İçeriğe geç

İtalyan kurt

Bölüm 24 · 2 dk okuma

İtalyan kurt

Bölüm 24

24. Bölüm: kalbinin yolunu izle

BÖLÜM 24

Kalbinin Yolunu İzle

Her yer karanlıktı.

Ne gökyüzü vardı…

Ne ağaçlar…

Ne de mağara…

Sadece sonsuzmuş gibi görünen siyahlık.

Mira nefesini kontrol etmeye çalıştı.

“Kaan?”

Sessizlik…

Sonra uzaktan tanıdığı ses geldi.

“Gamzelim…”

Mira’nın gözleri doldu.

“Kaan!”

“Seni göremiyorum.”

“Ben de.”

“Ama seni hissedebiliyorum.”

Kadim Alfa’nın sesi yeniden yankılandı.

“Gözleriniz size yalan söyleyebilir…”

”…ama kalbiniz asla.”

Mira gözlerini kapattı.

“Kalbim…”

“Ne demek istedi?”

Derin bir nefes aldı.

Kaan’ın elini tuttuğu anları düşündü.

Ay ışığındaki gölü…

İlk öpücüklerini…

Hastanede elini bırakmayışını…

Tam o anda…

Boynundaki Mavi Ay Taşı ısınmaya başladı.

İnce gümüş bir çizgi karanlığın içinde belirdi.

Sanki onu bir yere çağırıyordu.

Mira yavaşça yürümeye başladı.

Her adımında çizgi biraz daha belirginleşiyordu.

Aynı anda…

Kaan da karanlığın diğer tarafındaydı.

Elini uzattı.

Hiçbir şeye dokunamıyordu.

İçinden tek bir cümle geçti.

“Mira korkuyordur.”

Tam o anda Akuamarin parladı.

Kaan gülümsedi.

“Demek sen de yolu buldun.”

O da ışığı takip etmeye başladı.

Dakikalar sonra…

İki ışık birbirine yaklaşmaya başladı.

Mira nefesini tuttu.

“Kaan?”

“Gamzelim…”

Bu kez ses çok yakındı.

Mira koşmaya başladı.

“Kaan!”

Karanlığın içinde bir siluet belirdi.

O da koşuyordu.

Birkaç saniye sonra…

İkisi birbirine çarptı.

Mira hiç düşünmeden Kaan’a sarıldı.

Kollarını sımsıkı boynuna doladı.

“Seni buldum…”

Kaan da gözlerini kapattı.

“Ben sana demiştim.”

“Bulurum.”

Uzun süre birbirlerinden ayrılmadılar.

O anda etraflarındaki karanlık çatlamaya başladı.

İnce ışık çizgileri gökyüzüne doğru yükseldi.

Kadim Alfa’nın sesi duyuldu.

“İlk sınav tamamlandı.”

Bir anda mağaraya geri döndüler.

Aras rahat bir nefes verdi.

“Sonunda!”

Duru koşarak Mira’ya sarıldı.

“Bir daha böyle kaybolma.”

Kerem gülümsedi.

“Biz daha beş dakika bekledik.”

Aylin kaşlarını çattı.

“Beş dakika mı?”

Yaşlı adam başını salladı.

“Sizce beş dakika geçti.”

Sonra Mira ile Kaan’a baktı.

“Onlar içeride…”

“…üç gün geçirdi.”

“Ne?”

Herkes aynı anda şaşkınlıkla bağırdı.

Mira donup kaldı.

“Üç gün mü?”

Kaan ellerine baktı.

“Biz…”

“…sadece birkaç dakika sandık.”

Kadim Alfa ağır adımlarla yanlarına geldi.

Altın gözleri bu kez yumuşaktı.

“Zaman…”

”…gerçek sevginin olduğu yerde farklı akar.”

Tam o sırada Mira’nın yüzüğü parladı.

Kaan’ınki de aynı anda cevap verdi.

İki yüzükten yükselen ince ışık, havada bir sembol oluşturdu.

Kadim Alfa ilk kez şaşırmış görünüyordu.

“Bu…”

Yaşlı adam fısıldadı.

“Olmaz…”

“Ne oldu?” diye sordu Aras.

Yaşlı adam, sesi titreyerek cevap verdi.

“Yüzükler birbirini mühürledi.”

“Artık onları ayırmak mümkün değil.”

Mira yüzüğünü çıkarmaya çalıştı.

Çıkmıyordu.

Kaan da denedi.

Onunki de çıkmadı.

Duru gülmeye başladı.

“Eee…”

“Geçmiş olsun.”

Aras sırıttı.

“Resmen kader sizi nişanladı.”

Mira utancından yüzünü elleriyle kapattı.

“Kaan…”

“Çok utanıyorum.”

Kaan hafifçe eğildi.

Sadece onun duyabileceği kadar alçak sesle konuştu.

“Ben utanmıyorum.”

Mira başını kaldırdı.

“Neden?”

Kaan gözlerinin içine baktı.

“Çünkü bir gün gerçekten sana o yüzüğü kendi isteğimle de takmak istiyorum.”

Mira’nın kalbi duracak gibi oldu.

Tam cevap verecekken…

GÜÜÜÜM!

Bütün mağara şiddetle sarsıldı.

Şelalenin suyu bir anda ters yönde akmaya başladı.

Kadim Alfa başını gökyüzüne kaldırdı.

Yüzündeki huzur tamamen kaybolmuştu.

“Hayır…”

“Bunu yapamaz…”

Kaan hemen öne çıktı.

“Kim?”

Kadim Alfa’nın sesi ilk kez korku doluydu.

“Baran…”

”…Kan Taşı’nı bulmuş.”

Ve mağaranın girişinden, kırmızı ışık saçan dev bir gölge yavaşça içeri girmeye başladı…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.