Bazı yerleri insan unutmaz… sadece hatırlamak için doğru zamanı bekler.”
6 Şubat 2023 — Kahramanmaraş
Şehir artık tanınmıyordu.
Dün insanların hayatla dolu olduğu sokaklarda bugün sessizlik vardı.
Evler yıkılmış, yollar enkazlarla kapanmış, hayaller yarım kalmıştı.
Şermin enkazın başında öylece duruyordu.
Elindeki askerî kimlik kartına baktı.
Babası…
Yıllardır sadece bir fotoğrafın ve birkaç anının içinde yaşattığı adam, şimdi karşısına bu şehrin enkazından çıkmıştı.
Şermin kartın arkasındaki yazıyı tekrar çevirdi.
“Bu şehirde bıraktığım en büyük emanet…”
Devamı yoktu.
Kalan kısmı enkazın altında kalmıştı.
Tam o sırada Şermin’in zihninde çok eski bir görüntü belirdi.
Küçük bir kız…
Babası elinden tutmuş, taş döşeli eski bir sokakta yürüyordu.
Şermin’in hafızasında görüntüler bulanıktı.
Bir kale…
Eski taş duvarlar…
Uzakta yükselen Kahramanmaraş Kalesi…
Ve babasının sesi:
— “Bir gün buraya tekrar geleceğiz kızım.”
Küçük Şermin gülerek sormuştu:
— “Neden baba?”
Babası cevap vermişti:
— “Çünkü insan bazen geçmişini bulmak için doğduğu yere geri dönmek zorundadır.”
Şermin gözlerini açtı.
Bir anda nefesi kesildi.
Kahramanmaraş Kalesi.
Babası onu çocukken buraya getirmişti.
Ve Şermin’in hatırladığı kadarıyla…
Babası o gün kalenin çevresindeki eski taş yapılardan birinin önünde uzun süre durmuştu.
Şermin o zaman bunun nedenini anlayamamıştı.
Şimdi ise elindeki kimlik kartına bakıyordu.
— “Baba… sen burada ne arıyordun?”
ESKİ HATIRA
Şermin yıllar önceki o günü parça parça hatırlamaya başladı.
Babası bir taş duvarın önünde durmuştu.
Elinde küçük, eski bir metal kutu vardı.
Küçük Şermin:
— “Baba, o kutuda ne var?”
Babası gülümsemişti.
— “Büyüdüğünde anlatacağım.”
— “Ne zaman büyüyeceğim?”
Babası diz çöküp kızının gözlerine bakmıştı.
— “Bana benzediğini düşündüğüm gün.”
Şermin’in gözleri doldu.
Çünkü babası o zaman ona bir cümle daha söylemişti:
“Eğer bir gün üniformayı giyersen, bu şehri hiç unutma.”
Şermin elindeki kimlik kartını sıkıca tuttu.
Artık her şey anlam kazanmaya başlıyordu.
Babası Kahramanmaraşlıydı.
Yıllar önce burada görev yapmıştı.
Ve şimdi, yıllar sonra Şermin onun memleketine komutan olarak gelmişti.
Fakat babasının bıraktığı emanet neydi?
Kimlik kartının arkasındaki yazı neden yarım kalmıştı?
Ve en önemlisi…
Babası neden bu sırrı Şermin’den saklamıştı?
Şermin başçavuş Murat’a döndü.
— “Murat.”
— “Emredin komutanım.”
— “Kahramanmaraş Kalesi’nin çevresinde eski görev kayıtlarına ulaşabileceğimiz bir arşiv veya bina var mı?”
Murat şaşırdı.
— “Var komutanım. Ama depremden sonra çoğu yere ulaşmak mümkün değil.”
Şermin birkaç saniye düşündü.
Sonra kararlı bir şekilde:
— “O zaman ulaşabileceğimiz yere kadar gideriz.”
Murat:
— “Bu kadar önemli olan ne?”
Şermin elindeki kimlik kartını gösterdi.
— “Babam.”
Murat sustu.
Şermin gözlerini şehrin üzerine çevirdi.
— “Bu şehirde sadece enkaz altında kalan insanları aramıyoruz.”
Bir an durdu.
— “Ben babamın bıraktığı gerçeği de arıyorum.”
Uzakta güneş yavaşça yükselirken, Şermin ilk kez şunu hissetti:
Bu görev ona tesadüfen verilmemişti.
Belki de yıllar önce babasının yarım bıraktığı bir hikâye, şimdi kızının ellerinde devam edecekti.
Bölüm Sonu
Şermin cebindeki kimlik kartını çıkardı.
Kartın arkasına tekrar baktı.
Bu kez tozların altında daha önce fark etmediği küçük bir işaret gördü.
Bir tarih: 05.02.2023
Şermin’in yüzü dondu.
Çünkü bu tarih…
Kahramanmaraş’a ilk görev günüydü.
Ve babasının kartı, yıllardır saklı olduğu yerden tam da Şermin’in ilk görev gününde çıkmıştı.
“Bazı sırlar yıllarca bekler… sahibinin geri dönmesini.”
DEVAM EDECEK…
5. BÖLÜM — “Kalenin Gölgesindeki Sır”