olduğu günleri özlemiştim.
"Güzel kızım hadi kahvaltıya gel"
" akiff, gel hadi alkım sabırsızlanıyor"
" benim birtanecik yawrum"
" güzeller güzeli kızım"
Hatırladığım anılarla hıçkıra hıçkıra ağlamaya devam ettim. Aradan ne kadar zaman geçtiğini bilmiyordum. Yavaş adımlarla tekrardan odadan çıkıp kendi odama geçtim ve uyudum.
Sabah gözlerim acıyarak yataktan kalkıp banyoya geçtim, elimi yüzümü yıkayıp aynadan kendime baktım, zayıflamıştım. Saçlarımı toplayıp yüzüme birşey sürmekle uğraşmayıp üstüme pantolon sweat geçirerek, çantamıda alıp evden çıktım.
Servis durağına yürürken kulağımda çalan şarkıya eşlik ederken gelen servise bindim ve restoranta girdim, bade ve mehmete selam verip, önlüğümü giyip çalışmaya başladım.
🦋
Beğendiniz ve sevmediğiniz yerler neresi
Sizce neler olacak
Sizleri seviyorum bebeklerim 💙💚