İçeriğe geç

KAÇAK

Bölüm 24 · 3 dk okuma

KAÇAK

Bölüm 24

Yeni Hisler

Akıp giden yolu seyrederken yan tarafıma dönmemek için kendimi fazlasıyla zor tutuyordum. Çünkü orada Çınar vardı. Dakikalardır hiçbir şey söylemeden arabayı sürüyordu. Duyduğum tek ses hafif bir şekilde çalan müzikti. Ne kadar şanslıydım ki fazlasıyla güzel bir aşk şarkısı dinliyorduk!

Kampa gitmek için hep birlikte yola çıkmıştık. Evden çıktığımda Çınar'ı arabasına yaslanmış beni beklerken bulmuştum. Arabası olduğunu bugüne kadar bilmiyordum. Şimdi de onun arabasıyla kamp yapacağımız yere gidiyorduk. Diğerleri de Keremlerin arabasıyla geliyorlardı.

"Rahatsız oluyorsan eğer müziği kapatabilirim?" Çınar'a döndüğümde eli çoktan sesi kısmak için uzanmıştı. "Hayır gerek yok,"derken refleksle ses düğmesine ben de uzandım. Ellerimiz birbirine değdiğinde çok kısa bir an ona baktım ve elimi ateşe değmiş gibi çektim. Sanki sürekli el ele tutuşmuyormuşuz gibi...

Ben elimi çektikten sonra Çınar'da sesi biraz kısıp önüne dönerek yola odaklanmıştı. Bir süre daha sessizce devam eden yolculuğumuz ardından arabayı park ederek durduk. Eşyalarımızı alarak kamp yapacağımız alana geldiğimizde öncelikle etrafımı inceledim. Doğayla baş başa kalacağımız bu iki gün umarım güzel geçerdi.

Herkes çadırları kurmaya başladığında bütün gün kaçtığım gerçek yeniden gün yüzüne çıkmıştı. Çınar'la aynı çadırda kalacaktım... Doğru dürüst onunla konuşamıyorken bir de aynı çadırda kalacağım!

Her ne kadar yardım etmeyi teklif etsem de Çınar kabul etmemiş ve herkesten önce bizim çadırımızı kurmuştu. Gururlu bir ifadeyle bitirdiği çadırın yanından ayrılıp yanımızda getirdiğimiz kamp sandalyelerini alarak benim yanıma geldi. Sandalyeleri bırakıp "Otur hadi,"dediğinde itiraz etmeyerek oturdum. Çadırı o kurmuştu ama ben yorgun hissediyordum. O ise fazlasıyla enerjik duruyordu. Yüzünde ara sıra küçük bir tebessüm oluşuyor sonra hızla kayboluyordu. Şimdi de bana bakarken birazcık gülümsemiş bakışlarını çektiğinde ise yüzündeki mutlu ifade yok olmuştu.

Biz otururken diğerleri çadırlarla uğraşmaya devam ediyordu. Bir süre çabaladıktan sonra işlerinin uzun süreceğini anlayarak bizden odun toplamamızı istediler. Biz de zaten boş boş oturmaktan sıkılmıştık bu yüzden kabul ederek kalkıp ağaçların arasına doğru yürümeye başladık. Yürürken aramıza belirli bir mesafe bırakmıştım. Her ne kadar o aramızdaki her şeyin normale dönmesini istese de ben bunu başaramıyordum.

Bir süre yürüdükten sonra etrafımızı tamamen ağaçlar sardı. Esen rüzgar ve kuş sesleri yürüyüşümüze eşlik ediyorlardı. Çınar birkaç ince odun bulabilmişti. Benim ise henüz ellerim boştu. Bir şeyler bulmak umuduyla etrafıma bakındım. Az ötede duran ufak odun parçasını görünce oraya yöneldim. Odunu elime alırken yanında duran diken elime batınca acıyla inledim. Derin bir nefes alırken doğrulup elimi incelemeye başladım. Diken hâlâ elime batık bir şekilde duruyordu ve bu şey fazlasıyla canımı yakmıştı.

"Ne oldu?"diye endişeyle yanıma gelen Çınar diken batan elimi avucuna aldı. Başını eğip ilgiyle inceledi. "Yine dikkat etmemişsin, sakar!"diye söylendiğinde kızgınca ona baktım. "Dikkatliydim ben!"diye yükseldim. "Dikenin ne işi var hem orada!"

Başını elimden kaldırıp alayla bana baktı. "Ormandayız, inatçı keçi! Burada diken olması fazlasıyla normal."

Elimdeki sızı artınca ona cevap vermeyi bir kenara bıraktım ve elimi ondan çekmeye çalıştım. Fakat hep yaptığı gibi yine bırakmadı. "Bıraksana elimi!"

Bırakmak yerine biraz daha kendine çekti. "Rahat dur, keçi." Başını elime yaklaştırdı. Dikene bakarken kaşları çatılmıştı. Boşta olan eliyle dikeni tuttuğunda tam itiraz edecekken bir anda dikeni elimden çekti.

"Ne yapıyorsun, sırık?!" dediğimde az önce dikeni çıkarırken acıyla kasılan yüzü gevşedi. "Niye öyle aniden çektin dikeni?! Canım acıyor benim burada!"

Dikenin oluşturduğu yaraya üflemeye başladığında çatılan kaşlarım normal hâlini aldı. Sözlerim dudaklarımın arasına hapsoldu. Zihnim bir anda her şeyi unuttu.

"Özür dilerim,"dedi hâlâ elime üflerken. "Canını yakmak istemedim ama o dikenin de çıkması gerekiyordu."

Sesini duyarak girdiğim transtan çıktım. Hızlanan kalbimin bir an önce sakinleşmesi gerekiyordu. Birdenbire oluşan bu hisleri anlamlandıramadım. Böyle hissetmemeliydim. Bana ne oluyordu? Neden kalbim göğsümden çıkmak ister gibi çırpınıyordu?

•••

Bölüm sonu

2 yorum