İçeriğe geç

KALBİMDEKİ İZ

Bölüm 22 · 2 dk okuma

KALBİMDEKİ İZ

Bölüm 22

KALBİMDEKİ İZ

Bölüm 21: Taş Değirmen'e Giden Yol

Yer altındaki odada derin bir sessizlik vardı.

Herkes yaşlı adamın son söylediği cümleyi düşünüyordu.

«"Taş Değirmen'e bugüne kadar giden hiç kimse geri dönemedi..."»

Elif haritayı eline aldı.

"Oraya gitmeden önce her şeyi öğrenmeliyiz."

Yaşlı adam başını salladı.

"Haklısın."

Masanın çekmecesinden eski, deri kaplı ince bir dosya çıkardı.

Dosyanın kapağında şu yazıyordu:

TAŞ DEĞİRMEN DOSYASI

Elif dosyayı açtı.

İlk sayfada eski bir fotoğraf vardı.

Fotoğrafta büyük bir taş değirmen, yanında küçük bir dere ve dev bir söğüt ağacı görünüyordu.

Fotoğrafın altında şu not yazılıydı:

«"1912 yılında çekildi."»

Sayfaları çevirdikçe daha ilginç bilgiler ortaya çıkıyordu.

Değirmen yıllar önce kapanmıştı.

O günden sonra kimse orada yaşamamıştı.

Fakat bazı insanlar geceleri değirmenden ışık geldiğini söylediğini yazmıştı.

Efe heyecanlandı.

"Belki biri hâlâ orada yaşıyordur."

Mert başını salladı.

"Ya da biri insanların öyle düşünmesini istiyordur."

Dosyanın son sayfasında eski bir harita vardı.

Haritanın kenarında kırmızı mürekkeple şu cümle yazılmıştı:

«"Yolu yalnızca birlikte yürüyenler bulabilir."»

Tam o sırada Lara dikkatini çeken bir şeyi gösterdi.

"Şuraya bakın."

Haritanın köşesinde küçük bir yıldız çizilmişti.

Yıldızın yanında şu rakam vardı:

22

"Yine bir sayı..." dedi Ayşe.

"17'yi bulmuştuk."

"Şimdi de 22."

Deniz düşünmeye başladı.

"Belki bu bir tarih değildir."

"Belki de..."

"...22. kilometre taşı."

Yaşlı adam gülümsedi.

"Çok yaklaştınız."

Herkes aynı anda ona döndü.

"Demek biliyorsunuz!" dedi Zeynep.

"Evet."

"22, değirmene giden eski patikadaki son işarettir."

"Oradan sonra haritalar işe yaramaz."

"Neden?"

"Çünkü yolu yalnızca ilk koruyucuların bıraktığı işaretler gösterir."

Elif dosyayı kapattı.

"Ne zaman gidiyoruz?"

Yaşlı adam ciddi bir ifadeyle cevap verdi.

"Cumartesi sabahı."

"Neden o gün?"

"Çünkü değirmene giden yol sadece güneş doğarken güvenlidir."

Tam o anda yer altındaki odanın duvarındaki eski saat kendi kendine çalmaya başladı.

Dong...

Dong...

Dong...

Saat tam üç kez çaldı.

Ama ibreler hareket etmiyordu.

Yaşlı adamın yüzü bir anda soldu.

"Bu... mümkün değil."

"Neden?" diye sordu Elif.

Yaşlı adam fısıldadı.

"Bu saat sadece biri Koruyucunun Odası'na izinsiz girdiğinde çalar."

Herkes hızla kapıya döndü.

Koridor bomboştu.

Fakat taş zeminde yeni oluşmuş çamurlu ayak izleri vardı.

İzler...

Yavaş yavaş odanın dışına doğru gidiyordu.

Ve en ilginç olanı şuydu:

O ayak izleri, onların hiçbirine ait değildi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.