İçeriğe geç

Kabullenilmeyen Prenseslik

Bölüm 9 · 2 dk okuma

Kabullenilmeyen Prenseslik

Bölüm 9

9.

Herkes gibi dışarıda en sevdiğim kombinimle gezerken arkadaşlarımla herkese rezil olmuştuk ama mutluyduk, gülmekten gözümden yaş gelmişti ve parka gitmiştik, sadece eğleniyorduk. Ne bana baskı yapacak kraliçe anne ne de bana kızacak babam vardı. Hata yaparak öğrenmiştim doğruları, en azından hata yapabilmiştim… Yanıma bir şövalye yaklaşınca ona döndüm “ailen seni çağırıyor, fakat korkma ben seni korurum” dedi kadın sesi, şövalyeye döndüm “kadın mısın, kadınlar şövalye olabiliyor muydu?” dedim o da bana sessizce “olamıyor fakat başka bir şövalyenin yerine geçtim zaten yüzüm göremiyorlar” dediğinde kafa salladım ve ailemin yanına gittim herkes kendi ailenin yanına gitmiş güle eğlene sohbet ediyorlardı “burada bile kaos çıkarttın!” dedi babam ve annem geçen ki kadını gösterdi, ıy aptal kadın! “o kadının kızının üstüne yürümüşsün kız ağlıyor şu an” diye bağırdı sende o kıza baktın güldün kıskandım hem de kız bana neler dedi bilmiyorsun bir kere beni savun anne bir kere beni mutlu et, sadece bir kere beni anlamaya çalışsana neden hep başkalarının kızları? “abartmasın ölmedi, uyardım sadece hem de ilk o bana yüzsüz dedi annesi bana neler dedi onun koruma şövalyesi bana bağırdı ne yapabilirdim!” dediğimde hem kadın şövalyenin hem de Roan bana döndü “sen sadece o kadının kızlarını seviyorsun anne beni gör bende senin kızınım anne! Bende insanım duygularım var sen o kızları sevdiğin kadar beni sevmedin ve hala benim yanlışlarıma kızıyorsun beni anlamaya çalışmıyorsun” derken yanağımdan bir yaş süzüldü ve arkalardaki boş masaya gittim hemen oradaki bir sandalyeye oturunca Roan ve o şövalye geldi “neden bizi çağırmadın bizde ona bağırsaydık” dedi kadın, “bu arada tanışamamıştık ben Hilal” dedi bana, bende kafa salladım “bak hala annem kızı teselli ediyor” dedim, cidden kıza sarılmıştı ama tek yaptığım uyarmaktı annem beni gösterip bir şeyler dedikten sonra kız ve şövalyesi benim oturduğum masaya gelip oturdu “annen diyor ki çok pişmanmışsın ve özür dilemek istiyormuşsun” dedi kız, kendini beğenmiş tavırla saçlarını savurdu “tabi özür dileyeceksin o farklı mesela ama neyse” derken göz devirdim “öyle bir şey yok özür falan dilemek istemedim” dediğimde şövalyesi arkada bağırdı bana yaklaşarak “özür dile hemen!” diye üzerime yürüdü ve hemen Hilal ayağa kalktı “hayırdır sana? İstemediği halde zorla bir şey yaptıramazsın” dediğinde kızın şövalyesi elini kılıcına atınca Roan yandan hemen koluna vurup kılıcı yana fırlattı “işte sen busun! Haksız olunca sadece kılıcına sarıldın” dedi Roan, bende korkmuş şekilde Hilal’in arkasına geçtim ve Hilal bir eliyle beni korudu “korkma ben varım” dediğinde herkes bize dönmüştü ve Roan “yok bir şey eğlencenize devam edin” dediğinde herkes geri önüne döndü “sizde uzayın buradan yoksa çok kötü şeyler olacak” diye karşıdakilere sakince söyledi onlarda gitti bizde tekrar oturduk, Helin arkalarından bakarken taklitlerini yaptı “izir dili himin!” dediğinde güldüm ve düğünü izlemeye başladım, dudak okumayı bildiğim için o kızla annesi arasında neler geçtiğini anlamıştım “o kız bana vurdu döv onu git şövalyeleri üstüne salalım” diye annesine beni şikayet ediyordu “kızım boş ver uğraşmayalım onunla, annesi demişti çok agresifmiş” dediğinde kız geri kendi masasına gidiyordu

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.