İçeriğe geç

Kalbim Sana Çarptı

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Kalbim Sana Çarptı

Bölüm 5

🌹Karanlıktaki Ses

Nova Medya’nın on ikinci katı, elektriğin kesilmesiyle birlikte alışılmadık bir sessizliğe bürünmüştü. Gün boyunca bilgisayar sesleri, telefon görüşmeleri ve kahkahalarla dolan koridorlar şimdi yalnızca acil durum ışıklarının solgun aydınlığıyla seçilebiliyordu.

Mina Yıldız elindeki eski fotoğrafı istemsizce sıktı.

Az önce duyduğu erkek sesi hâlâ kulaklarında yankılanıyordu.

“Fotoğrafı gördüğüne göre… artık geri dönüşün yok.”

Kalbi göğsüne sığmayacak kadar hızlı atıyordu.

Yavaşça arkasını döndü.

Koridor bomboştu.

Hiç kimse yoktu.

Derin bir nefes verdi.

“Hayal gördüm…”

Tam bunu düşündüğü anda, birkaç metre ileride acil çıkış kapısı yavaşça kapandı.

Metal kapının çıkardığı tok ses, bütün katta yankılandı.

Birisi gerçekten buradaydı.

Mina temkinli adımlarla koridora ilerledi.

Telefonunun fenerini açtı.

Işık duvarlarda dolaşıyor, gölgeler her hareketinde şekil değiştiriyordu.

Acil çıkış kapısını açtı.

Merdivenler karanlıktı.

Tam aşağı bakacakken cebindeki telefon çaldı.

İrkilerek ekrana baktı.

Arayan: Aras Demir.

Titreyen parmaklarıyla telefonu açtı.

— Alo…

Aras’ın sesi her zamankinden daha sertti.

— Neredesin?

— On ikinci kattayım.

— Hareket etme.

— Neden?

Aras hiç duraksamadı.

— Çünkü güvenlik kameralarında biri senin katına çıktı.

Mina’nın boğazı kurudu.

— Kim?

— Henüz bilmiyoruz.

O sırada merdiven boşluğundan bir ayak sesi duyuldu.

Sonra bir tane daha…

Ve bir tane daha…

Aras telefonda bağırdı.

— Mina! Oradan çık!

Mina koşmaya başladı.

Koridora çıktığı anda elektrikler yeniden geldi.

Bütün lambalar aynı anda yandı.

Her yer yeniden aydınlandı.

Sanki az önce yaşananlar hiç olmamış gibiydi.

Tam o sırada Aras asansörden çıktı.

Kravatını gevşetmiş, nefes nefese kalmıştı.

Mina’yı görünce rahat bir nefes aldı.

— İyi misin?

Mina cevap veremedi.

Sadece başını salladı.

Aras bir adım yaklaştı.

— Sana bir şey oldu sandım.

Mina ilk kez onun gözlerinde korku gördü.

Kendisi için korkmuştu.

Bu düşünce, içinde beklenmedik bir sıcaklık oluşturdu.

Ama o sıcaklık uzun sürmedi.

Çünkü güvenlik görevlilerinden biri koşarak geldi.

— Beyefendi!

Aras ona döndü.

— Ne oldu?

Görevli elindeki siyah USB belleği uzattı.

— Bunu merdivenlerde bulduk.

Aras belleği aldı.

Üzerinde kırmızı bir etiket vardı.

Etikette tek kelime yazıyordu:

GERÇEK.

Yarım saat sonra…

Aras’ın odasında yalnızca üç kişi vardı.

Aras.

Mina.

Ve bilgi işlem müdürü.

USB bilgisayara takıldı.

İlk klasör açıldı.

İçinde Nova Medya’nın gizli kampanyalarına ait dosyalar vardı.

İkinci klasör…

Şirketin mali raporları.

Üçüncü klasör…

Boştu.

Sadece tek bir video dosyası vardı.

Bilgi işlem müdürü videoyu açtı.

Ekran önce karardı.

Sonra görüntü geldi.

Bir güvenlik kamerası kaydıydı.

Tarih…

İki gün önce.

Görüntüde biri sunucu odasına giriyordu.

Kapüşonlu olduğu için yüzü görünmüyordu.

Mina nefesini tuttu.

Kapüşonlu kişi bilgisayara bir USB taktı.

Dosyaları kopyaladı.

Tam çıkarken başını hafifçe kaldırdı.

Yüzü hâlâ seçilmiyordu.

Ama bileğindeki saat görünüyordu.

Aras’ın yüzü değişti.

— Videoyu durdur.

Görüntü durdu.

Aras ekrana yaklaştı.

— Bu saat…

Bilgi işlem müdürü şaşırdı.

— Tanıyor musunuz?

Aras yavaşça başını salladı.

— Evet.

Mina merakla sordu.

— Kimin?

Aras birkaç saniye sustu.

Sanki söylemek istemiyordu.

Sonunda derin bir nefes aldı.

— Bu saat şirket çalışanlarına ait değil.

— O zaman?

Aras gözlerini ekrandan ayırmadan cevap verdi.

— Bu saati sadece bir kişi kullanıyor.

Tam o anda kapı çalındı.

İçeri Selin girdi.

Gülümseyerek konuştu.

— Rahatsız etmiyorumdur umarım.

Aras hiçbir şey söylemedi.

Selin’in bakışları masadaki USB’ye kaydı.

Yüzündeki gülümseme bir anlığına kayboldu.

Çok kısa sürdü.

Ama Mina bunu fark etti.

Selin hemen toparlandı.

— Bir sorun mu var?

Aras sakin görünmeye çalışıyordu.

— Küçük bir güvenlik meselesi.

Selin başını salladı.

— Yardım edebileceğim bir şey olursa haber verin.

Kapıdan çıkarken göz göze geldiler.

Mina’nın içine tarif edemediği bir his doğdu.

Selin bir şey biliyordu.

Hem de sandıklarından çok daha fazlasını.

Gece…

Mina evine döndüğünde hâlâ günün etkisinden çıkamamıştı.

Çantasını koltuğa bıraktı.

Tam mutfağa geçecekken telefonuna bilinmeyen bir numaradan mesaj geldi.

“Aras’a güvenme.”

Bir saniye sonra ikinci mesaj geldi.

“Çünkü seni en çok incitecek kişi o olacak.”

Mina mesajlara bakarken telefonu bir kez daha titredi.

Bu kez gönderen numara değildi.

Telefon ekranında yalnızca tek bir fotoğraf belirdi.

Eski, yıpranmış bir çocukluk fotoğrafı…

Bu kez fotoğrafta yalnızca iki çocuk yoktu.

Arka planda üçüncü biri daha vardı.

Yüzü gölgede kalmıştı.

Ama elinde tuttuğu kırmızı bileklik çok net görünüyordu.

Mina’nın kalbi hızla çarpmaya başladı.

Aynı kırmızı bileklik…

Az önce güvenlik kamerasındaki kapüşonlu kişinin bileğindeydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.