İçeriğe geç

KADERİN DÖRT FIKRASI

Bölüm 1 · 2 dk okuma

KADERİN DÖRT FIKRASI

Bölüm 1

Giriş

Mahinin günlüğü yazılar daha önce kehanetin sahip olduğu düşünülen kişiye ait.

Zaman Karain ormanının kuytu köşelerinde akan nehirler gibi düz bir çizgide ilerlemiyordu Bükrek–Sangal topraklarında. Zaman kendi kuyruğunu ısıran kadim bir yılan gibi sarmal bir paradokstan ibaretti. Dünya çoktan geçmişin küllerine gömülmüştü ama kalplerde atılan yaralar öylesine tazeydi ki her şey dün yaşanmış gibiydi. İhanetin bızdan hançeri ruhlara daha dün saplanmış, iki kraliçenin son nefesi daha dün toprağa karışmıştı. Kardeşler birbirinin sıcaklığından daha dün koparılmıştı. Akreple yelkovan hükmünü yitirdiği bu diyarda çekilen bütün acılar henüz kurumamış bir kan gibi taze, öte yandan asırlar kadar uzaktı.

Hain kahin planlar. Kurt kuzuyu kovalar. Kuzu dağa kaçar. Kurtuluş göklerdeyken, Hain kurttan kim korkar.

Kehanetin ortaya çıktığı zaman bilinmiyordu. Belki de hep oradaydı da ortaya çıkacağı zamanın sahiplerini bekliyordum. Belki de ilk cadılar serinin olduğunu öğrendiğinde çıkmıştı ortayabelki de. İnsanlık ilk hayalini kurduğunda çıkmıştı. Ortaya çıktığı tarih muamma olsa da gerçekleşeceği zaman yaklaşmıştı.

Kehanet şimal yıldızının parıltısıyla diğer yıldızları gölgede bıraktığı bir gecede. Yılın en sıcak ve en kurak zamanında bulutsuz bir gökte. Tek bir Yıldırım'ın düştüğü ve dağı delip geçtiği gecede doğacak seçilmiş olan. Kehanetin iki görünür alameti vardı. Şimal yıldızı ve Yıldırım kehanetin geri kalanı ise tam bilinmiyordu. En büyük özelliği kehanetin sahipleri hariç. Hiç kimseye kehanetin bir cümlesinden fazlasını aklında tutamamasıydı. Yıllar geçtikçe kehanet iyice sessizleşmiş. Aldığı bütün önlemlere rağmen hiç unutulmadı. Unutmayan hep kurttu. Ejderhalar ise yazıldığında oradaydı.

Kehanet neydi? Ne için söylenmişti? Kahin kimdi bir kehanet neden var olurdu? Kehanet hiç söylenmeseydi. Yine de bütün bu acılar çekilir miydim? Her sorunun cevabı dün de bugün de ya da yarındadır. Ama unutulmamalıdır ki. Kehanet sonsuz olasılıktan yalnızca bir tanesidir hangi olasılığın iyi ya da kötü olduğu kime ve neye göre olduğuna bağlı değişen bir paradokstur.

"'Kehanet der ki kadim büyücünün soyundan olan kadının torunu düşmüş kralın doğacak ilk kız çocuğu olacak sahibi.' Burada kehanetin devamı yok. En azından ben bulamadım." Mahi günlüğü okurken duraksadı. Devamını kızı için bulacak zamanı yoktu. Bu Ebede kalmıştım. Ancak kızımın okuması için günlüğüe notlar yazabilirdim,öyle de yaptım. " Sevgili kızım "diye başladı cümleye. "Babanla sen doğmadan önce de araştırma yaptık ancak günlükte yazılan bazı yazıları doğrulamaktan öteye geçemedik. Bulduğumuz en önemli şey kehanetin sahibinin sen olduğundu. Sen daha küçüksün bir tanem varlığından ilk olduğun anda haberim oldu, kız olacağını da anladım. Nasıl anladın diye sorarsan damarlarımızda akan kadim kandan. Biz sadece kendi kaderimizi değiliz başkalarınınkini de söyler.

Güzel kızım. Kötülük kazansa da iyilikle yolunu bul. Eğer yanında olmazsan göğe bak. Ben orada olacağım." Mahi bu cümleyi yazdıktan sonra karnındaki bebeğin kollarını ısırarak ağlamaya başladı. Ebed Mahiyi yerdeki beyaz halının üstünde tor top olmuş halde buldu yavaşça karısına doğru ilerleyip yanında diz çöktü artık Mahinin gözlerinin içini görebiliyordu, koca bir çaresizlik vardı orada. Kızına karşı daima gülümserdi Ebed ancak hiçbir mutluluk gözlerini bir daha güldürmeye yetmemişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.