Bazı şeyler olur içinizde buruk bir his bırakırlar. Ne olduğunu bilemezsiniz. Bazen bir kitap bitirdiğiniz de, bazen birçok yol geçip hedefiniz geride kaldığında, bazen ise sadece küçücük bir şey başardığınızda o buruk his kalır içinizde. Bunun sebebi o günlere tekrar geri dönemeyecek olmanızdır. Ama bazı anlar vardır ki içinizdeki buruk his yapamadıklarınız, hislerinizi dökemedikleriniz, bağırıp çağırmadığınız için olur. İşte o anlarda kendinizi kaybedip her şeyi kırıp dökmek istersiniz. İşte Lal de öyle hissediyor. Her şeyi darmadağın etmek istiyor.
…
(23 Mart 2024/İzmir)
(Yazardan)
Bir çiçek solduğunda kimse bir çiçeği önemsemez ama bir insan bu dünyadan solup kaybolduğunda arkasından çok insan yas tutar.
Higanbana çiçeğini hiç duymuş budunuz? Japon mitolojisinde bir çok hikâyeye konu olmuştur bu çiçek. Japonlara göre cehennemde açan uğursuz çiçekler olarak da anılır.
Güneş tanrıçası Amaterasu çiçekler ve yaprakları koruması için Manju ve Saka adında iki peri görevlendirir. Bir peri yaprakları korurken diğeri çiçekleri korurmuş. Ancak Güneş Tanrıçası Amaterasu bu iki perinin görüşmelerini yasaklar.
İki peri meraklarına karşı gelemez ve yasağı çiğneyerek görüşürler. Görüştükleri an birbirlerine âşık olurlar ancak iki peri yalnızca yasağı çiğnemiş değil aynı zamanda tanrıçaya karşı gelmiş olurlar. Güneş Tanrıçası Amaterasu buna çok sinirlenir ve iki periyi bir daha görüşmemek üzere lanetler.
Efsaneye göre Saka’nın yaprakları sadece Manju’nun çiçekleri solduğunda açarmış ve iki peri bir daha asla görüşemeyerek lanetlerini yaşamışlar. İki peri hiçbir zaman görüşemeyerek iki sonsuz aşkı ayrı ayrı yaşayarak bir çiçeği oluştururlar. Bu çiçek ise Higanbana Çiçeğidir.
Japonların bu çiçeği cehennemde açan uğursuz çiçek olarak anmasının bir nedeni de çok büyük bir zehri olmasıdır. Ayrıca Higanbana çiçeği genelde mezarlıkların kenarında yetişirler. Bu da Japonların onları ölümle çağrıştırmasını kolaylaştırmaktadır.
İnsanlar değişirdi. İnsanlar acımazdı. İnsanlar yapar, pişman olur ve unuturdu. Peki, insanların yaptıklarını unuttukları o insanlar ona yapılanları unutur muydu? Bir insan ona yapılanı unutmazdı ama yapılmayanı da anlamazdı.
Bazı şeyler tamamıyla üst üste gelmiş olurdu. Dışarıdan gülerdiniz, içiniz kan ağlardı. Kimse içinizi merak etmezdi. Ancak bazıları vardı ki sizin içinizi okurlardı. Onlar sizin yaranızı saran tek kişi olurdu o kişiyi bulmanız o kadar kolay olmazdı tabi ki. Bazı insanlar buna dostluk derdi bazılarıysa aşk.
Sahi ya neydi o aşk denilen şey? Aşk, bir insana bağlanmak mıydı? Aşk, birini sevmek miydi yoksa o kişinin kusurlarını sevmek miydi? Aşk Manju ve Saka’nın yasak olduğunu bile bile görüşüp, âşık olmaları mıydı? Aşk Manju ve Saka’nın aşklarını bir daha birbirlerini göremeden sevmeye devam etmeleri miydi?
‘’Anıl, masa altıya bir Çin Mantısı.’’ Ona seslenen sesle okuduğu sayfanın yazısı sayesinde kazandığı düşüncelerini sisli bir dumanı dağıtır gibi dağıttı. Başını sallayarak hazır mantıların paketini paketin şıngırtıları eşliğinde açıp tencereye döktü.
Yaklaşık on dakika sonra haşlanan mantıları yavaşça tabağa aldı ‘’Masa altıya.’’ diyerek önündeki garson delikanlıya uzattı. Genç delikanlı başını sallayarak tabağı alıp masaya doğru yöneldi.
’’Şef ben çıkıyorum.’’ derken elinin tersiyle alnındaki terleri sildi. Kapıya doğru yürüdü. Çıkmadan son kez restoranın Sizin Zevkiniz yazan tabelasına baktı. Ayaklarını sürüye sürüye durağa yürümeye başladı. Yürürken ayakları geriye doğru gidiyor, eve gitmemek için bir yol arıyordu. Bir çıkış yolu arıyordu oraya gitmemek için bir sebep yol arıyordu.
Otobüs durağına vardığında duraktaki sandalyelerin boş olduğunu görmesi dudaklarının yukarı kıvrılmasına neden oldu. Çok garip değil miydi? Sabahtan beri kendi içinde üzüntü yaşarken şimdi böyle bir şey için mutlu olabiliyordu. Sandalyeye yavaşça oturup, yerleşti. Telefonu açıp şifreyi girdikten sonra parmaklarını bu sefer hesabına girmek için oynattı. Ölüm Kokan Gül, bu ismi kendi için bulurken gül sadece ölüm kokuyordu; şimdi ise gül gerçekten ölmüştü.
…
Canlarım nasılsınız?Şahsen ben iyi kötü arasiyim. Umarım siz iyisinizdir. Evet. Normalde bu bölümü haftaya atacaktım ancak baktım ki siz Ölüm Kokan Gül'ün gecmisini, adını merak ediyorsunuz bende hemencecik atiyim dedim. Tabi yine bazı seyler kaldı gizemle ama en azından bazı meraklarinizi gidermiş oldum. Öptüm canlarım ancak aşağıya yorumlarınızı yazmayı unutmayın bir de sizin için karakterleri yorumluyacaginiz bölümler bırakıyorum. Seviliyorsunuz!
Lal:
Anıl:
Büşra:
Buralarakarakterler hakkında düşüncelerinizi bekliyorum.Tekrar :Seviliyorsunuz!




