BÖLÜM 5
Gizli Kat
Mira ensesindeki yanmanın etkisiyle dizlerinin üzerine çöktü.
“Nefes… alamıyorum…”
Kaan hemen yanına eğildi.
“Mira! Bana bak!”
Mira’nın gözleri bir anlığına gök mavisine döndü.
Sonra tekrar normale döndü.
Aylin bunu görünce fısıldadı.
“…Başladı.”
Kaan sertçe ona döndü.
“Daha erken.”
“Ben de öyle sanıyordum.”
Tam o sırada Denek 17 yeniden hırlamaya başladı.
Kollarını iki yana açtı.
Aylin’in havadaki elektrik akımı onu sadece birkaç saniye tutabiliyordu.
⚡ ÇAT!
Koridordaki lambalar birer birer patladı.
Kıvılcımlar tavandan yağmur gibi dökülmeye başladı.
Aras küfür etti.
“Aylin!”
“Biraz dikkatli ol!”
Aylin gözlerini yaratığa dikmişti.
“Dikkat ediyorum.”
“Daha fazlasını yaparsam bütün hastanenin elektriği gider.”
Kaan kararını verdi.
“Aras.”
“Efendim?”
“Mira ve Duru’yu alt kata götür.”
Duru hemen itiraz etti.
“Ben hiçbir yere gitmiyorum!”
Aras omuz silkti.
“Ben de istemiyorum ama Kaan öyle dedi.”
“Ben Mira’yı bırakmam.”
Mira güçlükle ayağa kalktı.
“Ben de hiçbir yere gitmiyorum.”
Kaan’ın sesi ilk kez yükseldi.
“Mira!”
Koridor sessizleşti.
Kaan derin bir nefes aldı.
Sonra daha yumuşak bir sesle konuştu.
“Lütfen.”
“Sana bir şey olmasını istemiyorum.”
Mira onun gözlerine baktı.
İlk defa o soğuk doktorun yüzünde korku görüyordu.
Bu korku…
Kendisi içindi.
…
Aras önden yürümeye başladı.
“Hadi.”
Duru homurdandı.
“Hiç hoşlanmadım senden.”
Aras sırıttı.
“İyi ki ben de sana bayılmıyorum.”
“Ne dedin sen?”
“Duymadın mı?”
“Duydum.”
“Tekrar söyle.”
“Hayır.”
“Ödleksin.”
“Yok.”
“Sabrım var.”
Mira istemsizce güldü.
Arkasından gelen korkunç bir hırıltı kahkahasını yarıda kesti.
Denek 17 zincirlerinden kurtulmuştu.
“KAÇIN!”
diye bağırdı Aylin.
Yaratık koridora atıldı.
Tam Mira’nın üzerine koşarken…
Kaan gözlerini kapattı.
Bir anlığına her şey durdu.
Sonra…
Kaan’ın sesi Mira’nın zihninde yankılandı.
“Sakın korkma…”
Mira irkildi.
Kaan konuşmamıştı.
Ama sesi…
Kafasının içindeydi.
Şaşkınlıkla ona baktı.
“…Kaan?”
Kaan dudaklarını bile oynatmadan tekrar konuştu.
“Beni duyabiliyorsan başını hafifçe salla.”
Mira yavaşça başını salladı.
Duru şaşkınlıkla baktı.
“Ne yapıyorsun?”
Mira cevap veremedi.
Çünkü Kaan’ın sesi yeniden duyuldu.
“Şimdi Aras’ın peşinden git.”
“Ben seni bulacağım.”
Tam o sırada Denek 17 büyük bir çığlık attı.
⚡ GÜÜÜMMM!
Aylin iki elini ileri uzattı.
Elektrik kıvılcımları yaratığın etrafını sardı.
Koridor gündüz gibi aydınlandı.
Deniz de koşarak geldi.
Elini yere koydu.
Koridorun zemininden ince bir sis yükselmeye başladı.
Yaratık yönünü kaybetti.
“Şimdi!” diye bağırdı Kerem.
Kerem bütün gücüyle yaratığa çarptı.
Duvar çatladı.
Ama Denek 17 hâlâ ayaktaydı.
Kaan kendi kendine fısıldadı.
“Bu kadar güçlü olmaması gerekiyordu…”
Mira bu cümleyi duyunca içini kötü bir his kapladı.
“Demek ki bu ilk kez yaşanmıyor…”
Aras, Mira ve Duru’yu acil çıkış kapısına götürdü.
Kapıyı açtı.
Aşağıya inen dar bir merdiven görünüyordu.
Mira durdu.
“Bu hastanenin altı mı?”
Aras başını salladı.
“Evet.”
“Orada ne var?”
Aras cevap vermedi.
Duru kaşlarını çattı.
“Niye sustun?”
Aras derin bir nefes aldı.
“Çünkü orayı gören hiç kimsenin hayatı bir daha eskisi gibi olmadı.”
Mira’nın kalbi hızlandı.
Merdivenlerden aşağı inerken duvarlar değişmeye başladı.
Beyaz hastane duvarlarının yerini siyah taşlar aldı.
Eski meşaleler…
Demir kapılar…
Ve duvarlara oyulmuş kurt sembolleri…
Mira durup bir tanesine dokundu.
Sembol…
Mavi renkte parlamaya başladı.
Aras’ın yüzündeki gülümseme anında kayboldu.
“Hayır…”
Duru şaşkınlıkla sordu.
“Ne oldu?”
Aras gözlerini Mira’dan ayıramıyordu.
“O kapı…”
“…Sadece bizim soyumuzdan olanlara tepki verir.”
Mira elini hızla çekti.
“Ama ben…”
“…Ben insanım.”
Tam o anda demir kapı kendi kendine ağır ağır açıldı.
İçeriden buz gibi bir rüzgâr esti.
Ve karanlığın içinden yaşlı bir adamın sesi duyuldu.
“Sonunda geldin…”
“Seni yıllardır bekliyorduk, Mira.”