Doktordan annemin durumuyla ilgili haber bekliyorduk. Yoğun bakımdaydı. Annem ve abim yıllardır beraber yaşadıkları için samimilerdi. Eğer annemi de kaybedersek abim gerçekten yıkılırdı. Kardeşi olarak destek olmalıydım,biliyorum. Ama yine de babamın cinayetinden sorumlu olduğunu düşündüğüm kadınla beraber yaşayan abime destek olma isteğim oldukça azdı.
Emir ile birlikte abime veda edip hastaneden ayrıldık. "Madem moralin bozuk ki haklısın,seni bir kafeye götüreyim mi?" dedi Emir. Açıkcası moralim pek bozuk değildi. Fazla sakindim. Ama kafeine asla hayır diyemezdim,hemen kabul ettim tabii.
Taksiden indik. Kafenin merdivenlerinden yukarı çıkmaya başladık. Yine cam kenarı bir masaya oturduk. Sparişler gelene kadar tek kelime edememiştim. Babamın cinayetinin üstünden yıllar geçmişti. Ne diye hala çözmeye uğraşıyordum ki? Sanki başarabilecek gibi...
O an Emir'in sesini duydum. Bana sesleniyormuş. O kadar dalgındım ki etrafımdaki hiç bir sesi duyamıyordum,düşünmekle fazla meşguldüm. Emir iyi olmadığımı fark edip ne düşündüğümü sordu. Ona anlatmak ne kadar doğru bir karardı bilmiyorum ama beni tüm içtenliği ile dinledi. Birden "Neden bu cinayeti ikimiz çözmüyoruz?" dedi. Şaşkındım. Dalga geçiyor sanıp gülmüştüm ama "Gel hadi" diyip beni masadan kaldırdı ve taksiye bindik..
☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆
Hadi bakalım, hikaye daha yeni başlıyorrr ;)



