İçeriğe geç

KADERİN DÖRT FIKRASI

Bölüm 4 · 6 dk okuma

KADERİN DÖRT FIKRASI

Bölüm 4

3. Bölüm

Ejderha üfleyecek ruhuna karışacaklar birbirlerine.

Mavi

Ses beynimde yeniden yankılandı. "Böyle biri olacağını düşünmemiştim,"dedi. Hadi canım sen de beni mi düşünmüştü kahretsin demek ki planlı bir iniş olmuştu. "Biraz öyle oldu diyebilirim,"dedi ejderha suratındaki o korkutucu gülümsemeyle. Kafam karışmıştı hadi diyelim iletişimi bir insanın beyininin içine konuşarak yapabiliyordu peki nasıl oluyorda ben daha söylemeden düşüncelerime cevap verebiliyordu? Sonunda içgüdülerim benimle işbirliği içindeydi çünkü iliklerime kadar korkuyordum. Düşünceler insanın bütün her şeyidir. Birinin herşeyinizi bilmesi çok

"Korku doğru yönlendirildiğinde bir silaha dönüşebilir Mavi'' dedi.Bunu babam da söylerdi korkmanda sorun yok Mavi ancak korkunu yönlendirmeyi öğrenmen gerek. Eğer onu doğru yönlendirirsen bir silaha dönüştürebilirsin. Babam ve ejderha tanışsaydı muhtemelen iyi anlaşırlardı.

Ejderha konuşmaya -beynimin içinde- devam etti. "Mavi benden korkmana gerek yok sana asla zarar vermem ve kimsenin bunu yapmasına izin vermem, seni senden korumam gerekse bile. Beni koruyucun olarak bir rehber gibi düşün, bir arkadaşın gibi düşün istersen. Seninle karşılaşana dek senin koruyucun olma konusunda tereddütlerim vardı. Ne de olsa kademin soyundansın. Şimdi seninle tanıştım, artık şüphem kalmadı. Seni ölene dek koruyacağıma yemin ediyorum. Gökler yeminim kutsasın ve bu yolda bana yardımcı olsun "dedi.

Dedi demesine de kafam çok karışmıştı. Neyden bahsediyordu böyle ne anlama geliyordu bu ailemin önemli kişiler olduğunu biliyordum. Babamın şu an yaşadığımız tulpar topraklarının lordu olduğunu biliyordum. Ben doğduğumda annemin öldüğünü, öldürüldüğünü de biliyordum ama hepsi geçmişte kalmıştı. Yirmi bir yıl geçmişti üstünden, ayrıca beni niçin benden koruması gerekecekti ki mantıksız.

"Aklına bir sürü soru olduğunu biliyorum ancak sana her şeyi şimdi anlatamam Mavi o kadar zamanımız yok. Vakti geldiğinde sana anlatabileceğim her şeyi anlatacağım söz veriyorum, sana daima yardım edeceğim" dedi ve gülerek ekledi "Unutma hep aklındayım".

O zaman yeni sırlara merhaba .Bu arada aklındayım meselesi canımı sıkmaya başlamıştı. Birinin düzeltiyorum bir ejderhanın düşündüğünüz her şeyi bilmesi korkunçtu. O konuşmaya devam etmeden önce ben davrandım. " Aklındayım derken neyi kastediyorsun? Bütün düşüncelerimi mi duyuyorsun ? "diye sordum. Cevabı gecikmedi "Evet, düşündüğün her şeyiduyabilirim çünkü senş ben seçtim." dedi. Şunu söyleyebilirim ki ben seni seçtim derken ben kelimesini özellikle vurgulamıştı.

Daha dikkatli dinleyince sesinin muhteşem olduğu kanaatine vardım. Sesini kelimelerle tarif etmek zordu ama güçlü bir ses diyebilirim. Kadim bir ses sanki. Göklerin ejderhalara verdiği en büyük lütufkardan biri bu olmalıydı. Acaba bütün ejderhaların sesi böyle büyüleyici miydim?

"Evet,"Sesini duyunca irkilmiştim. Bir cevap beklemiyordum ama o konuşmaya devam etti. "Bütün ejderhaların sesi benzersiz ve büyüleyicidir. Ve evet. " Bütn kelimeleri vurgulayarak söylemeye başladı anlaşılan kelimeleri vurgulamayı seviyordu." Hafif bir narsist kişiliğim olduğu doğru ama beni bu yüzden suçlayamazsın nede ols ben bir... "Devamını getirmedi kulakları dikleşti sanki birini dinliyordu. Hiç bir şey demeden konuşmasını bekledim. "Düşüncelerini gelecek olursak endişelenmene gerek yok. Bunun kolay bir çözümü var," dedi ve sustu. Yeniden konuşmasını beklemeye başladım. Ne o konuştu ne ben ama aramızda bariz bir fark vardı o benim düşüncelerimi duyabiliyordu. Pekala demek meydan okuyordu öyle olsun, ben de susabilirdim. Sanırım.

"Yanlış hatırlamıyorsam vaktimizin kısa olduğunu söylemiştin, konuşmayacak mısın?"dedim. Ağzından bıkkınca bir nefes verdi onca sıcağın üstünde bir de nefesin sıcağı eklendi terden sırılsıklam olmuştum,vay be bayağı iyi anlaşacaktık. Bu arada yeni bir şey farketmiştim, ejderhaya şaşırmaktan anca bunu farketmeye fırsat bulmuştum, o gelmeden önce uçuşan, şakıyan cik cikleyen her şeyin sesi kesilmişti etrafta uçuşan sinek bile kalmamıştı bu farkındalığı da sonra düşünürüz kutusuna atıp ejderhay odaklandım. Çoktan konuşmaya başlamıştı " Sana karşı olan bir bıkkınlık değildi ayrıca sana meydan okumuyordum, biriyle konuşuyordum. Bir dostala."

Ne dostu başka biri mi vardı burada? "Mavi bunları düşünmeyi bırak ve gözlerini kapat dediklerimi iyice dinle ve yapmaya çalış" dedi. Yapacak bir şey yoktu anlaşılan kafamı aşağı yukarı sallayarak onayladım, bugünlük sadece ejderhanın bana verdikleriyle yetinecektim. "Söyleyeceklerim ilk başta uygulamak zor olacak ve yaptığımız perde uzun süre durmayacaktır. Sana nasıl olacağını göstereceğim ama pratik yaparak bunu geliştirmen gerekiyor şimdi. Gözlerini kapat kafanın içinde beni hayal et." dedi dediğini yaptığımı onaylar bir ses çıkardım. " Şimdi bir bariyer hayalet bir duvar olabilir, bir ip ya da senin için ne bariyer görevi görüyorsa, " dedi. "Bu hayal ettiğim şey bir sis olabilir mi?"diye sordum. Ejderha biraz düşündükten sonra "Genelde tercih olmaz ama işimize yarar. Şimdi ben o sesin içine it." Dediğini yaptım onu sisin içine ittim ancak silüetini hala görebiliyordum. " Sanırım işe yaramadı seni hala görebiliyorum, "dedim.

"Tabii ki görebiliyorsun Mavi biz birbirimize bağlandık artık ne düşündüğünü duyamam ancak hissettiğin şeyleri hissedebilirim senin varlığını her daim hissedebilirim. Aynı şekilde sen de benim varlığımı hissedeceksin, içimizden biri ölene dek," dedi. Neden bu kadar ciddi söylemişti sözlerini?

"Şimdi sırada bana nasıl sesleneceğini öğrenmem gerek. Bir cümle seçme bunu ardına geçirmeye çalış," gözlerimi kapattım ve dediğini yapmaya çalıştım. Sözlerim ise" Seni aklımda her zaman bir sisin içinde mi düşünmem gerek?" idi. Söylediklerim sesin ardına ulaşmış olacak ki. Konuşmaya başladı. "Hayır. Bunu bir kere başardın, sürekli düşünmene gerek yok, pratikle daha da iyi olacaksın. Aklına girmek için zorlamayacağım ancak dikkat et bunu yapabilen büyücüler var. Herkes iyi niyetli değildir, bunun olmasını engellemek için bana yaptığın gibi kendini kendini sesin içinde bir alan yarat ve herkesi bunun dışında tut." dedi.

İyi de herkesin siluetini nasıl hayal edip sisin dışında tutabiliridm ki? "Herkes bir ejderha değil Mavi. Ayrıca bu büyüyü herkes yapamaz. Sadece etrafını sis bulut ör kimseyi hayal etmene gerek yok merak etme ben dışında hiçbir ejderha zihnini okuyamaz kurallarımıza aykırı bir şey mahremiyet herkes için önemli," dedi.

Aklıma bir soru takılmıştı , sormam gerekiyordu. "Peki isteseler yapabilirler mi? " dedim, ejderhaları kastettiğimi anlamıştı. " Hayır yapmazlar, ejderhalar kötü değildir, insanlarda olduğu gibi biz de fikir ayrılıklarına düşebiliriz. Ancak bilerek hiç kimsenin canını yakmadık. Tıpkı zmanında... "sanki cümlesinin devamını getirmekte kararsız gibiydi ama yine de beklenmedik bir şekilde devamını getirdi en azından konuştu. "Bütün ejderha yumurtaları yok edildiğinde kimseye zarar vermediğimiz gibi. Biz sadece sizinle konuşmayı kestik, dedi. Haklıydı, az bile yapmışlardı ama nedense içimde bu konuşmama olayının çok kötü sonuçlar doğurduğuna dair bir his vardı. Krallığın şu anki durumundan da kötü. Ve ayrıca ne olursa olsun bir ejderha bir insan ne olursa olsun herkes iyi olamazdı. "Dediklerimi anladığını umuyorum," dedi. Anlamıştım merak ettiğim bir şey vardı ben onun düşüncelerini okuyabilir miyim?. Daha sesli söylemeden cevabını verdi. "Okuyabilirsin. Bir gün gerçekten istersen bunu yapabilirsin ama umarım bunu asla denemezsin," dedi. Anlaşılan sis dağılmıştı. Tekrar oluşturup içine attım onu.

Merakım başıma bela açacaktım. Çenemi kapalı tutmalıydım. Sadece bakışlarıyla beni öldürebilirdi ya da pençesini hafifçe kaldırıp da bunu yapabilirdi. Sıkılmış gibi yerinde kıpırdandı. "Benim düşüncelerimi okuman çok zor ancak hislerimi hissedebilirsin. Bu yüzden sıkıldığımı ya da eğlendiğimi anlayabiliyorsun,"dedi. Şimdi anlamıştım yoksa şu koca yüzünden ne anlaşılırdı ki? Umarım bu dediklerimi duymamıştır.

Yine o parlak zekamı konuşturmuştum. Daha en başta sormam gereken şeyi sormamıştım. Ona adının ne olduğunu sormamıştım. Beni seçtiğine göre adımı önceden biliyordu. Ne kadar önceden? Kafamdaki sorulara bir ara vermem gerekiyordu.

"Adını hiç sormadım. Adın ne ve beni neden seçtin niçin seçtin?" Diye sordum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.