"mghf- bu çoğh iyiymiş!" "Sus ve ye işte! Ağzın doluyken konuşma hakan!"
Hakan,berranın dün gece yaptığı tatlıyı gömüyordu ama fazla sevdi galiba. "Aman neyse ne beğendiysen iyi" dedi Berra.
"Tabikide beğenicem bu şey şahaser lan!" Berra sahte siniri koruyamadı ve kıkırdadı, hakan,onun egosunu kabartıyordu "ya saçmalama ya işte...herhangi bir şey!" Hakan, Berraya sinsice sırıtıp "Berra bu bitti, gerçek tatlıya başlamalı mıyım?" Dedi, Berra anlamayacak ona baktı.
"Gerçek tatlı derken? Hakan hepsini yedin!"
Hakan cevap vermedi ama sinsice sırıttı, sandalyesini geriye çekip berraya yürüdü tam berranın omuzlarını tutup kendisine çekicek iken Oğuz girdi.Oğuz bir şeyleri böldüğünü hissedip garip bir şekilde baktı...
Hakan ise bölündüğü için huzursuz şekilde geri çekildi okulun arkasındaki, genelde kimsenin gelmediği,varlığı unutulan öğrenciler için olan alandaydılar.Hakan her gün burada Berra ile takılırdı.
"Ne var? Ne bakıyorsun çıksana" dedi Hakan,siniri sesinden okunuyordu.Oğuz hafifçe ürktü ve "sadece defteri alacaktım" dedi.
Önceki günlerden sonra, bu tavrı Hakan'ı şaşırttı. "Hayırdır bu ne haller?" Diye çıkıştı "geçen gün aslan parçası kesiliyordun başımızda" dedi.
"Ben mi?" Dedi çocuk şaşkınlıkla ve bu bilmiyormuş tavır Hakanı daha çok sinirlendirdi. "tabi sen!!" Dedi, sesi tam yükselticekken Berra ona sertçe baktı "sen Oğuz değilmisin olum?"
Çocuk bıkmış bir tavırla "bıktım ya yeminle bıktım! Hayır ya değilim!" Hakan ve Berra bu çıkışa şaşırdı "ne rolleniyorsun lan! Sensin işte!" Dedi hakan "Ben yağız!" Dedi çocuk.
"Yağız mı? Dalga mı geçiyorsun?"
"Ne dalgası abi ya! Kardeşim ortalığı karıştırıyor suç bana kalıyor!" "10B den Yağız ben, bir ikizim var adıda Oğuz,sanırım onu çoktan tanıyorsun" "hemde çok" diye devam ettirdi Hakan.
"neyse aman işte ondan,beni dövmeye falan çalışma!" "Niye seni döveyim kardeşim" yağız elini ensesine koydu ve çekingenlikle ovdu "ne bileyim sen öyle durunca" "nasıl duruyormuşum?"
"Mal gibi"
Hakan kafasını çevirip gelen sesi doğru baktı,Lanet olası Bora gelmişti.
"Ne var lan! geldi gene ammınoğlu"
Yağız ikisine şaşkınlıkla bakarken, arkadan hemen kitabını alıp,kenardan kaçmaya çalıştı, ama Bora onu içeriye itti. "Sende mi Hakan'ın itisin" "ben senin gibi arkama it toplamıyorum bora" diye çıkıştı Hakan,Yağız ise kendisine köpek denilmesine şok olarak "ya- ben ne alaka!?"
Berra ise yağızı yanına çağırdı eliyle işaret ederek, Berra ,yağıza sandalye çekti "boşversene karışma şunlara, izle şunları"
Bora ve Hakan birbirlerine girerken (😉)Oğuz kapıda belirdi,Bora onu itti "ya oğlum gitsene lan şurdan" dedi, "Hayırdır? Oğlum falan? Amca çocuğusunda ben mi bilmiyorum?" "Sen ne şekil-" Bora, oğuza baktı, "Lan sen?" Ve yağıza baktı "Olum" dedi şaşkınlıkla.
Hakan ise sırıttı "buda senin köpeğin herhalde" Bora sinirle Hakana dönüp "Kes lan sesini" hakan elini boranın omzuna vurdu ve "sakin ol kral, sensin" dedi ve Bora ve Oğuz onlara bakarken odanın kapısını ikisinin yüzüne sertçe kapattı, boranın burnunun kapıya çarpma sesi net şekilde duyuldu.
Ardından,Bora arkadan sövmeye başladı "SENİN SOYUNU-" "seveyim" diye devam ettirdi Hakan gülümseyerek,ardından kapıya bir kilit çevirdi ve "tamam arkada afkurmaya devam edebilirsin" dedi ve yağız ile berranın yanına gitti "bunlarda ayrı iş"
Berra yağıya bakıp, "sizin Oğuz ile farkınız gözleriniz mı?"
"Evet, birisi fark etti sonunda!" Diye sevindi Yağız "gözlerin tatlıymış,yeşil yeşil" dedi Berra kıkırdayarak.Hakan ise bu sözden sonra biraz gerildi.Evet,Biraz(!) kıskanç.
