Rümeysa kendi imkansız istekleri ile boğuşurken,kenardaki boranın sesi duyuldu.
"....Hakanmı?pftt" Emirhan devam etti "Öyle de sen de, gördük seni" Bora sertçe Emirhana baktı "kes sesini" Emirhan gülüp devam etti "o gün ağlarken-" "SANA KES SESİNİ DEDİM"
...
Az önce Rümeysa onlara dikkat ettiği için duyuyordu ama son sözünü tüm sınıfın duyduğuna herkes hemfikirdi.Öğretmen bora'ya sertçe bakıp "ikiniz! Dışarı!" "Terbiyesizlik yapmayın sınıfta!" Diye haykırdı.
Bora ve Emirhan başları öne eğik sınıftan çıktılar,Bora, sınıftan çıkmadan önce bir kıza baktı...Rümeysa o kızın yerinde olmayı çok istedi, vede bir anda şüphelendi "neden ona baktıki?" Diye düşündü.
Öğretmen onlara içinden söverken,ve mırıldanırken,Rümeysa elindeki kalemle düşünceli şekilde defteri karalıyordu, Oğuz Rümeysanın eline dokundu,çok nazikti sanki incitmekten korkuyor gibiydi.
"İyimisin Rümeysa? Hocanın bağırması mı korkuttu seni?" Rümeysa ani temas ve ilgi yüzünden afalladı ve elini hemen geri çekti, "uhhh hayırrr iyiyimmm" "sadece biraz düşünüyordum o kadar" diyip lafı kestirip attı.
Oğuz bundan etkilenmemiş şekilde Rümeysa ya bakıp "bir sorunun olduğunda bana söyleyebilirsin tamam mı? Dert etme sakın" dedi.Rümeysa bunu arkadaşça anladı,Şuanlık öyleydi, Sanırım...
Ve ders böyle geçti.
Tenefüste
Rümeysa minevver ve Sevde beraber kantine iniyorlardı, Berra Hakan'ın yanına gitmek için erken çıkmıştı sınıftan.Bu üçlü koridorda yürürken tam kenarlarında Bora ve Emirhan vardı, ama Bora bir yere sertçe bakıyordu,Rümeysa boranın gözünü takip ettiği ve önlerinde yürüyen Berra ile Hakan'ın olduğu tarafa, daha doğrusu,Hakana sertçe bakıyordu.
Bu çocuğun sıkıntısı ne?
Daha sonra Bora, emirhana bakıp ona kaş göz yaptı ve hakana doğru yürümeye başladılar, Hakana sertçe çarptılar.
Hakan'ın sinirlenmesini falan beklediler,yada sertçe çarpıp onu düşürmek.Öyle oldumu?
TABİKİDE HAYIR
Hakan, 1.89 boyunda, 10. Sınıf evet, ama Bora ve diğerlerinden yaş ve fizik olarak büyük.Hakan protein tozunu su gibi içen birisi,spor yapmaktan canının sıkılmasına vakti kalmayan bir çocuk.Boranın onu düşürebileceğini sanması komik.
Bora,Hakana omuz attığında (daha doğrusu dirseğine omuz atmış oluyor) hakan yerinden oynaması bile, şaşırarak arkasına döndü ama Bora yere ressmen SÜLÜKK gibi yere yapıştı.
Bora şok ve utanç ile hakana bakarken,Hakan'ın yanındaki Berra kıkırdadı "duvara çarptın şekerim~" Bora bu lafla yerde olduğundan daha çok dibe girdi.Sevde berranjn bu tavrına ve boranın yerde sülük gibi yatmasına bir kahkaha patlattı.
"Şakamısınız ya! Resmen yeri öptü çocuk!" Minevverde sevdeye katılıp gülmeye başladı "berranın şahsi duvarı olacaktı o!" Rümeysa ise Boraya yarı acıyor, Yarı kızıyordu.
Neden Hakana durup dururken çarpmıştıki şimdi!? Ama yere herkesin önünde düşmüştü...utanmıştır sanırım (!)
Emirhan borayı yerden kaldırdı "Şov yapma Hakan" dedi sinirle.Hakan ise onları duymamazlıktan geldi ve berraya bakıp sırıttı,Berra ve Hakan bu durumdan fazla zevk alıyorlardı.Emirhan sinirle dişlerini gıcırdattı.Arkadaşının böyle duruma düşmesi onu da utandırmıştı.
Ardından, Emirhan ve Bora arkalarına bile bakmadan oradan uzaklaştılar.Rümeysa,Sevde ve minevver olanları hayret ile izliyordu.
Bir lise hayatı bu kadar karmaşık geçmemeliydi öyle değilmi?
3'lü grup, Hakan ve Berranın yanına gittiler.
Sevde şaşkınlıkla sordu "Hakan ne yiyorsun içiyorsun ya?! Çocuk yere yapıştı!" Hakan egosu tatmin olmuş şekilde sırıttı ve, "haha,bir gün bunu fark edeceğinizi biliyordum!" "Tabiki çok çalışma,bol protein,ve disiplin" "ama en önemlisi berra~"
Berra şaşkınlıkla Hakana baktı. "Ben mi?" "Evet sen bebeğim, başka kim olacak?" Dedi flörtöz şekilde "ben ne alaka Hakan?" "Bu kollar,bu kaslar.Hepsi senin için bebişim"
Rümeysa ve Sevde ve minevver hep bir ağızdan "OOOoooOoooOoOoOoOoOo" diye bağırmaya başladılar.Berra utançla onları susturup "Tamam ya!? Susun!" Dedi, ama hoşuna gidiyordu tabiki.Berra, Hakanın göğsüne yumruk atıp "böyle şeyler deme herkesin içinde!" "Niye, utanıyor musun?" Diye sordu Hakan.
"ya sabır ya selamet! SENCE UTANMIYORMUYUM!?" dedi sahte bir sinir ile,ama enn çok Berra zevk alıyordu bundan."Tamam,Tamam kızma yapmam bir daha" dedi 100. Kez, hep bunu diyordu ama her zaman bunu yapmaya devam edecekti.
Boranın anlatımı ile
Hakan...imajını herkesin önünde çok iyi koruyordu ama bu ne zamana kadar sürecekti bilmiyorum.Hakandan nefret ediyordum, başıma ne gelse her zaman sorumlusu oydu, aynı bugün gibi.Onun yüzünden ceza yemiştim.
Yıllar önce,Belkide biz ortaokuldayken.Hakan ve ben arkadaştık,benden büyüktü,O zamanlar en sevdiğim abimdi,Kan bağımız olmasa bile sevgimiz vardı.
Belkide büyüdük diyedir bilinmez,Hakana soğumaya başladım,Oyunlarda beni kenara atıyor, Benimle konuşmuyor,Ve aynı samimiyeti kurmuyordu, Değişen oydu.
Ben ne yaparsam yapayım,her zaman en çok ilgiyi o görüyordu.
O günlerden bir gün,Finallere hazırlanırken soyunma odasında Hakan bize dönüp "ben kadrodan çıkıyorum" dedi, ne açıklama nede bir pişmanlık.Sanki bir robotmuşçasına bunu söylemişti...
Ve o dönem Dünya benim başıma yıkılmıştı, Futbolda finalleri kazanmak benim en büyük hedefimdi,Hakan ne kadar bana soğuk davransada maç ve oyun içerisinde asla adaletini bozmuyordu,kadromuzun en iyilerinden birisiydi,Ve o olmazsa ne yapacaktık ki?
Tabii olan oldu,Hakan takımdan çıkmıştı, bazıları dövdü,bazıları okul çıkışı hakanı köşeye sıkıştırma hayalleri kurdu.Yapmadılar tabiki,daha doğrusu yapamadılar.Hakan o sene konumunu değiştirmişti,ve ondan bir daha haber alamamıştık.
Final maçınıda kaybetmiştik tabii,Final maçını kaybetmeseydik hiçbir şey gözüme bu kadar batmazdı belkide.Olan oldu ve kaybettik dediğim gibi.
Bunlar yetmezmiş gibi,Bir anda takımdakiler bana karşı mesafeli davrandılar ve aralarında hakan hakkında konuşmalar oluyordu.O çocuktan nefret etmiyormuyduk biz? Ne ara taraf değiştirdiler? Hakan denilince yüzleri düşüyor bakışlarını kaçırıyorlardı.
Ama beni üzen asıl şey,Hakana nefret beslememi sağlayan şey bu değildi.
Takımdan beni atmışlardı.
Hiçbir suçum yokken.
O ay ne kadar ağladığımı,depresyona girdiğimi,kilo kaybettiğimi bir ben bir Allah bilir.Kulübun bana açıklaması sadece "seni sevdiğimiz için bunu yapmak zorundayız" oldu.
Eğer Hakan çıkmasaydı beni çıkartmazlardı bence,Hepsi Hakan yüzündendi.Bu kadar depresyona girdiğini gören ailem beni matematik kursuna yazdırmış ve futbolla alakalı her şeyini yasaklamıştı.Evde maç konuşamıyordum,Futbol topu alamıyordum,Futbolcuların posterlerini bırak bir takımla alakalı kalem dahi alamıyordum.
Futbol fanatiği babam bile futbolu bırakmıştı.
Bu kadar olayı sindiremeyip, Hakan'ın yaşadığı yeri bulmuştum,Hakan burjuva yaşamı sürüyordu,En lüks semtte malikanede yaşıyordu,Onu bulmak kolay olmamıştı ama ara sokaklarda yeni arkadaşları ile oturuyordu.Benim aksime gayet mutluydu ve bu beni daha da sinirlendiriyordu.
Onun karşısına bir yıl arayla çıktığımda,Beni gördüğü anda yüzü soldu,Bana resmen dehşet ile baktı, ve elindeki şişeyi kapatıp masaya koymuştu.
"Bora?" Demişti neredeyse ürkek bir sesle,onun gibi birisinin korkmasınk hiç beklemiyordum, benden mi korkuyordu?
"NEDEN!?" Diye bağırmıştım o gün, ama Hakan ayağa kalkmış, bileğimden tutmuş ve arkadaşlarının yanından uzaklaştırmıştı ve beni susturmuştu.
"Geçmişle alakalı tek bir şey bile duymak istemiyorum" demişti,ben ise ısrarla sormuştum,Hakan'ın her sorunda daha da kasıldığını ve gerildiğini,sinirlerinin zıpladığını görebiliyordum.
Gözleri çakmak çakmaktı ben tekrar soru soracağım zaman, bana öyle bir tokat atmıştıki susmak zorunda kalmıştım, yıllardır,hiçkimseden öyle bir tokat yememiştim,Anne babamdan dahi, ve bu tokatı bir aralar en sevdiğimden yemek çok koymuştu.
Cevap verememiştim bile,Hakan'ın eli sertti burnum kanıyordu...
O gün Hakan bana tek bir pişmanlık zerresi olmadan bakmış ve "Tek bir kelime duymak istemiyorum Bora. Benim için her şey bitti anladınmı?"
Demişti ve beni orada bırakıp gitmişti,sadece cebinden bir mendil çıkarıp üstüne atmıştı.O gün orada saatlerce ağladım,Hem o tokadın acısı hemde yaşadıklarının ağırlığından dolayı.
Ve o günden sonra Hakana kin tutuyor,Nefret kusuyordum.
