İçeriğe geç

İtalyan kurt

Bölüm 28 · 3 dk okuma

İtalyan kurt

Bölüm 28

28. Bölüm: zamanın fısıltısı

Zamanın Fısıltısı

Ela’nın “Sen henüz doğmadın…” sözlerini duyduğu andan beri mağarada derin bir sessizlik hâkimdi.

Kimse ne söyleyeceğini bilmiyordu.

Sadece şelaleden akan suyun sesi yankılanıyordu.

Ela iki elini başına götürdü.

“Ben… ben anlamıyorum.”

“Neden bana bunları söylüyorsunuz?”

“Ben sadece yolumu kaybettim.”

Mira yavaşça yanına çöktü.

“Korkma.”

“Ne olursa olsun yalnız değilsin.”

Ela başını kaldırdı.

Mira’nın yüzüne baktığı anda gözleri doldu.

Sanki yıllardır özlediği birine bakıyormuş gibiydi.

Dudakları titredi.

“…A…”

Bir an durdu.

Sonra hemen başını çevirdi.

“Abla…”

Mira gülümsedi.

“İstersen bana abla diyebilirsin.”

Ela ise kendi kendine fısıldadı.

“Neden… başka bir şey söyleyecektim?”

Kaan bunu duydu ama sesini çıkarmadı.

İçindeki tuhaf his giderek büyüyordu.

Akşam olmuştu.

Konağın büyük salonunda şömine yanıyordu.

Duru ile Aras yine tatlı tatlı tartışıyordu.

“Satranç oynayalım.”

“Sen geçen sefer üç hamlede yenildin.”

“Oyun bozuktu.”

“Tabii canım.”

Kerem kahkahasını tutamadı.

Aylin sıcak çikolataları dağıtıyordu.

Ela sessizce pencerenin önünde durmuş, dışarıdaki ormana bakıyordu.

Mira elindeki kupayla yanına geldi.

“Üşüyor musun?”

Ela başını salladı.

“Hayır.”

“Ormanı izlemeyi seviyorum.”

Mira kupayı uzattı.

“Al.”

Ela kupaya bakınca gülümsedi.

“Kirazlı sıcak çikolata…”

Mira şaşkınlıkla gözlerini açtı.

“Ben içine kiraz şurubu koyduğumu kimseye söylemedim.”

Ela’nın yüzündeki gülümseme kayboldu.

“Ben…”

“…bilmiyorum.”

“Nasıl bildim?”

Kaan uzaktan onları izliyordu.

İçinde tarif edemediği bir huzur hissediyordu.

Sanki Ela’nın yanında olmak çok doğal geliyordu.

Gece…

Herkes uyumuştu.

Sadece Kaan dışarıdaydı.

Ay ışığının altında tek başına gölü izliyordu.

Arkasından küçük adımlar duyuldu.

Ela gelmişti.

“Uyuyamadın mı?”

Kaan gülümsedi.

“Sen de.”

Ela yanına oturdu.

Bir süre sessiz kaldılar.

Sonra Ela usulca konuştu.

“Bir şey sorabilir miyim?”

“Tabii.”

“Küçükken ağaca tırmanırken kolunu kırmış mıydın?”

Kaan’ın yüzündeki ifade dondu.

“…Nereden biliyorsun?”

Ela irkildi.

“Ben…”

“Bilmiyorum.”

“Bir anda aklıma geldi.”

Kaan’ın sesi neredeyse fısıltıya dönüştü.

“Bunu…”

“…hayatta sadece annem biliyordu.”

Ela’nın kalbi hızlandı.

Başını tuttu.

Yine görüntüler…

Küçük bir çocuk…

Kahkahalar…

Bir baba…

Omzunda küçük bir kız taşıyordu.

Adam gülerek konuşuyordu.

“Sıkı tutun bakalım!”

Ela istemsizce gülümsedi.

Sonra görüntü kayboldu.

“Başım…”

“Çok ağrıyor.”

Kaan hemen yanına eğildi.

“İyi misin?”

Ela gözlerini açtı.

Bir an için Kaan’a öyle sıcak baktı ki…

Sanki onu yıllardır tanıyordu.

Dudaklarından tek kelime döküldü.

“…B…”

Ela aniden sustu.

“Ne oldu?”

“Hiç.”

“Yanlış duydun.”

Kaan’ın içindeki şüphe büyüyordu.

Ertesi sabah…

Yaşlı adam herkesi eğitim alanına topladı.

“Bugün Ay Birliği’nin ikinci aşamasını deneyeceğiz.”

Mira ile Kaan el ele verdi.

Taşlar parlamaya başladı.

Bu kez mavi ışığın arasına altın bir parıltı karıştı.

Herkes şaşkınlıkla Ela’ya baktı.

Ela’nın boynundaki Altın Ruh Taşı da parlıyordu.

“Bu normal değil.” dedi Kadim Alfa.

Tam o anda üç taşın ışıkları birleşti.

Ve havada tek bir görüntü belirdi.

Karlar altında bir şehir…

Yıkılmış binalar…

Gökyüzünü kaplayan siyah kurtlar…

Ve yerde diz çökmüş genç bir kız…

Yüzü seçilmiyordu.

Ama ağlayarak haykırıyordu.

“Anne!”

“Baba!”

“Lütfen beni yalnız bırakmayın!”

Görüntü bir anda kayboldu.

Ela çığlık atarak dizlerinin üzerine çöktü.

Gözlerinden yaşlar boşalıyordu.

“Hayır!”

“Bu rüyayı yine gördüm!”

Mira koşup ona sarıldı.

“Ela, sakin ol.”

Ela titreyerek Mira’ya sarıldı.

İçinden gelen sese engel olamadı.

Çok kısık bir sesle fısıldadı:

“…Anne…”

Mira bunu tam duyacakken…

Gökyüzünde büyük bir gök gürültüsü yankılandı.

Söz yarım kaldı.

Ela irkilerek geri çekildi.

“Ben…”

“Ben ne dedim?”

Mira şaşkınlıkla ona baktı.

“Bir şey söyleyecektin…”

Ela gözyaşlarını sildi.

“Hatırlamıyorum.”

Ama uzakta, ormanın en yüksek tepesinde onları izleyen Baran her şeyi duymuştu.

Dudaklarında acı bir gülümseme belirdi.

“Demek gerçekten sensin…”

“Zamanın kızı…”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.