Öldürüyor bu melankoli, beni değil ruhumu. Boş bir bedenle dolu sokaklarda yürüyorum çarpa çarpa farklı bana ve benliklerime. Hepsinin ağzında bi laf ve hepsinin elinde bir hançer. Ruhun yönetmediği hançerler saplanmış bir kalp ve bencilsin diye bağıran benliklerim. Beni melankolinin içine çeken farklı bir ben, benler, birsürüler. Bu içine düştüğüm bataklık bembeyazdı ayağım kayana kadar. Battıkça daha ds koyulaşıyor, daha da karanlıklaşıyor. Gittiğim her yerde kaplumbağalardan hallice, evimi sürüklüyorum yanımda. Melankolim ayrı kalamıyor benden, ben ayrı tutamıyorum onu kendimden. Zarar veriyorum beyaz ışıklara. Işık hüzmeleri çıkan her deliği tıkıyor melankolimden fışkıran iğrenç balçıklar.
[13/10/2024]