İçeriğe geç

Kalbimdeki Mezar

Bölüm 15 · 1 dk okuma

Kalbimdeki Mezar

Bölüm 15

Güneş, perdelerin arasından ince bir çizgi gibi sızıyordu.

Küçük salonun köşesinde, bir zamanlar yeşil olduğu belli olan bir koltuk vardı. Üzerine çökük bir yorgunluk sinmişti.

Esra, kahvesini yudumlarken Arda odaya girdi.

Sadece bir bakış.

Sonra sessizlik.

— Üç yıl.

Esra'nın sesi, bıçak gibi keskin.

— Üç yıldır ölü olduğunu sandım. Mezarına gidip dua ettim. Her gece rüyamda seni kurtaramadığım için ağladım.

Arda karşısına oturdu. Gözleri dolu ama taş gibi sabit.

— Ben de her gece seni izledim. Sistem izin verdiği sürece. Ama müdahale edemedim. Eğer yaklaştıysam... seni de öldürürlerdi.

— Beni mi koruyordun yani?

— Hayır.

(Bir an durur)

— Seni izliyordum çünkü başka hiçbir şeyim kalmamıştı.

Esra'nın elleri titredi.

— Sen benim elimden alındın. Ama geri geldin. Ve ben artık aynı kişi değilim.

Arda'nın sesi çatallaştı.

— Ben de değilim. Artık biz... o çocuklar değiliz.

Bir sessizlik.

Derin, soğuk, ama dürüst.

— Bana neden hiçbir şey söylemedin?

— Çünkü seni buna hazırlamaları gerekiyordu. Çünkü gerçek, seni parçalayacaktı.

Esra gözlerini kaçırdı. Sonra yavaşça döndü:

— Parçalandım zaten, Arda. Beni yerle bir ettiler. Ama hâlâ ayaktayım.

Sadece bir şey istiyorum:

Bana yalan söyleme.

Arda başını eğdi. Sonra göz göze geldiler.

— Esra, annen yaşıyor.

Esra'nın yüzü kireç gibi oldu.

— Ne?

— Ve seni hâlâ istiyor. Çünkü sen onların tamamlayamadığı tek şeysin.

Denek 09.

Kameralar onları izlemiyor, gözetleyen kimse yok.

Sadece eski bir ev, geçmişin hayaleti ve geleceğin karanlığı...

Bu, bir savaşın ortasında yaşanan en sessiz savaş:

Aşk ile ihanet arasında bir yerde.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.