Bir apartman binasının önünde durduk. "Burası neresi?" diye sorabildim en sonunda. "Hoş geldin. Burası benim evim. Ayrıca hadi cinayeti birlikte çözelim derken dalga geçmiyordum." Şok içinde asansörün düğmesine basan Emir'i izliyordum.
Yıllardır polislerin bile çözemediği bir cinayeti nasıl çözerdik ki? Ama sevdiğim adamka bunu oynamak eğlenceli olacağından sesimi çıkarmadım. Sonuçta biraz eğlenmemde bi sakınca yoktu.
"Şüphelendiğin biri var mı küçük hanım?"
Haha. Bu çocuk ciddiydi. Saçmaladığının farkında mıydı acaba? Her neyse.
+Evet var,annem.
-Peki böyle birşey yapmak için geçerli bir sebebi var mı? Babana karşı bir nefret falan?
+Babamı pek sevmezdi. Genç yaşta zorla evlendirilmişler. Ben daha doğmadan önce babam içki,kumar,şiddet bağımlısıymış. Abim ve annem ondan çok çekmişler fakat ben onu hep iyi bir adam olarak tanıdım. Bana bir zararı olmadı hiç bir zaman.
-Anlıyorum. Başka şüphe ettiğin biri yok mu?
+Hayır. Başka kimse olamaz. Bundan çok eminim.
-Peki o zaman. Biraz düşünelim olur mu?
+Emir. Saçmalıyoruz bunu biliyorsun değil mi?
Aslında bunu söyledikten sonra pişman oldum. Çünkü sevdiğim adam benimle ne kadar saçma birşey için olursa olsun vakit geçirmek istiyordu fakat geri çeviriyordum. Durup; "Emir,üzgünüm. Hadi yapalım şu işi." Basitçe gülümsemek istemiştim fakat Emir bana bakıyordu. Sanki yüzümün her bir zerresini ezberlemek istiyordu.
Beni öyle bir hayranlıkla izliyordu ki o yemyeşil gözleri...Bakmaktan,o gözlerin içine batmaktan korkmuştum. Sakince bana yaklaştı fakat henüz böyle bir yakınlığa hazır değildim. Onu ne kadar sevsem de yapamazdım.
"Eh hadi bakalım. Başlayalım o zaman!" dedim bir anda. Yanaklarım ateş basmıştı,kızardıklarına öyle emindim ki. Emir utandığımı fark etmiş olacak ki sinsi sinsi sırıttı. Centilmen çocuk seniii...
Emir benden babamın ölüm tarihini istedi. 14 Kasım 2016...Bu tarihi hatırlamak kalbime inanılmaz bir acı saplıyordu. Fakat geçmiş acılarımı unutma vakti gelmişti. Madem benimle bu oyunu oynamak istiyordu,ben de o bakışların hatrına bunu yapacaktım.



