SABAH – GÜVENLİ EV / VERİ AÇILMADAN ÖNCE
Loş ışıklarla dolu mutfağın köşesinde 04 sessizce oturuyordu. Elinde küçük bir dijital şifre çözücü vardı. Gözleri bir yandan Sembol’e, bir yandan Esra’ya kayıyordu.
Sembol, masaya bıraktığı cihazdan gözünü ayırmadan konuştu:
Sembol:
— İçindeki kayıtlar orijinal. Müdahale etmedim. Sana yalan söylediğim için özür dilerim ama… seni kaybetmek istemedim.
04:
(Soğukkanlı bir sesle)
— Ona şimdi dürüst davranman doğru olan. Ama dürüstlük, hesap vermekten kaçmak değildir. Bu cihaz senin kefaretin olabilir… ya da sonun.
Sembol:
— Biliyorum.
Esra gözlerini Sembol’den 04’e çevirdi.
Esra:
— Sen… başından beri bizimleydin. Ama neden yardım ettin?
04:
(Bir anlık duraksama)
— Çünkü sana baktığımda, sistemin en korktuğu şeyi görüyorum: Hafızasını geri kazanan bir denek.
(Biraz daha yumuşayarak)
— Ve… Arda’ya verdiğim bir söz vardı.
Esra şaşkınlıkla döndü. Arda başını eğdi.
Arda:
— Sadece seni değil… bu projeyi bitirmeyi de istedik. Ama çok derinlere sızmıştı. Öldüğüm sanılsın istedim. 04 beni korudu. Geri dönebilmem için zaman kazandırdı.
Esra (sessizce):
— Siz bunu birlikte mi planladınız?
Sembol:
— Başta hayır. Ama senin kurtuluşun, bizim tek umudumuzdu. 04, sistemin en derinine kadar girdi. Şimdi o veri cihazı... sistemin kalbine açılan bir kapı.
04:
(Biraz yaklaşarak)
— Ama dikkatli olmalıyız. Açtığımızda, sadece gerçekleri değil, hedefimizi de ortaya koyacağız. Geri dönüşü olmayacak.
Esra:
(Elini dosyaya uzatır, kararlı bir sesle)
— Ben artık geri dönemem zaten.