İçeriğe geç

İtiraf •BxB•

Bölüm 10 · 3 dk okuma

İtiraf •BxB•

Bölüm 10

Part 5

Meydandaki havuzun orada buluştuk. Efe oldukça şık giyinmişti. Lacivert gömleği, yeşil şortu ve zincir kolyesi.. gerçi ne giyerse giysin o benim gözümde her zaman seksi birisiydi...

Yan yana yürümeye başladık. Kolunu benim boynuma doladı ve:

"Bugün pek tatlı görünüyorsunuz Berke bey.." dedi. Benimle resmen flörtleşiyordu.

Gülerek yanıt verdim:

"Siz de övülmeyecek gibi değilsiniz Efe bey.." dedim..

Kıkırdadı. Beni iyice yakınına çekti. Ondan gelen o güzel kokuyu alabiliyordum. Vanilya kokusu...

"Ne de güzel kokuyorsun öyle.."

"Ah, vanilyalı parfümümün kokusu bu.."

"Bu koku sana çok yakışmış. Hatta bu koku sana aitmiş gibi.."

Efe çekingenlikle gülümsedi.

"Aslında bana ait olmasını istedim başka şeyler var Berke" diyerek gözlerini benimkilere kilitledi. O an biz susmuştuk, gözlerimiz birbiriyle konuşmasına izin verdik. Acaba hangimizin gözleri doğruyu söylüyordu? Efe'nin gözlerindeki o parıltıyı görebiliyordum.. sanki bana karşı beslediği bir sevginin verdiği bir şeydi bu.. peki o benim gözlerime bakarken neler hissediyordu acaba, neler düşünüyordu Tanrı bilir?.. O da gerçekten bana aşık olabilir miydi?..

Biraz daha ilerledik ve otobüs durağına vardık. Biz durağa geldikten 2 dakika sonra otobüs gelmişti. Her şeyim böyle aniden hallolması çok kolay oluyordu benim için. En azından fazla beklemek zorunda kalmadık.

15-20 dakika süren yolun ardından AVM'ye geldik. İçeri girdik ve sinemanın olduğu kata çıktık. Bir sürü film afişi asılıydı.

Afişlere göz gezdirirken Efe'ye sordum:

"Seç bakalım hangi film olsun?"

Efe düşündü, dudaklarını ısırarak afişleri göz gezdirdi. Bir romantik türünde filme takılmıştı.

"Berke, bak. Bu olur mu?"

Seçtiği filme baktım, Romantik filmleri tercih eden bir insan değilimdir normalde, sıkıcı bulurum. Ama konu aşık olduğum insan olunca izlenmesi epey keyifli olacak gibi duruyor.

Memnuniyetle gülümsedim.

"Harika olur. Biletlerimizi alalım hadi."

Tam kasaya doğru yöneliyordum ki Efe beni omuzumdan tutarak durdurdu.

"Bak Berke, ikimizin bilet parasını da ben ödeyeceğim lütfen yerinde dur."

Hayır tabii ki, ben ödeyecektim. Ne münasebet!

"Olmaz öyle şey. Ben öderim."

"Hayır hiç gerek, yok ben öderim. Dinle Berke, seneye ben üniversiteye gidince böyle sinemaya gitme gibi bir şansımız olmayacak. Bırak da bari ben ödeyeyim."

Böyle demesi beni durdurmaya yetti. Karnıma bir yumruk gibi çarptı. Nerede, hangi üniversitede okuyacağını bile bilmiyordum onun.. ya il dışında okumak isterdi ya da yurt dışında.. haklıydı o gittikten sonra asla birlikte bir şeyler yapma gibi bir fırsatımız olmayacaktı..

"Pekala, sen öde.." dedim. Sesim alçak ve hüzünlü geliyordu.

Biletlerin parasını ödemişti ve koltuklarımızı da belirlemişti. Sonra bana döndü. Endişe ile bana baktı, neden bu kadar üzgün olduğumu merak ediyordu.

"Berke? Bir şey mi oldu?"

Derin bir iç çekerek yanıt verdim:

Sen seneye üniversiteye gideceksin, belki il dışında ya da yurt dışında.. Bu yüzden birlikte bir şey yapma gibi bir fırsatımız olmayacağı için üzülüyorum. Ben seni çok özlerim ama Efe...

Efe'nin yüzünün de solduğunu fark ettim. O da istemiyordu bizim ayrı düşmemizi. Her ne kadar bunun geçici süreliğine olacağını bilsek bile..

Efe yüzümü ellerinin arasına alarak şefkat dolu yumuşak bir sesle:

"Biz her ne kadar uzakta da olsak, birbirimizi hiç unutmayacağız Berkeciğim. Uzak olan şey senin evin ne benim okuyacağım üniversite arasındaki mesafedir yoksa yüreklerimiz birbirine çok yakın ve istersen bunu fark edebilirsin.."

Bunu söylemesi ve yüzüme dokunması ile birlikte kalbim artık bir kuşun kanatlarını çırpması gibi çarpıyordu. Yanaklarım bayağı kızarmıştı. Dilimi yutmuş gibi oldum.. Sanırım artık Efe'nin bana aşık olduğu konusunda şüphem olmamaliydı. Ama ya bunların hepsi arkadaşça yaklaşımlarsa? Fazla karamsarsın Berke! Akışına bırak gitsin..

Filmin başlama saatinde sinema salonuna girdik. Filmi güzel şey izledik. Konusuyla gerek oyuncularıyla çok güzel bir filmdi.. ama bir şey fark etmiştim ki Efe film boyunca en çok bana odaklanmıştı.. Acaba beni sevdiği için mi öyle bakıyordu.. Hiçbir fikrim yoktu..

Sonra AVM'de bir dönercide oturduk ve Efe'ye döner ısmarladım.. Kurt gibi acıkmıştım, döneri iştahla yedim.

AVM'de eğlence parkı, biraz alışveriş, muhabbet sohbet derken günümüzü güzel geçirdik ama benim günümü güzelleştiren avm değildi, alışveriş değildi, yeme içme de değildi, sinemada değildi benim günümüzü güzelleştiren tek ve özel şey Efe'ydi.. İyi ki onunla gelmişim.. Ve iyi ki onu tanımışım..

Bölüm sonu

2 yorum