İçeriğe geç

Kaderimiz

Bölüm 7 · 3 dk okuma

Kaderimiz

Bölüm 7

7.Bölüm

Bir Bildirim

İrem ve Ahmet’in ilişkisi hâlâ inişli çıkışlı bir şekilde devam ediyordu.

Her tartışmanın ardından yoruluyor, “Artık olmaz.” diyorlardı.

Ama ertesi gün yine birbirlerine dönüyorlardı.

Sanki ikisi de gitmek istiyor ama birbirlerinden vazgeçemiyorlardı.

Bu yorgunluğun arasında bile İrem’in aklında başka bir mesele vardı.

Esma ve Şekif.

Bir akşam Ahmet’i aradı.

“Şekif’e bahsettin mi?”

Ahmet telefonda hafifçe gülümsedi.

“Akşam çocuklarla oyun oynamaya gideceğiz.”

“Orada gösteririm.”

İrem’in beklemekten başka çaresi yoktu.

Akşam olduğunda Ahmet, arkadaşlarıyla her zamanki gibi bir araya geldi.

Muhabbet devam ederken telefonunu çıkardı.

Esma’nın fotoğrafını açıp Şekif’e uzattı.

“Bak.”

Şekif telefona birkaç saniye baktı.

Sonra gayet sakin bir ses tonuyla,

“Güzel kızmış.”

dedi.

Ne başka bir soru sordu…

Ne de konu uzadı.

O an için amaç zaten bu değildi.

Sadece birbirlerini ilk kez uzaktan görmeleri yeterliydi.

Ahmet olanları İrem’e anlattığında ikisinin de aklına aynı fikir geldi.

“Madem birbirlerini gördüler…”

“Konuşturalım.”

Ama bunu doğrudan yaparlarsa çok yapay olacaktı.

Her şey doğal görünmeliydi.

İkisi de planlarını sessizce hazırladı.

Esma’nın da…

Şekif’in de…

Hiçbir şeyden haberi yoktu.

O gece Ahmet arkadaşlarıyla dışarıdaydı.

Masada kahkahalar yükseliyor, bardaklar tokuşuyordu.

İrem ise yurtta, Esma’yla birlikte odada uzanıyordu.

Her zamanki gibi sohbet ediyorlardı.

Telefon çaldı.

Ahmet görüntülü arıyordu.

İrem telefonu açtı.

Bir süre normal şeylerden konuştular.

“Nasılsınız?”

“İyiyiz.”

“Siz?”

“Biz de iyiyiz.”

Her şey son derece sıradandı.

Sonra İrem, hiçbir şey olmamış gibi telefonu Esma’ya uzattı.

“Al, Ahmet’le konuş.”

Esma hiç şüphelenmeden telefonu aldı.

Ahmet’le birkaç dakika sohbet ettiler.

Tam konuşma bitecek derken Ahmet,

“Dur…”

“Telefonu Şekif’e vereyim.”

dedi.

İşte…

Her şey tam o anda başladı.

“Merhaba.”

“Merhaba.”

“Nasılsın?”

“İyiyim, sen?”

“Bende iyiyim.”

İlk dakikalar tamamen havadan sudan geçti.

Konuşma ilerledikçe görüntülü aramaya döndüler.

Şekif dikkatlice ekrana baktı.

Sonra hafif gülümseyerek,

“Senin gözlerin mavi mi?”

diye sordu.

“Yoksa yeşil mi?”

“Net seçemiyorum.”

Esma telefonu yüzüne biraz daha yaklaştırdı.

“Peki sence?”

Şekif birkaç saniye ekrana baktı.

“Tamam.”

“Maviymiş.”

Esma gülmeye başladı.

Konuşma ilerledikçe Şekif’in gözü bu kez Esma’nın boynundaki kolyeye takıldı.

“Sürekli onunla oynuyorsun.”

“Altını seviyorsun sanırım.”

Esma kolyesini eline aldı.

“Evet.”

“Çok severim.”

Şakayla karışık söylemişti bunu.

Ama Şekif bunu bile fark etmişti.

“Ne okuyorsun?”

diye sordu.

“Psikoloji.”

Şekif başını salladı.

“Ben finans okuyorum.”

“Ama psikolojiyle de yakından ilgileniyorum.”

Sonra İngiliz bir yazardan bahsetti.

“Eserleri gerçekten çok kaliteli.”

Esma meraklandı.

“Kim?”

Şekif birkaç saniye sustu.

Yazarın ismini söyledi.

Esma kaşlarını kaldırdı.

“Hiç duymadım.”

Şekif kahkaha atarak,

“Gözümden düştün.”

dedi.

Esma da gülmeye başladı.

İkisi de ilk konuşmalarının bu kadar rahat geçeceğini tahmin etmemişti.

Sanki yıllardır tanışıyorlarmış gibi…

Şakalaşıyorlardı.

Bir süre daha sohbet ettikten sonra vedalaştılar.

“Sonra yine konuşuruz.”

Telefon kapandı.

İrem daha telefon kapanır kapanmaz Ahmet’e yazdı.

“Şekif’e söyle…”

“Esma’ya istek atsın.”

Ahmet cevap verdi.

“Tamam.”

“Şimdi söyledim.”

Ertesi gün…

İrem ile Esma odada yine aynı konuyu konuşuyorlardı.

Esma ilk görüşme hakkında düşündüklerini anlatıyordu.

“Aslında…”

“İyi bir enerji aldım.”

İrem ise ondan bile heyecanlıydı.

“Kesin bugün istek atar.”

diyordu.

Ama o gün geçti.

Bildirim gelmedi.

Bir gün daha geçti.

Yine hiçbir şey olmadı.

İrem, Ahmet’e tekrar sormak istemiyordu.

Çünkü bir kez söylenen şeyi ikinci kez söylemek…

Artık rica değil, zorlama olurdu.

İkisi de beklemeye karar verdi.

Şekif gerçekten istiyorsa…

O isteği kendi atmalıydı.

Üç gün geçmişti.

Akşam olmuştu.

Kızlar arkadaşlarıyla dışarı çıkacaklardı.

İrem ve Esma odada hazırlanıyordu.

Henüz diğerleri gelmemişti.

Aynanın karşısında saçlarını düzeltiyor, bir yandan da aynı konuyu konuşuyorlardı.

“Bu çocuk niye hâlâ istek atmadı?”

diye söylendi Esma.

İrem omuz silkti.

“Ben de anlamadım.”

Esma derin bir nefes aldı.

“Boş ver.”

“Çok da umurumda değil.”

“Ümidimi kestim zaten.”

İrem tam cevap verecekti ki…

Esma’nın telefonu titredi.

İkisi de aynı anda ekrana baktı.

Ve o odadaki sessizlik…

Bir anda yerini heyecana bıraktı.

Peki Esma’nın telefonuna gelen bildirim neydi?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.