İçeriğe geç

İtiraf •BxB•

Bölüm 16 · 4 dk okuma

İtiraf •BxB•

Bölüm 16

Part 8

(Berke'nin ağzından)

Efe neden hala bana geri dönmemişti? Başına bir şey mi gelmişti yoksa meşgul müydü? Normalde mesajlarıma anında cevap verir ve benimle uzun uzun konuşurdu.. Odamda endişeyle volta atıp ofluyordum. Yaz artık Efe, hadi...

Ben onun yazmasını beklerken saat 22.50 olmuştu. Bu saate kadar yazmadıysa net başına bir iş gelmiştir diye düşündüm.. Sakin ol Berke, yarın okula gelirse neden sana yazmadığını sorarsın. Şu an karamsar düşünmenin bir manası yok..

Yorganımın altına girip kafamı yastığa gömdüm.. Gözlerimi kapattım ve uyumaya çalıştım.. Saat 00.00 olmuş ve ben hâlâ uyuyamıyordum. Efe sürekli kafamın içinde dönüyordu. Aklımda neden yazmadı, meşgul müydü, artık benimle konuşmaktan sıkıldı mı, bir problem ile mi karşılaştı gibi deli deli sorular ötüyordu.. Beynimin içinde adeta gürültü kirliliği vardı.. Sıkıntı içinde ofladım ve banyoya geçtim.. Biraz daha iyi hissedeyim diye elimi yüzümü yıkadım. Saçlarıma aynanın önünde biraz şekil verdim..

Ellerimle iki yanda lavaboyu tutuyor, başımı öne eğip derin bir nefes alıp veriyordum.. Kafamda onunla ilgili düşünceleri bir kenara atmak için çırpınıyordum.. Neden kendime eziyet ediyordum ki, zaten yarın okulda buluşup ona soracaktım.. Tabii yarın okula gelirse..

Sabah okula giderken Efe'nin beni görüp beraber okula doğru yürümesini bekledim ama o gelmemişti.. Demek okula arabasıyla gitmişti.. Oysa 2 hafta boyunda benimle okula yürüyerek gidip gelmişti.. Demek benimle yürümekten sıkılmıştı.. Tıpkı mesajlaşmaktan da sıkıldığı gibi.. Ona karşı bir yanlışım mı olmuştu acaba? O yüzden mi benimle konuşmamıştı.. Siktir, çok düşünüyorum çok!!..

İlk teneffüs zili çalar çalmaz hemen Efe'nin sınıfına ışınlandım.

Cam kenarında en arka sıraya sıraya doğru ilerledim. Efe'nin yanına oturdum. Efe de dönüp tepkisiz bir şekilde bana baktı.

"Nasılsın Efe, umarım iyisindir.."

"İyiyim.." diye düz bir cevap verdi Efe. Böyle cevap vermesi beni çok şaşırtmıştı. Belli etmeden hemen önemli sorumu yönelttim:

"Dün mesajıma geri dönüş yapmamıştın da.. Biraz meraklandım.."

"Telefonum kırıldı.. Yenisini alacağım.."

Efe'nin böyle soğuk bir tavırla bana üstü kapalı cevaplar vermesi beni şüphe yatağına düşürmüştü. Bu benim bildiğim Efe değildi. Konuşkan, güler yüzlü, sevgi dolu Efe gitmiş, yerine soğuk davranan, mesafeli bir Efe gelmişti. Yoksa bana mı öyle geliyordu? Morali bozuk da olabilirdi?

"Efe, biraz soğuk mu yaklaşıyorsun bana desem? Seni kıracak bir şey mi yaptım? Eğer yaptıysam özür dilerim.."

Efe hayır anlamında başını iki yana salladı.

"Hayır, sakın öyle düşünme. Sen.. iyi bir arkadaşsın ve beni bu zamana kadar incitmedin.."

O an dünyamın başına yıkıldığını hissettim. Ayak tabanlarım neredeyse alev almıştı.. Ben onun yalnızca "arkadaşı" mıydım.. Burda bir terslik vardı. Kesinlikle bir terslik vardı. Benimle o kadar yakınlaşıp sonra arkadaşı olduğumu öylece söyleyemezdi!

Sesim titriyordu.

"Efe.. Yanlış anlama ama bizim arkadaş olduğumuzdan emin misin? Çünkü bana olan tavırların hiç de öyle demiyordu.."

Efe başını öne eğdi.

"Ee, tavırlarımda ne varmış? Evet, biz gayet de arkadaşız. Sen ne düşünüyordun?"

Bu benim sinirlenmeme sebep olmuştu. Sesim hararetli geliyordu.

"Ne demek "Sen ne düşünüyordun"?.. Bana sadece arkadaşmışız gibi bir hissiyat vermiyordun. Bana çok romantik yaklaşımlarda bulunuyordun. Şimdi sanki benimle hiç flört etmemiş gibi birde arkadaş olduğumuzu mu söylüyorsun Efe? Beni hayal kırıklığına uğrattığının farkında mısın?"

Efe bir an bana döndü gözlerini bir süre benimkilere kilitledi. Hiç bir şey demedi. Sonra bir an tam bir şey diyecek gibi oldu ki, arkadaşlarımın beni maça çağırmasıyla arkamı dönüp ona tek kelime etmeden sınıftan çıktım.

Efe tam bir aptaldı! Döneğin tekiydi! Flört ederken arkadaş lafı çıkmıyordu da ağzından, şimdi noldu? Bence bana aşık falan değildi.. Belki benimle flört bile etmemişti.. Sadece arkadaşça yaklaşımı buydu onun. Ama bana aniden soğuk davranması çok garipti..

İkinci dersin ortasında sınıfın kapısı çalındı. Gelen müdür yardımcısıydı. Sınıfa girip net ve sorgulayıcı bir tavırla sesini yükseltti:

"Okulumuz adına sosyal medyada bir itiraf sayfası açılmış.. Eğer bu işin altında bu sınıftan her hangi biriyse lütfen itiraf etsin.."

Bunu duymamla beraber bünyeme bir buz etkisi yaratılmıştı.. O an parmak uçlarımın morardığını, hareket edemediğimi hissettim.. Artık neler olacağını sorgulamama gerek olmadığını hissettim.. Çünkü olan olmuştu, öğrenmişlerdi işte.. Artık bundan sonrasında bana ne yapacaklarını tahmin edebiliyordum.

Sınıftan ses çıkmamıştı. Müdür yardımcısı sesini biraz daha sertleştirdi:

"Eğer hanginiz bu işin içinde olduğunu itiraf etmezse, tüm sınıfı disipline vereceğim.. Haberiniz olsun.."

Bu hatanın içine düşmüştüm ve benim yüzümden bu kadar kişinin haksız yere disiplinlik olmasını istemiyorum.. Her şeyi akışına bıraktım ve elimi kaldırdım. Vücudum kas katı kesiliyordu resmen.

"Hocam, ben o sayfanın adminlerinden biriyim.."

Böyle dediğim an tüm sınıf şok içinde bana kilitlenmişti. Aralarında geçen fısıldaşmaları da duyabiliyordum..

"Tamam Berke. Benim odama geliyorsun. Başka bir admin daha vardı sanırım?"

Başımı sallayarak onayladım. Kendimi berbat durumda hissediyordum..

"Kim biliyor musun?"

"Hayır hocam.. Bilmiyorum.. Admin kendisi hakkında bilgiler vermiyordu.." diye mırıldandım kısık sesle.

Hoca başını salladı.

"Pekâlâ benimle gel.."

Müdür yardımcısı beni odasına götürdü ve burada beklememi söyledi. Kendisi itiraf sayfasının diğer adminini bulup gelecekti. Hangi gerizekalıydı acaba bizim başımızı belaya sokmuştu?! Gerçi benim de suçum büyüktü. Sonuçta kimse beni buna zorlamamış, kendi isteğimle o sayfanın admini olmak istemiştim.

Yaklaşık 20 dakika sonra müdür yardımcısı odasına geldi. Diğer sınıfları da gezmiş olacaktı ki gelmesi bu kadar uzun sürdü.

"Geç şöyle evladım.." diye seslendi kapıdaki çocuğa. Benim karşımdaki boş koltuğu işaret etti.

Çocuğun kapıdan içeri girmesi ve benim hayatımın şokunu yaşamam bir oldu... Efe'ydi bu... Demek bu hesabı açan kişi Efe'ydi.. Ama neden..

Ağzımı açarken çenem titriyordu:

"Efe.. Sen.. ne alaka?"

Efe hiç yanıt vermedi. Başı sessizce öndeydi.. Utançtan kızarıp bozardığını görebiliyordum.. Onun da bu olayda yanması canımı çok acıtmıştı.. Ama sonra hatırladım ki ben onun admin olduğunu bilmeden ona kendisinden hoşlandığımı itiraf etmiştim...

Bölüm sonu

1 yorum