İçeriğe geç

İtalyan kurt

Bölüm 27 · 2 dk okuma

İtalyan kurt

Bölüm 27

27. Bölüm: Gelecekten gelen kız

Gelecekten Gelen Kız

Mağaranın içindeki altın ışık yavaş yavaş sönmeye başladı.

Ela korkuyla etrafına baktı.

“…Neden bana öyle bakıyorsunuz?”

Kadim Alfa ayağa kalktı.

Gözlerini bir an olsun Ela’nın boynundaki taştan ayırmıyordu.

“Bu taşı nereden buldun?”

Ela zinciri avucunun içine aldı.

“Bilmiyorum.”

“Çocukluğumdan beri boynumda.”

“Kim verdiğini de hatırlamıyorum.”

Mira yavaşça yanına yaklaştı.

“Anne baban nerede?”

Ela’nın gözleri doldu.

“Hatırlamıyorum…”

“Küçüktüm.”

“Sadece sürekli kaçtığımızı hatırlıyorum.”

Kaan’ın içinde garip bir his oluştu.

Ela’nın sesi…

Gülüşü…

Gözlerinin kenarındaki küçük gamze…

Nedense ona çok tanıdık geliyordu.

“Kaç yaşındasın?”

“On altı.”

Mira hafifçe gülümsedi.

“Ben senin yaşındayken…”

Sözünü tamamlayamadı.

Ela da aynı anda gülümsedi.

İkisinin de sol yanağında aynı gamze belirdi.

Duru şaşkınlıkla Aras’a döndü.

“Fark ettin mi?”

Aras başını salladı.

“Evet…”

“İkisi birbirine benziyor.”

Kaan bunu ilk başta önemsemedi.

Ta ki Ela saçını kulağının arkasına atana kadar.

Sağ kulağının arkasında küçük, ay şeklinde bir doğum lekesi vardı.

Kaan’ın nefesi kesildi.

Mira’nın da aynı yerde aynı doğum lekesi vardı.

Mira istemsizce kulağına dokundu.

Sonra Ela’nın lekesine baktı.

“…Bu mümkün değil.”

Tam o sırada üç ruh taşı aynı anda parladı.

Mavi Ay Taşı…

Akuamarin…

Ve Altın Ruh Taşı…

Mağaranın ortasında dönen ışıklar birleşerek bir görüntü oluşturdu.

Sislerin arasından yaşlı bir kadın belirdi.

Yüzü seçilmiyordu.

Sadece sesi duyuluyordu.

“Zaman kırıldı…”

“Geçmiş ile gelecek birbirine dokundu.”

Herkes nefesini tutmuştu.

Kadın konuşmaya devam etti.

“Koruyucu Alfa…”

“Kendi zamanına ait değildir.”

Ela başını iki elinin arasına aldı.

Bir anda gözlerinin önüne parçalanmış görüntüler gelmeye başladı.

Kaan…

Kanlar içinde yerde yatıyordu.

Mira ağlıyordu.

Gökyüzü kıpkırmızıydı.

Ve küçük bir kız…

“Koş Ela!”

“Arkana bakma!”

Ela çığlık atarak dizlerinin üzerine çöktü.

“Hayır!”

“Bu görüntüler…”

“…benim değil!”

Mira hemen yanına çöktü.

“Ela, bana bak.”

“Nefes al.”

Ela titreyerek Mira’nın ellerini tuttu.

O anda ikisinin avuç içindeki aynı kurt sembolü mavi renkte parladı.

Mira şaşkınlıkla elini çekti.

“Bu…”

Ela da kendi avucuna baktı.

“Aynı…”

Kadim Alfa’nın sesi mağarada yankılandı.

“Artık saklamanın zamanı geçti.”

Kaan öne çıktı.

“Neyi saklıyorsun?”

Kadim Alfa derin bir nefes aldı.

Altın gözleri önce Mira’ya, sonra Kaan’a çevrildi.

Ve yavaşça konuştu.

“Bu kız…”

“…siz doğmadan önce yazılmış bir kaderin parçası.”

Ela’nın gözlerinden yaşlar akıyordu.

“Ben kimim?”

Kadim Alfa gözlerini kapattı.

“Sen…”

“…henüz doğmadın.”

Mağaranın içindeki herkes donup kaldı.

Duru’nun ağzı açık kalmıştı.

Aras tek kelime edemiyordu.

Kerem şaşkınlıkla geri çekildi.

Mira’nın kalbi hızla çarpmaya başladı.

“Ne dedin?”

Kadim Alfa bu kez doğrudan Kaan ile Mira’nın gözlerinin içine baktı.

“Ela…”

“…gelecekten geldi.”

Sessizlik…

Sadece şelalenin sesi duyuluyordu.

Kadim Alfa son cümlesini fısıldadı.

“Ve eğer onu geldiği zamana geri gönderemezseniz…”

“…gelecekte birbirinizi hiç tanımamış olacaksınız.”

Mira’nın parmakları istemsizce Kaan’ın elini aradı.

Kaan elini sımsıkı tuttu.

İkisinin de aklında aynı soru vardı.

Kader onları bir araya getirmişti… ama şimdi kader, onları birbirinden ayırmakla mı tehdit ediyordu?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.